Abuzer Bali Han

Abuzer Bali Han

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İngiliz ajanı Lawrens’in Osmanlılara vurduğu tarihi tokat!..

A+A-

(Thomas Edward Lawrence)

(16 Ağuatos 1888-19 Mayıs 1935)

 

Dünya’nın en büyük ve başarılı ajanlarından biri olan İngiliz asıllı Lawrence (Lawrens) 1960’li yıllarda yaptıklarıyla dikkatimi çeken biriydi. O’nunla ilgili anıları okurken yine „İngiliz Kemal“ diye bir Türk ajanının da maceraları o dönemde dikkatimi çekmişlerdi! Bu konuya yıllar sonra biraz da okuyucuların dikkatini çekmek istedim! Kürtlerin içinde ne kadar karşı tarafa çalışan varsa zamanla tarih onları da açıklayacaktır! Şimdi ne dersek boşuna! Günümüzde de bahsedilen bazı siyasi kişi ve olaylar tam belli olmasa da bu tarihi olaylar kadar ilgi çekici ve oldukça da karışıktır!..

Şu bilinmelidir ki tarihte bir ordunun başkomutanı esir düştüyse, o ordunun savaşı kazanması hiç görülmemiştir! Belki tarihte Kürtler bu algıyı da değiştireceklerdir. Bunca milletler boyundurukları kırarak özgürlüklerine kavuşmuşlar! Dünyanın kadim coğrafyasında, kadim bir halk neden özgür olamamışlar?!. Bunu önüzdeki yıllarda yine Kürtlerin kendi kararlarıyla  buna yanıt cereceklerdir!.. Ayrıca dünya tarihinde başkomutanları esir düşen orduların savaşı yitirdikleri de çok iyi bilinen bir konu! Zira komutan demek her an ölümle burun buruna olan, korkusuz kişidir. Bazan da günümüzde görüldüğü gibi istisnalar kaydeyi de bozar!.. Esir düşen komutan hem kendi halkını, hem de egemen olan, esir düşen halkı kurtaran kahraman olarak karşımıza da çıkabilir!..

Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri demek, Amerika’nın yerlileri olan Kızıderililer değildir! Amerikalı demek İniltere’den göç eden İngiliz, Portekiz, İrlandalı, Fransız, İspanyol veya Alman’dır!.. Diğer adlarını saymadığım milletlerden de oluşan Amekika vatandaşlarının tümüne birden Amerikalı adı verilir!.. Anadolu’da da mı öyle olacaktı? Yok öyle olmadı! Anadolulu insanlar „Türkiye Cumhuriyeti adıyla hepisi „Türk“ sayıldılar! Hepisi „Türk“ olunca  diğer milletlerden olan insanlar da yok yükmünde oldular! Kısa bir deyişle Türkiyelilerin ya da Anadoluluların hepisini birden „Türk“ yapıverdiler!  Yıllardır bu bir kör döğüşüdür, sürüp gidiyor!..

Dünya’da binlerce ajan varken neden „İngiliz Lawrence“ unutulmayan bir ad olarak hep belleklerde kaldı? Lawrence, İngiltere‘nin Kuzey Galler Bölgesi‘nde dünyaya gelmiş. Gençliğinde Oxford Üniversitesi mezunu bir arkeolog olarak hayata atılır... Sonra ilk çalışma alanı olarak da Arabistan’ı seçmesi tesadüfi olabilir mi? Yoksa İngiliz istihbaratı O’nu özel olarak yetiştirip Arabistana mı gönderdiler?!.  Bu konuda benim bildiğim kadarıyla fazla bilgi yok!.. Bilinen Osmanlıların sömürgesi olan Arabistan’da İngilizlerle Osmanlılar karşı karşıya gelerek savaşmışlar! Bu savaşın galibi olarak sadece Lawrence’yi kahramanlaştıran bir tarih galiba tek taraflı yazılmış!..

