5 Nolu Cezaevi Neden Kurd Bilincinin Gelişmesini Hızlandırmadı?
Şefik Çolak
Haklı olmak her zaman olumlu sonuçlar almanın garantisini oluşturmaz. Hakkını almanın koşullarının olması lazım. Kolonyalistler kendiliğinden demokrat olmazlar. Emperyal arzularından vaz geçmeleri için onlara karşı güçlü ve organize mücadelenin yapılması ön koşuldur.
Sömürge bir ulusta özgürleşme isteği her zaman güçlüdür ama sömürge olmanın sonucu olan ağır yaşam koşulları sağlıklı karşı mücadele gücünü zayıflatır. Halkın harekete geçmesi için bazen tetikleyici olayların olması gerekebilir.
Kurdler’de zorluk çeken ve kendisi için ağır bedeller ödeyenlere destek duygusu yüksektir. Haksızlığa uğrayan eşkıyaya bile destek veren bir millet kendi direnişçilerine neden destek vermesin.
Tarihte kolonyalistlerin cezaevlerinde yaptığı uygulamalar her zaman başlarına büyük dertler açmıştır. Yaptıkları kendilerine karşı güçlü direnişleri tetiklemiş ve çoğunlukla bu direnişler karşısında yenilgiler yaşamışlar. Sömürge milletin direnişçilerine yaptıkları ağır işkenceler bir süreliğine kendilerine birtakım kazanımlar sağlasa da kendilerini yenilgiye götüren milliyetçi (Kendi geleceğine sahip çıkma) duyguların şahlanışını engelleyememişler.
Diyarbekir’deki 5 Nolu Cezaevi’nde yapılanlar tarihte örneği görülmeyen vahşetlerden biridir. Burada yaşayanlar çok sayıda kitaplar yazdılar. Bunların hepsine yakınını okuduğumu düşünüyorum. Anlatımlarda kısmı farklılıklar olsa da hepsi birbirini tamamlıyor.[1]
Yapılanların özüne ve şekline bakınca Kurdler’de güçlü milliyetçi ve karşı direniş duygusunu yaratmış olması kaçınılmaz olmalıydı. İlk etapta öyle olduğu[2] halde zamanla etkisinin azaldığını görebiliyoruz.[3]
Kolonyalist sistem kendisi için hayati sorun yaratacak eğilimin gelişmemesi için tedbir alacaktı ve aldı. Bunu sağlayacak olan mağdurlara aynı suçu işletmek ve haklı iken haksız duruma düşürmekti. Aynı zamanda mağdurlar eli ile yaşanılan vahşetin manipüle edilmesini sağlayarak gerçek nedeni gizlemek de olmazsa olmaz tedbirlerden biriydi.
Ulusal kurtuluş mücadelesi ancak gerçekçi zeminde ve tarihsel miras olan toprağa dayalı ise başarılı olabilir. Ulusun ortak isteklerinin dışına çıkıldığı durumda topyekûn mücadeleyi sağlama şansı olmaz.[4] Zaten güçlü olan sömürgeci devlete karşı güçlerini parçalamak peşinen başarısızlığı getirir. Türk Egemenlik Sistemi çok iyi bildiği bu konuda ortamın gelişmesine çanak tutuğu gibi zeminin hazırlanmasına yardımcı oldu.[5]
5 Nolu’da yapılan işkencelerin aynısını yaparsanız mağduriyetinizin anlamı kalmaz. Planın bilerek veya bilmeyerek tuzağına düşüldü ve kolonyalist sisteme hayal bile edemeyeceği hediye verildi. Neler yapıldı veya yaptırıldı;
- Cezaevlerinde tecrit içinde tecrit yapıldı.[6] Mağdurlar ve uygulayıcılar çok daha ağır suçların ortağı yapıldı.
- Yeni yeni öğreniyoruz iç infazlarda ve adına uygulama denilen soruşturmalarla çok daha ağır işkenceler yapıldı. İşkence yapanlardan bazılarının 5 Nolu’da işkence gören kişilerden olması son derece önemlidir.
- Mahkemeler kuruldu ve yargılamalar yapıldı. Devletin yaptığı yargılamalar esas ve usul yönünden adalete uygun değildi ama kayıtlara ve iddianamelere zamanında veya geç olarak sanıklar ile yakınları ulaşma şansına sahip oldular. Kurdler adına yapılan yargılamaların kayıtlarına ise hala ulaşılamamaktadır.
- Dünyada benzeri görülmemiş şekilde yargılamaların sonuçları[7] yargılananların arkadaşlarına alkışlatıldı.
