Tekrar Tekrar Söylediğimizi Söyliyelim Yine de
Ortadoğu'da üçüncü dünya savaşını aratmayan İran-Amerika savaşı yaşanırken, dört ayrı devlete yamalanarak bölüştürülen Kürtlerin geleceği pek parlak görünmüyor!
Oysa Ortadoğu'da başı ucu belirsizliklere koşan bu savaş başlarken, hemen herkesin beklentisi Kürt halkına karşı yaşatılan bu utancın son bulacağına yönelikti.
Gerçi daha tüm kartlar oyun masasına konulmamış; yani demek oluyor ki, Kürt halkının ayağına dolanan tarihsel fırsat hâlâ kaçmış değildir.
Yeter ki Kürt halkının yaşadığı bu coğrafyada gelişen olayların yaratacağı olasılıklara, Kürtler kendi öz dinamiklerinin aklıyla hazırolda durabilsin.
Ama ne yazık ki Kürtler arası ilişkilerin manzarasına bakıldığında; günübirlik siyasi rötuşlarla devam eden, geçici kazanımların arkasına takılmış görüntüler hâkim.
Dolayısıyla Kürt halkının varlığını inkâr eden bu gidişatın Kürtlerin lehine gelişmesi başka bir bahara kalacak gibi, sağa sola sırıtarak yol aldığı görülüyor.
Kürtlerin lehinden çok aleyhine gelişen böylesi bir gidişatın neden ve sonuç kısmını dış güçlerin oyunbazlığına ve kaypaklığına bağlamak yanıltıcı olur.
Yanıltıcı olur zira eninde sonunda böylesi bir gelişmenin er geç yaşanacağı biliniyordu. Ama ne yazık ki Kürtler toparlanabilmek yerine tüm enerjisini "yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?" gibi zaman kayıplarına harcadı hep.
Harcadı; çünkü böylesi devasa bir savaşın yaşandığı Kürtlerin arka bahçesinde, yepyeni bir güç olarak toparlanmak yerine, kendi geleceklerini günübirlik ben-sen çekişmesine kurban etmeyi seçtiler.
Dolayısıyla Kürtlerin varlığını şu ya da bunun eteğine yamayan güçlerin ne yapacaklarından önce, Kürtler arasındaki birliğin yoksunluğuna nasıl son verileceği önemliydi.
Ama ne yazık ki yine her zaman olduğu gibi, Kürtlerin siyasi arenası Kürt halkının en temel demokratik hakkaniyetleri bağlamında bile bir araya gelmeyi başaramadı. Dolayısıyla kendi geleceğine Truva atı olmak yerine, hangi dış gücün Truva atına dönüşeceği kuşkuları da hep yerli yerinde kaldı.
Zira Ortadoğu'da yaşayan toplumlar arası çekişmelerin bin yıl daha sürme gerçeği ortadayken, Kürt siyaset arenasının kendi halkının geleceğine Truva atı olmama kaderi bir türlü alnından silinmedi. Bu nedenle hiçbir zaman kendi gerçekliğiyle buluşamadı.
Örneğin Kudüs semalarında dolaşan haklı-haksızların savaşından önce, Kerkük-Diyarbakır-Hewler-Mahabat semalarında dolaşan hak ve haksızlıklara odaklanmayı başaramadığı gibi... Kendine dönüp kendi sorunlarını öncelikli hale getirmek yerine; Bedevi Araplarla, göçmen bilmem kimin neyisinin halklar bilmem neyinin nesine odaklandı.
Halkların haklarına duyarsız kalmak başka bir şeydir, kendi halkının geleceğini Suriye'de olduğu gibi bilmem neyin nesi olan halkların geleceğine kurban etmek başka bir şeydir.
Ya da İsrail ile Arap dünyasında yaşanan haklı-haksız çekişmesine duyarsız kalmak başka bir şeydir, dini motiflerden dolayı Kürt halkının geleceğini Arapların bilmem ne hassasiyetine kurban etmek başka bir şeydir...
Welhasılıkelam ve sözün kısası; Filistin halkı için hüngür hüngür gözyaşı akıtanlar, "Kürtlere yapılan bunca haksızlığa yapılacak bir şey yok" diyenlerin ne Kürt halkına ne de insanlığa verecek bir şeyleri olmadığını bilmek gerekir.
Dolayısıyla Kürtlerin kendilerine özgü gerçeklikleriyle tanışıp buluşmaktan başka şansı yok artık. Çünkü Ortadoğu'nun kendine özgü zorluklarıyla devam eden çok çetin bir savaşın yaşandığını hep birlikte görüyoruz. Yaşananları görmekle yetinmeyip, yapılabileceklere odaklanabilecek siyasi bir yenilenmeye ihtiyaç var.
Var; çünkü Kürt halkının hakkaniyet mücadelesinde, yaşanmış ya da yaşanacak yanlışlıklardan arınmanın tam da zamanıdır. Zira doğru olması gereken doğruların, yanlışlarla yok edilmesinin lüksü kalmamıştır.
Kürt siyaset arenasında at koşturanlar, kendi demokratik çıkarlarını ön planda tutabilecek düşünsel bir dönüşümün kaçınılmaz olduğunu kavramalıdır. Yağan yağmurlar nasıl yeni bir baharın olmazsa olmazı ise, Kürt siyasetini yenilemek de Kürtlerin olmazsa olmazı olmalıdır artık.
Hüseyin Akıncı


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.