Bir zamanlar dünyada İngilizlerden bahsedilirken:“ Britanya İmparatorluğu o kadar çok kıtaya ve bölgeye yayılmıştı ki, bir yandan Asya, Afrika, Amerika, Avustralya’ya kadar genişlemişti! Britanya İmparatorluğu‘nun (İngiliz) bir bölgesinde güneş doğarken, diğer bir sömürgesinde ise güneş batıp, gece oluyordu!.. Hani Osmanlılar da onlardan aşağı değildi! Bir zamanlar dünyayı titreten, üç kıtada at oynatan Osmanlı İmparatorluğunun  askerlerini 1916-1918 yılları arasında Arabistan Çölleri’nde çökerten, sağ kalanların da kendilerini perişan bir şekilde zorla Anadolu’ya attıkları bir ordu akla gelir!.. Mustafa Kemal Paşa, I. Dünya Savaşı'nda Suriye-Filistin Cephesi'nde görev alan bir genç Osmanlı subayıydı! Ekim 1917'de adı geçen bölgede subay iken istifa etmiş, Eylül 1918'de de tekrar ayni göreve atanmış biriydi! Kendisine yönelik, Filistin cephesinde iken kaçtığı veya tek bir kurşun bile atmadan bölgeyi terk ettiği iddialarını ise tarihsel olarak değerlendirilmekte ve eleştirilmektedir. Bu konu yazımızın dışında olduğu için üzerinde fazla durmak istemiyorum!..

Lawrence (Lawrens), Osmanlı İmparatorluğu‘na karşı yürütülen Arap isyanında Arapların içinde, onlardan biri, ya da Araplara önderlik rolünü üstleyen adsız bir kahraman olarak adı tarihe geçti! .. O’nun da arkasında kocaman güneş batmayan Britanya İmparatorluğu ise sesizden işini bitiri vermişti!..

Lawrence, arkelog olmasına rağmen O, İngiliz irtibat subayı olarak görevini Arabistan’da yaptı. Arapça’yı, Arap örf ve adatlerini iyi bilen, kendini onlara sevdiren, sempatik yapısıyla Arap giysileri içinde sanki bir Arap olarak Arabistan’da dünyaya gelmiş ve büyümüş gibiydi!.. O zamanlar tüm Arabistan, Yemen, Uman, bir zamanlar Mısır, Libya, Fas, Tunus, Cezayir, Kürdistan hep Osmanlıların egemenliği altındaydı!..

Lawrence, Arabistan çöllerinde Osmanlıya vurduğu tokatla yukarda adları verilen ülkelerden de zamanla çekilmek zorunda kalmışlar!.. Ellerinde kala kala bir tek Kürdistan kalmıştı! Arabistan’ı yerli halkı değil, her diyarı yakıp yıkan, onları Osmanlıdan kurtaran  Lawrence, Arabistan’da sanki yaratılan yerli bir kahraman olmuştu! Bir çok Arap O’nu İngiliz olarak da tanımıyorlardı! Arabistan’ı ayaklandıran yerli bir Arap kahraman değil de, İngiliz asıllı Lawrence onları ayaklandıran bir kahramandı!..  Bu nedenle tarihte kendisine "Arabistanlı Lawrenc" diye de bahsedilir! Esas O’nunn adı ise „Thomas Edward Lawrence“‘dir…

Her ajan olan, her zaman kötü şeyler yapmaz! Yüzyıllarca Osmanlı’nın sömürgesi Arabistan ve halkını sömürgecilikten kurtarmak elbette iyi bir başlangıçtı!  Bugün ise adı Arap olan bir düzüne devletçikler var! Çoğu da yarı bağımsız gibi onun, bunun boyunduruğu altındalar! Kürtlerin içinde günümüzdeki egemen devletlere hizmet eden Kürtlerin varlığına ve bağımsızlığına karşı koyan Kürtlerin sıtatüsü biraz da Lawrence benze miyor mu? Aradaki fark Lawrence boyunduruk altındaki bir halkı özgürkeştirerek geri ülkesine döndü! Kürdistanda da egemen devletlerin lehine, Kürtleri peşine takan sözde Kürt olanlar da sonsuza kadar Kürt adını da kaldırmak süretiyle bir göreve soyunmamışlar mı! Dünyada artık yeni peygamberliğe soyunanlar gaflet uykusundan uyana bilirler mi? Onu da zaman gösterecektir!..

