Celal Hoca Amed

Celal Hoca Amed

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürtler, PKK ve Güncel Savaş Dinamikleri: Tarihsel ve Siyasi Analiz

A+A-

Cemal Hoca / Amed

1. Giriş

Günümüzde Ortadoğu sahasında yaşanan çatışmalar, yalnızca Irak ve İran arasındaki sınır anlaşmazlıklarıyla sınırlı değildir. ABD ve İsrail’in doğrudan müdahil olduğu bir savaş süreci yürütülmektedir ve Kürtler, yüz yılı aşkın ulusal mücadele deneyimleriyle bu çatışmanın merkezi konumunda bulunmaktadır. Bu çalışma, Kürtlerin tarihsel mücadelesini, güncel sahadaki güç dengelerini ve PKK ile Abdullah Öcalan’ın yaklaşımının Kürt hareketi üzerindeki etkilerini analiz etmektedir.

2. Tarihsel Arka Plan

Güney Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi, 1900’lerden itibaren Osmanlı’nın zayıflaması ile özerklik taleplerinin artmasıyla başlamıştır. 1919–1924 yılları arasında İngilizlere karşı gelişen ayaklanmaların amacı bağımsız ya da federatif bir Kürdistan kurmaktı. Ancak bu hareketler İngilizler tarafından bastırılmış ve Kürdistan, ilk kez bir sömürge alt yapısında şekillendirilmiştir. 1920–1945 yılları arasında Irak, mandater bir devlet olarak Kürt hareketini İngilizlerin desteğiyle kontrol altında tutmuştur.

1946’da Sovyet desteğiyle kurulan Mahabad Cumhuriyeti kısa sürede yıkılmış, Mele Mustafa Barzani’nin Başur’a geçişi yeni bir mücadeleyi başlatmıştır. Irak ile yapılan anlaşmalar sonucunda otonomi ilan edilmiş, ancak 1975 Cezayir anlaşmasıyla Şattülarap bölgesi İran’a bırakılmış ve İran’ın desteğini çekmesiyle Kürtler ağır bir yenilgi yaşamıştır. Bu süreçte Hakkari hattından Kuzey Kürdistan’a geçiş zorunlu hâle gelmiş, Türk güçlerinin pusularıyla geçişler engellenmeye çalışılmıştır.

3. Güncel Savaş ve Bölgesel Dinamikler

Bugün sahada İran ve Haşdi Şaibi’nin Güney Kürdistan’a saldırıları, peşmergeyi hedef göstermeleri ve Kürtlerin İran’a karşı organize hareketini engelleme çabaları dikkat çekmektedir. Bu eylemler, Kürt birliğini parçalamak ve sahadaki stratejik dengeyi kendi lehine çevirmek amacıyla bilinçli olarak yürütülmektedir. Peşmergeyi hedef göstermek, moral üzerinde baskı yaratmak ve hareket alanını daraltmak gibi etkiler, Kürtlerin sahadaki inisiyatifini sınırlamaktadır.

ABD ve İsrail’in sahadaki müdahaleleri ve sınırları yeniden şekillendirme çabaları ise Kürtler açısından önemli fırsatlar yaratmaktadır. Musul, Kerkük, Sünni bölgeler ve Rojava, Kürtler ekseninde bağımsızlık potansiyeli taşıyan alanlar olarak ortaya çıkmaktadır. ABD’nin Haşdi Şaibi ve uzantılarını tasfiye etme kararlılığı ile İran’ın Rojhelat Kürdistanı’nda yaşanacak gelişmeler, Kürtlerin sahadaki stratejik konumunu belirleyecek önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

4. PKK ve Abdullah Öcalan’ın Çizgisi

Abdullah Öcalan’ın Türkiye devleti ile kurduğu ilişkiler ve çanak tutması, Kürtlerin sahadaki durumunu doğrudan etkilemektedir. Öcalan’ın kimlik siyasetine mesafeli yaklaşımı, Kürt kimliğini mücadelenin merkezinden çıkarması ve kültür ile dili geri plana itmesi, Kürtler için ciddi bir handikap oluşturmaktadır. PKK’nin çizgisi de bu anlayış üzerinden şekillenmekte, kimlik ve ulusal talepler ikinci planda kalmakta, üst kimlik olarak Türkiye’nin çerçevesi ön plana çıkmaktadır.

Bu durum, Kürtlerin sahadaki potansiyel gücünü ve moralini sınırlamakta, hareketin bağımsız stratejiler geliştirme kapasitesini azaltmaktadır. Kimlik ve kültür taleplerinin geri plana itilmesi, sahada yıkım ve asimilasyona hizmet eden bir pratik oluşturmaktadır.

5. Tartışma: Tehditler ve Fırsatlar

Sahadaki koşullar, Kürtler için hem tehdit hem fırsat içermektedir. Apoist çizgi ve PKK’nin sahaya sürdüğü düşünce formasyonu, Kürtlerin birliğini ve bağımsızlık potansiyelini sınırlayabilmektedir. “Biz savaşın ortağı olamayız” anlayışı, geri ve gerçeklikten kopuk bir Kürt kitlesinin sahadaki etkisini yansıtmaktadır.

Buna karşılık, ABD ve İsrail’in müdahaleleri ve İran- Haşdi Şaibi’nin sahadaki konumları, Kürtler açısından stratejik bir fırsat sunmaktadır. Kürtler, sömürge alanı olan coğrafyada kendi içlerinde birliği sağlayabilirlerse, bağımsızlık ve özgürlük hedefini somut bir olasılık olarak hayata geçirebilirler.

6. Sonuç

Kürtlerin tarihsel mücadelesi, sahadaki güç dengeleri ve PKK ile Abdullah Öcalan’ın çizgisi, güncel savaş koşullarını şekillendiren temel unsurlardır. Öcalan’ın çanak tutması ve PKK’nin kimlik siyaseti yaklaşımı, Kürtlerin sahadaki stratejik potansiyelini sınırlamakta, hareket alanını daraltmaktadır. Ancak sahadaki tarihsel fırsatlar, doğru stratejik ve örgütsel yaklaşımlarla değerlendirilirse, Kürtlerin birliği ve özgürlüğü önümüzdeki süreçte gerçekleşebilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.