Irkçı Bahçeli, Öcalan, “ Umut Hakkı”…
İbrahim Güçlü
Bahçeli TBMM grup toplantısında 3 Şubat'ta partisine oldukça şiirsel ve heyecanla seslendi ve dedi ki , "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.
Bahçeli’nin bu açıklaması, açıkça, çocuk katili ve terörist dediği Öcalan ve onun takımını koruma altına alıyordu. Öcalan’ın serbest bırakılmasını talep ediyordu.
50 kişiden fazla insanın katledilmesi ve PKK’lı terörist olarak yargılanıp cezalandırılan Öcalan’ın yakın adamı Selahattin Demirtaş’ın da serbest bırakılmasını; her fırsatta övgüler dizdiği Ahmet Türk’ün ve yine “Kent uzlaşısı” nedeniyle Esenler Belediye Başkanı olan ve ceza alan Ahmet Özer’in belediye başkanları makamına dönmesini istiyordu.
Aslında Bahçeli Ekim 2024'te yine mecliste yaptığı konuşmada Öcalan için "umut hakkından" bahsetmiş, bunu Öcalan’ın PKK'nın kendini fesih ve silah bırakma kararına bağlıyordu.
Oysa aynı Bahçeli, uluslararası dayatma ve AB Mevzuatı gereği idam cezası Türkiye’den kaldırılmasına rağmen, Öcalan’ın idamı için idam cezasının tekrardan meclise getirilip kabul edilmesini sık sık tekrar eden bir parti lideri oldu.
Son gelişmelerde açığa çıktı ki, gerçekten sorun, Öcalan’ın idamını istemek değil. Öcalan’ın Devletin adamı olduğunu kavrayınca, Onu gizlemek ve Devletin Öcalan’ı Kürd milletine karşı kullanması için koruma altına almak içinmiş!!!!
Sömürgeci Devlete baş kaldıran tüm Kürt liderleri idam edildikleri halde, Öcalan’ın bundan muaf tutulması da tesadüf değildir.
Bunun, Öcalan’ın Kürd Devletinin kuruluşunu engellemek, Kürdistan Milli Hareketini ve Kürdistan Örgütlerini tasfiye etmek için bir devlet projesi olduğu içindi.
Bilindiği gibi Bahçeli’nin derdi PKK’nın Kürdistan’ın Kuzeyinde silah bırakması değildi. Çünkü ortada bir silahlı güç kalmamıştı. Asıl isteği Ortdoğu’da sınır değişikliği sonrası Kurulacak Kürdistan Devletini engellemek, Batı Kürdistan’da federasyonu engellemek için Öcalan ve devlet aparatı PKK’yı kullanmak içindi.
Öcalan, Bahçeli’den çağrısında sonra Kürd milletine ve kendi örgütüne yapılması gereken kötülüğü devletin isteği ile yerine getirdi. Kürt milletinin Türkleşmesi, millet olarak devlet dahil tüm egemenlik statü haklarının tasfiyesinin geçici de olsa sağlamakta istenilen başarılı sağlanmış ve sonuca 27 Şubat 2025 İhanet Belgesi ile varılmıştır.
Bunun karşılığında da hayat boyu cezaevinde kalması gereken Öcalan’a “Umut Hakkı”nın tanınmasıdır. Meclis’te de kurulan komisyonda ittifakla Öcalan’a “umut hakkının” tanınması benimsendi.
Umut hakkı, ömür boyu cezaevinde infaz edilecek bir hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin serbest bırakılıp bırakılmayacağının belli bir süre sonra idari veya yargısal bir makam tarafından değerlendirilmesini öngören bir haktır.
Diyarbekîr, 12 Şubat 2026

