Yeni Hainler Listesine Hazır Olalım! Azerbaycan’da Türban Yasağı!
Ülkemizin kolonyalistlerinin dostluk ve kardeşlikten anladıkları hukuk ve ahlaki sınırları her zaman zorlamıştır. Tek taraflı menfaat hesabı yapmaktan başka düşünüş sistemleri ve tutumları yoktur.
Diplomatik ilişkilerde dahi zorunlu kalmadıkça farklı siyasetleri olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır. Zorunda kalınca, yine düşmanlarının aleyhine olmak kaydıyla, her türlü ödemeyi yapmaya hazırlar. Fırsatını bulunca bir saniye önceki siyasetlerinden ve ilişkilerinden vaz geçip eski davranışlarına dönerler. Utanma ve hesap verme eğilimi ise hiçbir zaman gündemlerinde olmaz.
Biat eden ve köle olanla dostluk gösterileri törenseldir. Kardeşlik sadece hizmete hazır olma ve bunda kusursuz olmaya bağlıdır. Kolonyalistlerin kontrolündeki parti ve kurumların da farklı olmadığı rahatlıkla görülebilir.
Din kardeşliği başta Kurdler olmak üzere bölgenin mazlum halklarına karşı tuzaklarla doludur. Yalan ve riyakarlığın üst boyutudur. Aynı kökten gelme iddiaları ve onun temelinde oluşturulduğu sanılan dostluklar anlamsızdır ve sadece söylemde işe yaradığı sürece vardır. Türk kardeş devletleri öyle anlamakta yarar vardır.
Yeni kurulan dünya düzeninde bu anlayış iflasını verecektir. Azeriler için kullanılan “bir millet iki devlet” anlayışı yakında tarihin çöplüğü içinde yerini alacak.[1] Azerilerin hain ve düşman olarak nitelendirilmesi kimseyi şaşırtmasın.
Türkiye’nin son yıllarda bölgede eski Osmanlı arayışı içinde olduğu biliniyor. İran’ın sürdürdüğü yayılma politikasının benzeri yürütülüyor.[2] Bunu gelişmiş ülkeler bildiği gibi bölgenin devletleri ve halkları da farkında. Herkes tedbirini alıyor ve kendi çıkarına göre safını belirliyor.
Azerbaycan etrafını saran güçlerin baskısı altındadır. İsrail ve diğer batılı ülkelerle ticaretini güvenceye almak zorunda. Uzun yıllar Türkiye ile iyi ilişkiler içinde oldu.
Bundan umduğu yararı bulamadığı düşüncesinde olmalı. İnanç yapıları ve yaşam şekilleri de farklılık gösteriyor. Türkiye’nin sürdürdüğü politika Azerbaycan’da rahatsızlık yaratmış gibi görülüyor. Sunilik eksenli siyaset onların kabullenebileceği bir şey değil. Bu yetmezmiş gibi dış siyasetlerini Türkiye’nin belirlemeye çalışması kendilerini yeterince sıkıntıya sokmuş durumda. Ermenistan ile savaş tehlikeleri epeyi azalmış durumda. Türkiye’ye askeri ihtiyaçları da kalmamış durumda.
Azerbaycan’da türban yasaklanacak. Bana göre türban dini bir sembol değildir ama dini bir meta olarak kullananlar bundan siyasi kazanç elde ettiler ve hala bunu siyasi menfaate dönüştürmede kararlı görülüyorlar. Aslında Türk Egemenlik Sisteminin türban diye bir derdi yoktur ama kullanışlı olduğu için önemseniyor.
Azerbaycan’a türban üzerinde tepkiler yoğunlaştırılıyor. Saflaşmada farklılık olmasaydı görmezden gelinecekti ve gündeme sokulmayacaktı. Siyasi kavga için içerde oyalanılacak bir gerekçe topluma sunuluyor.
Bu tepki Kurdler tarafından verilir ve yoğunlaştırılır ise istenen elde edilecek. Batı illerinde kayda değer protestolar olmadığı halde Kurdistan’da bunun olması düşündürücüdür. Bir İbrani Kurdlere yönelik konuşurken aynen şunu demişti. “Siz Kurdleri anlamakta zorluk çekiyorum. Düşmanınızın yerine düşmanınızın düşmanına düşmanlık yapıyorsunuz.”
Bizim düşmana değil dosta ihtiyacımız var. Bırakalım Azeriler kendi kararlarını kendileri versinler. Biz enerjimizi boşa harcamazsak Türkler sesini bile çıkarmayacak.
Düzen değişecek. Biz azami ölçüde yararlanmaya çalışmalıyız.
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi
20.10.2026

