İbrahim Güçlü

İbrahim Güçlü

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Trump’ın Kürdistan liderleriyle görüşmesi, İran’la ilgili stratejik değişiklik anlamına gelir…

A+A-

İbrahim Güçlü

ABD Başkanı Trump’ın, Kürdistan Başkanı Mesut Barzani, İran Kürdistan Demokrat Partisi Lideri Mustafa Hicri ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Lideri Bafıl ile görüştüğü konusu, bilindiği gibi dünya ve Türk Basınında hemen yankı buldu.

Bu haberin doğru olup olmadığı konusu tartışılırken, ABD Hükümet Sözcüsünün yaptığı basın toplantısında konuya ilişkin kendisine sorulan soruya verdiği cevap da, gelişmenin ve haberin doğru olduğuna kesinlik kazandırdı@.

Bu gelişmenin stratejik bir gelişme olduğu tartışmasızdı.

Bu haberin kamuoyunda yayılmasından sonra, Türk askeri ve siyasi çevrelerinden bu habere karşı ortaya çıkan karşıt düşmanca görüşler, korkular, telaşlar, yorumlar da haberin doğru olduğunu netleştirdi.

Öcalan’ın örgütü DEM yöneticilerinin ve özellikle de uluslarası ilişkilerde uzman kabul edilen Türk ve DEM milletvekilinolan Cengiz Çandar’ın ABD ve İsrail’in Doğu Kürdistan’da milli harekete ve Kürdistan örgütlerine desteğinin ihtimal dahiline girmesini şiddetle eleştirmesi; Kürd vatanseverlerinin bu görüşlere karşı tepkileriyle, haberi daha anlamlı hale getirdi.

Bir Türk Akademisyenin, Trump’ın Kürdistan liderleriyle telefon görüşmesini, ABD ve İsrail’in Doğu Kürdistan’daki örgütleri destekleme, İran’ı bölme olarak değerlendirmesi ve Kürdlerin ABD ve Israil’ desteğini almasının “onursuz” bir hareket olduğu açıklaması haberi daha anlamlı bir hale getirdi.

ABD ve İsrail, İran’a karşı savaşı başlatmasının ya da başlatmamasının nedenleri özellikle teknik konulardı.

Bu nedenler: İran Devleti ve İslam Faşist Teokratik Rejiminin,

1- Nükleerle ilgili çalışmaları yapmaktan kesinlikle vazgeçmesi,

2-Uzun menzilli füzelerin yapımından vazgeçmesi,

3-Ortadoğu’daki birçok vekil güçlere
verdiği terörist desteğe son vermesi,

4-Halk üzerindeki zulüm ve baskıya son vermesi, idamların durdurulmasıdır.

İran’da devlet ve rejim değişikliği konusunda bir stratejik açıklama ve talep sözkonusu değildi.

ABD ve İsrail’in bu konuda gizli bir ajandaya sahip olacağı da hep konuşulan ve tartışılan bir konu olarak gündemde kaldı.

Bunun yanında, İran’daki rejim muhalefeti toplumsal güçler ve özellikle Kürdistan örgütleri ABD’nin ve İsrail’in, genel anlamda dünyadaki demokratik güçlerin desteğiyle rejim değişikliğinin mümkün olacağı beklentisi içindeydiler.

Bilindiği gibi, 1979 yılında İktidarı ele geçiren İslamcı Güçler, katı bir faşist teokratik totaliter bir rejim kurdular.

Muhalefet döneminde Kürtlere ve tüm diğer milletlere verdikleri sözleri umuttular, bütün hak ve özgürlükleri yok ettiler.

Buna karşılık tüm muhalefet güçleri rejime karşı mücadele etmeye başladılar.

Kürtler 1979 yılında silahlı mücadele ile muhalefetlerini ortaya koydular.

Ne yazık ki o günden bugüne kadar devam eden onurlu kararlı ve sürekli mücadele rejimi değiştiremedi.

Rejim değişikliğinin, Kürd milletinin ve diğer milletlerin kendi kendilerini yönetme sistemlerini oluşturmalarının, devletin federal bir değişikliğe gelmesinin dış uluslararası güçlerin desteğiyle mümkün olacağı açığa çıktı.

Ben de son günlerde bu konuda bir ya oda yazdım.

Bu beklenti. meşru ve haklı bir beklentidir.

Bu nedenle, ABD ve İsrail’in Şean’a karşı savaşının başlatması, bu beklentiyi daha somut bir istek haline getirdi.

Bu desteğin olabileceği, ABD’nin stratejisini zaman içinde değiştireceği beklentisi ile Kürdistan Parti ve örgütleri hazırlık içine girdiler. Kendi aralarındaki ittifakı geliştirdiler. Bir yol haritası ve program üzerinde anlaşma sağladılar.

ABD Başkanı Trump’ın Kürdistan liderleriyle telefon görüşmesi yapması, haklı olarak ABD’nin devlet ve rejim değişikliğini istediğine ve buna yönelik bir hazırlık içinde olduğuna yorumlandı.

Bu çerçevede haklı olarak yeni yorum ve görüşler oluştu.

Ben de ABD’nin İran’la ilgili strateji değişikliği görüşümü kamuoyuna açıkladım.

Bu yeni stratejinin, Kürd milletinde de bir umuda yol açtığı her yönüyle görülmektedir.

&&&&&

Kürdlerin fırsatçı davrandıkları, ABD ve İsrail’e dayanarak bağımsız ya da federe bir devlet kurmak istedikleri tezi yanlıştır.

Kürdistan milleti ve örgütleri 1979 yılından bu yana bir mücadele yürütüyorlar. Bu aşamada da sıcak ve açık mücadele içindeler.

Kendi güçlerine dayanarak İran Devletini ve rejimini değiştirmek istiyorlar.

Kürd milletinin mücadelesinin güçlü bir arka planı ve tarihi de var.

Şeyh Ubeydullah Nehri, şikaklı Sımko Ağa, Kürdistan Mehabad Devletine dayanmaktadır.

ABD ve İsrail, İran’la ilgili stratejik değişikliği yaptığı zaman, devlet ve rejimi değişikliği için Kürd milletine ihtiyaç duyduğu için ilişki kurmak istiyor.

ABD, 2003 yılında Irak’ta Rejime son vermeye karar verdiği zaman da, Kürd milletinin, milli güçlerinin ve Kürdistan Örgütlerinin desteğini aldı.

Önceki ve Sonraki Yazılar