 Lawrence’in „Birinci Dünya Savaşı“ sırasında Arap Yarımadası'nda bu kadar etkili olmasının temel dayanağı, sadece askeri başarılarında kaynaklandığı değil, Arap gelenek ve göreneklerine, kültürel yapıya, diplomatik, taktiksel becerilerinin tümünün birleştirilerek pratikte en iyi şekilde uygulamasından kaynaklanır!.. Kürdistan’da ise Kürdistan’ı kurtarmak istiyenlerin bazıları daha doğru, dürüst ne Kürtçe konuşmasını, ne de yazmasını öğrenememişler! Egemen devletinin kültür ve diliyle Kürtleri ve Kürdistan’ı kurtarmak da eninde sonunda, sonsuzluğa kadar Kürtleri egemen güçlere köle yapmaktan öteye gitmiyecek!.. 

Halbuki Lawrence bir arkelog’tu. O, Arap örf ve adatlerini daha önceleri ayni bölgede yaptığı arkeolojik kazılar döneminde Araplarla kaynaşarak, onların dilini, örf ve adetlerini yakında görerek, onlarla iyi anlaşan, kaynaşmasını bilen biriydi. Arap dilini, insan ilişkilerini, aşiret yapısını, aşiretlerin birbiriyle olan ilişkilerini yakından tanıyan biriydi! Bu uyumu gösterirken onlar gibi konuşarak, onlar gibi davranarak, bazan da O’nu Araplardan ayırmak oldukça güçtü! En büyük özelliklerinden biri de bir Arap gibi konuşmasını bilen biri olarak kabile liderleriyle de iyi ilişkiler kurarak, onlarla kaynaşması ve o dönemde önemli Arapların güvenini kazanarak onlarla dost olması O’nun başarılarında büyük bir rol oynar!..  Mekke Şerifi  Hüseyin bin Ali'nin oğlu Emir Faysal komutasındaki  birliklerle Osmanlı Ordusu'na karşı vur-kaç taktikleriyle gerilla mücadelesini başarı ile sürdürür! Medine'deki Osmanlı Muhafız Birlikleri'ni şehirden çıkarmamaları konusunda Arapları ikna eder. Böylece şehre malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptıkları saldırılarla demir yoluna büyük zararlar verirler. Osmanlı askerleri demiryolunu tamir etmek zorunda bırakarak, vurucu olan Osmanlı gücünü de saldırılarla ortadan kaldırırlar!..

Osmanlı ordusu, uzun süren savaş yıllarında o dönemde savaşma gücünü yad ellerde kaybetmiş, askerin yıllarca vatanlarından uzakta oluşu, onların sıla özlemi artırmış! Osmanlı askeri ile Arapların çölde vur-kaç taktiği de Gerilla Savaşı Taktikleriyle Osmanlı ordusunun dağılmasına neden olmuştu!.. 

Çölde ulaşım Osmanlı'nın sadece "Hicaz Demiryolu" gibi lojistik hatları da sabote edilerek devre dışı bırakılınca, bu Osmanlı birliklerini oldukça yıpratmış!  Ordu savaşmaktan çok, canlarını nasıl kurtaracakları derdindeydi! Lawrence’i başarılı kılan diğer bir etken de İngiliz İmparatorluğu'nun lojistik ve finansal desteğinin Arap isyancılarına ulaştıran deniz yoluyla ana kanal etken olur!.. Savaşı Arapların lehine çeviren diğer en büyük etkenlerden birisi de 1917 yılunda Akabe limanını ele geçirerek, Arapların denize açılmasının yolu sağlanmasıydı…

Böylece Araplar, şehre malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptıkları saldırılara ağırlık verirler. Şehri savunmakla meşgul olan Osmanlı askerlerinin bir kısmını da diğer yandan tahrip edilen demiryolunu tamir etmek zorunda bırakılır! Bu oyalama taktiğiyle Lawrence ve mahiyetindeki Arap gücü, Akabe ve Şam'ın işgalinde başarılı ve önemli rol oynarlar...

