Yüksel Avşar

Yüksel Avşar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

MERI Hewlêr Forumu: Kürtlerin Kazanımları Diplomasiye Kurban Edilemez

A+A-

Yüksel Avşar
MERI Hewlêr Forumu’nu yalnızca kimlerin katıldığı, kimlerin hangi diplomatik mesajları verdiği üzerinden değerlendiremeyiz. Asıl sorulması gereken şudur: Kürtlerin ulusal hakları, siyasi iradesi ve kendi kaderini tayin hakkı bu görüşmelerin neresinde duruyor?
Hewlêr’de önemli isimler bir araya geldi. Ancak Kürt halkının geleceğini belirleyecek meseleler, birkaç diplomatik görüşme ve iyi niyetli açıklamayla geçiştirilemez. Kürtlerin dört parçasındaki farklı siyasi iradelerin temsil edilmediği, ulusal taleplerin açıkça tartışılmadığı bir forumun eksik kalacağı açıktır.
Beni en çok kaygılandıran meselelerden biri, Rojava’daki Kürt kazanımlarının geleceğidir. Yıllarca ağır bedeller ödeyen, IŞİD barbarlığına karşı mücadele eden Kürtlerin kazanımları, Ahmed el-Şara (Colani) gibi geçmişi ve siyasi yaklaşımı ciddi kaygılar yaratan bir ismin yönetimiyle yapılacak görüşmelerde pazarlık konusu hâline getirilmemelidir. Kürtlerin özgürlüğü, güvenliği ve siyasi statüsü, diplomatik yakınlaşmalar uğruna feda edilemez. Görüşme yapmak başka, halkın geleceğini güvence altına almak başkadır.
Süleymaniye’de yürütülen görüşmeler, Güney Kürdistan’da hâlâ çözülemeyen hükümet kurma sorunu ve Sayın Mesut Barzani’nin Kürtlerin geleceğine ilişkin ortaya koyduğu siyasi duruş da birbirinden kopuk değerlendirilemez. Kürt liderlerinin kendi aralarındaki sorunları aşamadığı, ortak bir ulusal irade oluşturamadığı bir ortamda, dış güçlerle yürütülen diplomasi ne kadar sonuç verebilir? Kürt halkının beklentisi, sonuçsuz görüşmeler ve kapalı kapılar ardında yürütülen temaslar değil; haklarını koruyan, geleceğini güvence altına alan somut adımlardır.
Kürtlerin meselesi yalnızca güvenlik, ekonomik çıkarlar veya komşu devletlerle iyi ilişkiler kurmak değildir. Mesele; kimlik, dil, özgürlük, siyasi statü ve kendi geleceği hakkında karar verebilme hakkıdır. Bu hakları görmezden gelerek yürütülen hiçbir süreç, Kürt sorununun gerçek anlamda çözümü olamaz.
Orta Doğu’nun kanlı tarihine baktığımızda, Kürtler kadar ağır bedeller ödeyen, buna rağmen siyasi statüsü hâlâ tartışma konusu olan halkların sayısı azdır. Milyonlarca Kürt, dört ayrı devletin sınırları içinde kimliğini ve varlığını korumaya çalışıyor. Peki, çoğunluğu Müslüman 54 ülkenin bulunduğu bir coğrafyada Kürtler Tanrı’nın yetim kulları mı? Neden kendi kaderini tayin etme hakkı söz konusu olduğunda Kürtlerin talepleri sürekli erteleniyor, küçümseniyor ya da başkalarının siyasi hesaplarına göre şekillendiriliyor?
Bu soruyu sormak kimseye düşmanlık değildir. Bu, halkının geleceği için kaygı duyan bir insanın vicdani itirazıdır.
Sayın Neçîrvan Barzanî’den, Sayın Mesut Barzani’den, Mazlum Abdi’den ve bütün Kürt siyasi liderlerinden beklentimiz açıktır: Kişisel ve partisel hesapların ötesine geçerek ortak ulusal çıkarları savunmak. Rojava’nın kazanımlarını korumak, Güney’deki siyasi sorunları çözmek ve Kürtlerin dört parçada kendi iradeleriyle yaşayabilecekleri bir geleceğin önünü açmak.
Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı bir lütuf değil, temel bir halk hakkıdır. Bu hakkı diplomatik nezaket uğruna geri plana itmek, geçmişte ödenen ağır bedellere ve gelecek kuşakların umutlarına haksızlıktır.
Benim itirazım diyaloğa değil; Kürtlerin geleceğini belirleyen meselelerin hafife alınmasına, ulusal hakların belirsiz görüşmelerin gölgesinde bırakılmasına ve kazanımların güvencesizliğine karşıdır.
Çünkü Kürtlerin artık yalnızca kendileri hakkında konuşulan toplantılara değil, kendi geleceklerini özgürce belirleyebilecekleri bir siyasi iradeye ihtiyacı var.
Yüksel Avşar

Önceki ve Sonraki Yazılar