
Kürdistan Millî İnisiyatifi: Sivas Katliamı planlı bir devlet operasyonudur
KÜRDİSTAN MİLLİ İNİSİYATİFİ’NDEN KAMUOYUNA AÇIKLAMA
Bundan tam 33 yıl önce, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Madımak Oteli’nde 33 yazar, ozan, sanatçı ve aydınımızın yakılarak katledilmesi, sıradan bir "gerici güruhun galeyanı" ya da kontrol edilemeyen bir mezhep gerilimi değildir. Sivas Katliamı; Koçgiri’den Dersim’e, Zilan’dan Maraş’a, Malatya’dan Çorum’a uzanan jenosidal hafızanın modern zamanlara taşınmış, planlı ve istihbari bir devlet operasyonudur. Bugün, katliamın 33. yıl dönümünde, Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak bu karanlık senaryonun ardındaki gerçekleri bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz.
Sivas Katliamı, belirli merkezlerde senaryolaştırılmış ve doğrudan Alevi Kürt hattını hedef alan bir devlet mühendisliğinin ürünüdür. Katliamın asıl amacı; Alevi Kürt toplumsallığını ve direncini kırarak, onları yapay bir "şeriat/laiklik" kutuplaşmasının içine çekmek ve Kemalist çizginin yörüngesinde saf tutmaya zorlamaktır. 1970'lerden bu yana Maraş ve Çorum’da uygulanan bu kirli strateji, Sivas’ta en vahşi biçimiyle sahnelenmiştir. Olay günü devletin askeri ve emniyet güçlerinin saatlerce müdahale etmeyip katliamı anbean izlemesi, sürecin bir üst akıl tarafından yönetildiğinin en net kanıtıdır. Nitekim Özel Harp Dairesi mensuplarının ve operasyonel timlerin "İlk taşı biz attık" yönündeki itirafları, Madımak’ın derin devlet, JİTEM ve istihbarat kanallarınca planlandığını somut olarak ortaya koymuştur.
Bu planlı kıyımın toplumsal algı boyutu, istihbaratla organik bağları bulunan bazı "sol" görünümlü çevreler ve yayın organları eliyle olgunlaştırılmıştır. Dönemin provokatif söylemleriyle kitlesel histeri tetiklenmiş, operasyonel bir detay olarak bazı isimlerin bu katliamdan elini kolunu sallayarak kurtulması sağlanan senaryonun bir parçası olmuştur. Bu kirli planın tamamlayıcı halkası ise yalnızca 3 gün sonra, 5 Temmuz 1993'te Erzincan’ın Başbağlar köyünde 33 sivil insanın katledilmesiyle devreye sokulmuştur.
Kızıldere’deki tezgahtan sağ kurtarılanların tarihsel arka planından, bugün Kürt halkının iradesini ve hafızasını teslim almak üzere sembolleştirilen yapılara kadar; devletin özel harp aygıtı aynı oyunu oynamaya devam etmektedir. Solcu veya aydın maskesi takmış taşeronlar, bugün hâlâ bu katliamların arkasındaki yapısal gerçekleri sorgulayanları marjinalleştirmeye çalışarak suç ortaklığını sürdürmektedir. Sivas Katliamı, Kürt ulusal hafızasına ve çok inançlı, çok kültürlü bir halkın bir arada yaşama iradesine karşı yapılmış bir iç savaş provokasyonudur. Gerçek bir yüzleşme, ancak failin adını doğru koymakla mümkündür. Fail devletin istihbarat mekanizmaları, JİTEM, Özel Harp Dairesi ve onlarla iş birliği yapan aparatlarıdır.
Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, Sivas’ta ve ardılı katliamlarda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyor, halkımızın etnik, inançsal ve tarihsel hafızasını hedef alan bu özel harp operasyonlarına karşı her alanda uyanık ve dirençli olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Tarih, bu karanlığın üzerine cesaretle gidildiğinde yeniden yazılacaktır.
KÜRDİSTAN MİLLİ İNİSİYATİFİ
2 Temmuz 2026

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.