Riza Polat: Bu “Roja Zimanê Kurdî” nereden çıktı?

Riza Polat: Bu “Roja Zimanê Kurdî” nereden çıktı?

.

A+A-

Riza Polat

PKK ve uzantıları, bütün Kürt ulusal değerlerini yerle bir etmek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Ben yanılmışım; PKK’nın NATO ve Türk devleti açısından kullanım süresinin dolduğunu sanıyordum, fakat görüyorum ki raf ömrünü daha da uzatıyorlar.

PKK, kuruluşundan bu yana Kürt halkına karşı bütün ulusal, kültürel ve tarihsel değerlere mücadele etmiş bir aparat olarak, bugün Kürt diline sahip çıkıyormuş gibi davranması oldukça manidardır.

PKK ve uzantıları önce bütün Kürt ulusal özgürlük hareketlerini ve liderlerini gerici ve çağdışı olarak nitelendirdi. Şeyh Mahmud Berzenci, Sımko’yê Şikakî, Şeyh Said ve Seyid Rıza’yı gerici ve çağdışı ilan ettiler.

Daha sonra Kürt bayrağına saldırdılar ve onu yerle bir etmeye çalıştılar. Ben merak etmiyorum ama meraklısı için soruyorum: PKK ve uzantıları hangi kongre veya toplantılarında Kürt ulusal marşı “Ey Reqîb” ile açılış ve kapanış yaptılar? Ben duymadım; iddia ediyorum başkası da duymamıştır.

Bu çevreler Kürt Dil Günü’nü, Hawar dergisinin yayın hayatına başladığı 15 Mayıs 1932 tarihini esas alıyorlar. Oysa Hawar’dan önce onu aşkın Kürtçe dergi yayımlanmıştı. İlk olarak 1898’de Kahire’de Mîqdad Bedirxan Bey tarafından Kürtçe yayın yapılmıştı.

Güney Kürdistan’da Pêşketin 1920–1922 yılları arasında yayımlandı. Daha sonra Bangê Kurdistan ve Rojî Kurdistan, Şeyh Mahmud Berzenci tarafından yayımlandı. Doğu Kürdistan’da ise Sımko’yê Şikakî yeniden Kurdistan gazetesini yayımlattı.

1898’den Hawar’ın yayın hayatına başladığı 1932’ye kadar çok sayıda Kürtçe yayın faaliyet göstermiştir. PKK ve uzantıları, Hawar’ın Latin alfabesiyle yayımlanmasını gerekçe göstererek 15 Mayıs’ı Kürt Dil Günü olarak kabul ediyorlar. Oysa Hawar’dan yedi yıl önce Sovyetler Birliği’nde Erebê Şemo tarafından Kürtçe Latin alfabesiyle kitap yayımlanmıştı.

Öne sürülen argümanlar zayıf ve tutarsızdır. PKK ve uzantılarının derdi, her şeyin kendileriyle başladığı algısını oluşturmaktır. Bu yüzden “Roja Zimanê Kurdî” söylemini ortaya attılar.

Oysa PKK, 1970’lerin sonunda anadilde eğitim hakkı için bildiri dağıtan DDKD’li gençlerin üzerine kurşun yağdırıyordu. Bizden önce Kürt dili ve kültürü için yapılan bütün çalışma ve çabaları değerli ve kutsal saydık; biz de kendi imkânlarımızla katkı sunmaya çalıştık.

Önce Tîrêj’in Kurmancî ve Zazakî bölümlerini yayın hayatına soktuk. Tîrêj’in Kurmancî bölümünde değerli dostlarım Murad Ciwan ve Rojen Barnas’ın, Zazakî bölümünde ise Malmîsanij’in büyük emekleri vardı.

İsveç’te Kürtçe ve Türkçe yayımlanan Armanç dergisi, bir süre sonra tamamen Kürtçe yayımlanmaya devam etti. Elbette bizim dışımızda diğer örgütlerin çabaları da değerlidir.

Ancak biz Armanç’ta Kürtçeyi; felsefe, psikoloji, sosyoloji ve biyoloji gibi alanlarda akıcı bir seviyeye ulaştırdık. Kürt çevreleri ve aydınları seygili İsmail Beşikçi gibi PKK’ının oyununa geldiler.
 

Beşikçi “ilk kurşun” diye bir şeyler yazdı ve binlerce Kürt gencin dağa çıkmasına sebep oldu. Bu gençlerin çoğu PKK ve devlet tarafından katledildiler.

Şimdi de PKK dışında bütün çevreler PKK’ının ortaya attığı “roja zimanê kurdî” teranasina sahip çıkıyorlar.
 

Halbuki devletten sonra Kürt halkını asimilasyona zorlayan PKK’dır. PKK Rojhılat, Başur ve Rojawa’dan topladığı gençlere zorla Türkçe öğretiyordu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.