Arabistan Fatihi olarak ünlenen Lawrence, yıkılmaz sanılan Osmanlı ordusunu darmadağınık eder! Lawrence görevini başarı ile bitirdikten sonra memleketi olan İngiltere’ye geri döner. Lawrenc’in askeri dehası, günümüzde başka kişiler tarafından başka ülkelerde de denenmek istenirse de başarı şansı oldukça azdır!.. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen ayni yöntemlerle bu tür liderlerin başarılı olup, olmaması, o halkın bilinç düzeyi ile de ilgilidir!.. Kürt halkını yılların boyunduruğuyla geri bıraktıranlar, Kürtlerden devşirme aldıkları  Kürtlerin peşine devlet güç ve olanaklarıyla Kürtleri takmak çağdışı kalan bir yöntemdir!.. Kürd’ü Kürd’e düşman yapmak, Kürtleri Mahabad Kürd Cumhuriyeti’nden bugüne kadar temsil eden Kürd Bayrağı’na düşmanca saldırmayı ancak sömürgeci devletler becerebilir! Kürd’üm diye Kürdleri kurtarmaya soyunanların bu çirkin maskesi artık Kürtler tarafından mutlaka düşürmeli! Aksi taktirde Kürtlerin bu maskeyi düşürmede geç kalmaları halinde belki de sonlarını getirir!..

Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’da verilen anti emperyalist savaş, tüm Anadolu Halkı’nın sırt sırta, omuz omuza vererek onbinlerce şehidin kanıyla zafere ulaşmıştı!  Bu savaşta halklara vadedilen insani hakların hiç birisi savaştan sonra verilmedi!  Kimisinin anadili yüzyıl geçmesine rağmen halen yasaklı ise, kimisi serpuş ve şalvarından dolayı büyük cezalara çarptırılıp asıldıysa, kimi hocalara da inancından dolayı idam cezası verildiyse, o insanların çocukları da günümüzde bu haksızlıklara karşı koyup halen direnmekteler!.. Hani bir söz vardır, denilir ki:“ Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste!..“ 

Son Türkiye‘nin yarım yüzyıllık iç savaşında Lawrenc’i aratmayacak taktik ve yöntemlerle Kürt Halkı’nın özgürlük mücadelesine bir kez daha egemen güçlerce zincir vuruldu! Onbinlerce Türk ve Kürt halkının savaşan gençleri yok edildiler! Bu kör döğüşte kimin kimi vurduğu bile belli olmadan, büyük bir iç tahribat yaşandı! Elbette tarih bir gün bunda rol alan Lavrencleri hikayeleriyle birlikte netleştirecektir!.. 

Lawrence, İngiltere’de adını „John Hume Ross“ olarak değiştirerek birkaç işte çalışır. İngiliz Hava Kuvvetlerinde bir süre çalışırken „Casus“ olduğu anlaşılınca işi bırakmak zorunda kalır! Sonra „Thomas Edward Shaw“ adıyla yine askeri bir sahada çalışır. Bu dönemde ayni zamanda yazarlık hayatına da başlar! İlk kitabını „Seven Pillars of Wisdom“ adıyla „Bilgeliğin Yedi Sütunu”nu yayınlanır.  Sonra bu kitabını „Çölde İsyan“ ve „Darphane“ adlı kitaplarını piyasaya çıkar. Önemsediği haberleşme mektuplarını da „Mektuplar“ adıyla basarak geride bırakır!..

26 Şubat 1935 tarihinde İngiliz ordusundan emekli olan Lawrenc, 19 Mayıs 1935 tarihinde Dorsetshire'de bir motosiklet kazası veya o kaza süsünü verenler tarfından daha 46 yaşında iken ölür!..

      11 Mart 2026

   Abuzer Bali Han

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.