Geçmişi Yok Sayma veya Çarpıtma Soykırıma Ortaklık
Suç örgütlerinin raconu vardır. Raconun dışına çıkanlar mafya içinde dahi itibar görmezler. Cezaevlerinde yaşayanlar bilir; Adli suçlular bile kime saygı duyacaklarını bilirler. Bilginin gücü kaba kuvvetten daha yüksektir.
Sömürgecilik insanlığın başına gelmiş en büyük beladır. Her türlü kötülüğü içinde barındırır. Yaşananlardan sadece sömürge durumuna düşenler zarar görmez. Sömürgecilerin uykusuz geçirdiği günlerin sayısı en az sömürge olanlar kadar yaygındır.
Bölgemizin emperyal devletleri sömürgeciliğin en azgın ve ahlaksız olanını devreye sokmuşlar. Geleceği bulanıklaştırmak için geçmişi yok sayma ve inkâr ana politika olmuştur.[1] İyi bilirler ki geçmişini bilmeyen veya yanlış bilen uluslar geleceği şekillendirme önceliklerinden[2] yoksun olurlar.
Devşirmeler devleti Kurd tarihini ve toplumsal şekillenmeyi görünmez kılarken veya şekil değiştirerek kendisine veya başkalarına mal etmeye çalışırken kurumsal davranıyor.[3] Bilginin hızla yayıldığı son eli yılda hayali bilgilerin tek başına kolonyalistler tarafından kabul ettirilmeye çalışılması yeterli faydayı sağlamaz olmuştur.
Kolonyalistler her zaman kendilerine hizmet eden işbirlikçiler bulmuşlardır ama kurumsal davranan hizmetkârlar bulma pek rastlanan bir şey değildir. 1970 yıllara gelince artık Ziya Gökalplerin yeterli olamayacağı görüldü de geçmişte örneği olmayan proje hazırlandı ve devreye sokuldu.
Bu projenin en önemli amaçlarından biri de Kurdlerin eliyle geçmişi saptırıp gündemden düşürmektir. Geçmiş bir ulusun mirasıdır ve gelecek o miras üzerinde şekillendirilir. Tarihsel miras tartışılabilir ama yok sayılamaz. Bunu yaparsanız ders alma olasılığını ortadan kaldırırsınız.
Kurdler tarihini iyi bilmeli. Özellikle son iki yüz yıl çok önemlidir. Bugünün sırrı burada saklıdır. Kolonyalistlerin ve yandaşlarının önermeleri üzerinde değerlendirme yapmak çözümsüzlükdür ve bizi sonsuz döngüye sokar. Gerçekler iyisi ile kötüsü ile bize aittir. Doğruların başarısız olması onların değerini ortadan kaldırmaz. Bize düşen başarısızlığı sağlayan etmenleri iyi analiz edip anlamlı yöntemleri yeni dönemde devreye sokma becerisi göstermektir.
Kurd tarihi çalışması yapanların sayısı hızla artıyor. Her çalışma birikimimizi artıyor. Celal Temel hocamız bizlere muhteşem analizler yapmamız için verileri önümüze getiren çalışmalar yapıyor. Tarihin karartılan sayfalarını yoruma açık bir seviyede gün yüzüne çıkarıyor.
Son kitabı 49LAR’IN HİKÂYESİ ÖNCESİ, DAVA SÜRECİ, SONRASI (İBV Yayınları) Kurd tarihinin yaklaşık 50 yıllık bir süreci için önemli verileri bize sunuyor. Anlatılanları hepsini, belki de kopuk kopuk, çok kişi tarafından biliniyor. Hepsinin bir arada verilmesi Kurd siyasetçilerine analiz yapma olanağı sağlıyor.
Kurd tarihi bir gurubun tarihi olarak halkımıza empoze edilmeye çalışılıyor. Bu kolonyalistlerin işine geliyor. Muhteşem mirasın üzerine oturup reddi miras yapmak Kurdlere ve Kurdistan’a zarar vermekten başka işe yaramaz. Sonuçları da açıktır. Bilginin gücü kullanılmaz ise toplum tarikatın müridi olmaktan başka çare bulamaz.
Bakuré Kurdistan’da son 40 yılda Kurd siyasetini domine edenler gerçek bilgiden yoksun ama her türlü sıkıntıya katlanan veya katlanmaya hazır insanlar yarattı. Tek tip okuyan, tek tip bilgi ile donatılan bakış açısını değiştiremez. Doğru ile yanlış karşılaştırması yapamaz.
Cezaevlerinde, evlerde, toplantılarda aynı kitapları defalarca okuyanlar onların sadece esiri olur ve olanda bu gerçekten farklı değildir. Cezaevlerinde eğitim çalışmalarında toplu olarak aynı kitaplar her gün tekrarlanarak okutuldu. İdare de bilinçli olarak buna izin verdi ve ortamını hazırladı.
Onların okunmasında zarar yok ve muhtemel bu satırları okuyanların tümüne yakını da okumuştur. Farklı bilgileri de okuyup karşılaştırma şansını müritler de elde edebilseydi şimdiki durumundan farklı yerde olurlardı.
Yeni Ziya’nın çözümlemelerini yüz defa okuyanlar Celal Hoca’nın kitabını bir defa okuma şansını yakalarlarsa yalanlar ve sistem ile hesaplaşmaya başlarlar. O zaman bilginin gücü kolonyalist sistemin projelerini çöp sepetine atar.
Gerçek bilgi bizi geleceğe sağlam temeller üzerinde hazırlar. Teşekkürler Celal Hoca ve nice emek veren Kurdi tarihçiler
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi
09.10.2026
[1] Bu aynı zamanda kesintisiz soykırımdır. Soykırımı önleme sözleşmesi tartışmaya açık olmayacak netlikte bunu ifade eder
[2] Sevgili İbrahim Gürbüz’ün altı seri halinde yazdıkları biz Kurdler için gelecek planlamasında önemli değerlendirmeler içeriyor. https://www.rupelanu.org/onceligi-olmayan-uluslarin-gelecegi-olamaz-i-1767yy.htm Her Kurdün okumasında yarar vardır. Özellikle Demokratik Cumhuriyet hedefi içinde olanlar okurken kendileri ile tartışmalılar.
[3] Eğitim kurumları başta olmak üzere bütün kurumlar, siyasi partiler, kamu yararına çalışır gibi yapan dernekler vb. tüm yapılar bu amaç için kullanılmıştır. TTK, TDK ve üniversiteler ile devlet dinin kurumları (Diyanet İşleri Başkanlığı) aktif şekilde görev yapıyorlar. Unutmayalım ki bunların tümü tek merkezden koordine ediliyor.