Kendi arkadaşının yerine işkence görmeye hazır insanlar[8] sonradan arkadaşının işkencecisi olunca olanlar oldu. Sağlıklı insanlar olmaktan çıktılar. İşkenceyi bizzat yaşayanlar başka bir şahsın ruhunun direnişinde medet umar olması sonucun korkunçluğu açısından önemlidir. Güçlü direniş duygusu ve eğiliminin olması için yan yana olduklarına amasız güveni zorunlu kılar. Güven duymazsanız zamanla benzeşirsiniz ve beklentiniz değişir.
Ruhun direnişini kabullenmek aslında direnişi bir projeye ve onun manipülasyonlarına teslim etmek anlamına gelir. Kabullenenler istemeseler de kendilerini projeye teslim etmiş oluyorlar. Zamanla projenin uygulayıcısı oluyorlar. Aynı suçu işlerseniz size karşı yapılan suçlara da ortak olursunuz. Talepleriniz anlamsızlaşır. Hırsızlık kötüdür ama benim hırsızım iyidir diyenlerden farkınız kalmaz.
Dünyanın her yerinde özgürlük mücadelesi verenler beraber çalıştıkları arkadaşları ile amasız dayanışmayı esas alırlar. Arkadaşını korumak bir fedakârlık değil insani görev olarak algılanır ve onurlu davranışın simgesidir. Orhan Aydın[9] tedavi edilmesi gerektiği halde yük oluyor diye öldürülmüştür. Hazin olan ise bunun hücre arkadaşı tarafından yapılmasıdır.
5 Nolu Cezaevi vahşeti Kurdleri emperyal emellere karşı şahlandırmalıydı ve bunun zemini fazlası ile oluşmuştu. Kurdler kendi elleri ile bu olanağı yerle bir ettiler. Bunu yaparken de hesabı verilemeyecek bedeller verdiler.
Kurdler geleceğini doğru talepler ile şekillendirmeye çalışmalıdır. Bunun ilk koşullarından biri de kendilerine hesap vermeleri ve kendilerini sorgulamadan geçer.
Kaybettiklerimizi tekrar kazanma ve üstüne ekleme yapma dileği ile….
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi
20.09.2026
[1] Tek taraflı propaganda amaçlı olanı çok az olup ne yazık ki ilk etapta onların okunması sağlandı. Bu durum yapılan direnişlerin bir Kurd direnişi değil gurup direnişi olarak algılanmasını sağladı. Rota peşinen manipüle edildi ve onlar için istenilen başarı elde edildi. Yöntem bu olunca onların içindeki devasa doğrular zamanla hiç haline getirile bilindi.
[2] Bu cezaevinden çıkanların çıktıktan sonra TES’e karşı savaş tercihini kullandığını biliyoruz.
[3] En az bin yıl insanlığın gündeminden düşmemesi ve zalimliğe karşı neden tedbir alınması gerektiğinin dersi olması gereken bu yer için nasıl bir müzeye dönüştürülmesi düzeyine düşülmüştür. Bunu sağlamaya çalışanlara bakılınca bu cehennemde yaşayanlardan oluştuğunu görebiliyoruz. Yeni nesle deneyimin aktarılamadığı anlamına da gelmektedir. Yanlış anlaşılmasın, çalışma son derece önemlidir ve gelecekte Kurdler onlara minnet duyacaklar.
[4] Ulusal kurtuluş mücadelesi bir sınıfın veya düşünce gurubunun tek başına sorunu olmadığı gibi bunlar tarafından başarılı olması da mümkün değildir.
[5] Hendek olayları Kurdlerin çağdışı DAİŞ’e karşı verdiği mücadelenin uluslararası arenada yarattığı etkinin kırılması nasıl sağladığını Kurdler görmezlikte gelmemelidir. Diğer bir neden ise şudur: Kurdlerde alan koruma vardır. Hendek olayları iyi planlanmıştır. Kolonyalist sisteme ilk defa dış çemberden değil iç alanda saldırma olanağı sağlamıştır.
[6] Sistem buna izin vermeseydi yapılması mümkün değildi.
[7] Tanıkların anlatımında öğreniyoruz ki kararlar önceden veriliyormuş.
[8] İbrahim Görüz’ün Diyarbakır Zindanında Güvercinler Yuvalarını Terk Etti (DOZ Yayınları) kitabından öğreniyoruz ki 5 Nolu’da zayıf arkadaşlarının yerine işkence görme gönüllüleri direnişçiler tarafından oluşturulmuş.
[9] Orhan Aydın 5 Nolu’da ağır işkenceler sonucunda sağlığını kaybetmiştir. Kız kardeşi teyzemin gelinidir. Kendisine yapılanları duyunca bu kadar olmaz diye düşünmüştük. Ne büyük proje ki hepimizi yanılgıya sürükledi.

