Kürd Milli Platformu sonuç bildirgesi yayımlandı

Kürd Milli Platformu sonuç bildirgesi yayımlandı

Kürd Milli Platformu Meclisi, Diyarbakır'da düzenlenen konferansın ardından yayımladığı bildiride, ulusal birlik ve siyasi taleplerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

A+A-

Kürd Milli Platformu Meclisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Şubat 2026’da başlatılan sürecin 28–29 Mart tarihlerinde Diyarbakır'da düzenlenen konferansla kurumsal bir aşamaya taşındığı belirtildi. Açıklamada, farklı siyasi çevrelerden 225 kişinin katıldığı konferansın çeşitli müdahalelere rağmen tamamlandığı ifade edildi.

Kürd Milli Platformu Meclisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“BASINA VE KAMUOYUNA

Şubat 2026 tarihinde yaptığımız çağrı ile başlatılan Kürd Milli Platformu’nun oluşturulma süreci, 28–29 Mart 2026 tarihlerinde Amed’de gerçekleştirilen ilk konferans ile kurumsal bir aşamaya taşınmıştır.
Farklı siyasi yelpazelerden 225 değerli siyasi şahsiyetin delege olarak katıldığı konferansın ilk gününde yer yer güvenlik kontrolleri ile karşılaşılmış, milli sembollerimizin kullanılması engellenmiş ve bazı katılımcılar gözaltına alınmıştır. Tüm bu koşullara rağmen konferans, iradesini muhafaza ederek çalışmalarını tamamlamıştır.

 

Konferans süresince delegeler, ülkenin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal sürece ilişkin kapsamlı analizler yapmış, çözüm odaklı öneriler sunmuştur. Söz konusu öneriler kayıt altına alınmış ve seçilen 51 kişilik Kürd Milli Platformu Meclisi’nin gündemine taşınmasına karar verilmiştir.
 

Konferans, Doğu Kürdistan'da halkımızın ve siyasal yapıların İran devletine karşı sürdürdüğü milli mücadeleye desteğini teyit etmiş; İran devleti ve ona bağlı paramiliter unsurların, başta Güney Kürdistan Başkanı’nın konutu olmak üzere sivil ve kurumsal alanlara yönelik saldırılarını sert bir biçimde kınamıştır. Bu vesileyle sivil halk ve hayatını kaybeden peşmerge mensupları saygıyla anılmıştır.
Aynı doğrultuda, Güneybatı Kürdistan'da halkımızın temel haklarını koruma yönündeki mücadelesine desteğini ifade ederken Suriye’deki mevcut yönetimin halkımıza yönelik saldırılarını da kınamıştır.
Konferansımız, Kuzey Kürdistan'ın uzun süredir siyaseten milli bir temsil krizine sahne olduğunu tespit etmiştir.

 

Kuzey Kürdistan siyasal sınıfının yaklaşık kırk yıldır totaliter bir siyasi hareket tarafından domine edildiğini, bu hareketin totaliter yapısı gereği kendisi dışındaki siyasi yelpazeleri gerektiğinde baskı ve şiddet kullanarak dışladığını, bununla Kürd siyasal sınıfının bütün dinamikleriyle siyaset sahnesinde yer almasını engellemekle kalmadığını, onun dinamiklerini kendi dar çizgisi içine kilitleyerek entelektüel, diplomatik, kültürel tüm alanlarda ulusal harekette adeta çölleşmeye yol açtığını belirlemiştir. Ayrıca mücadele içerisinde kendi çizgisine karşı çıkanları ise farklı suçlamalarla "hain" ilan ederek tasfiye ettiği de değerlendirmiştir.
 

Konferansımız, Kürd milletinin temsilcisi iddiasında olan bu hareketin Kürd siyasi sınıfını Türk siyasal sistemi içine taşıma ve ona entegre etme manevraları yaptığını, nihayet 27 Şubat bildirisi ile Kürd ve Kürdistan meselesinin doğal mecrasında tartışılıp çözülmesi yönündeki çabaları engellediğini ve Kürd siyaset sahasını kapatmayı bir strateji olarak önlerine koydukları gerçeğini teyit etmiştir.
 

Kürdlerin hak ve özgürlük mücadalesinin siyaseten tasfiye edilmeye çalışıldığı bir süreçte toplanan konferansımız, tüm farklılıkları ile Kürdi siyasal kişi ve yapıların ayrı ayrı kalarak bu sürecin baskılarını ve engellerini eldeki siyasi birikim ve örgütlü güçle aşamayacağı gerçeğini kayıt altına almıştır.
Konferansımız, bu süreçte karşılaşacağımız baskı ve engellerin ancak her yelpazeden Kürdi siyasal güçlerin bir milli platformda birleşmesiyle karşılanabileceğine hükmetmiştir.

 

Bu bağlamda konferansımız, Kuzey Kürdistan Ulusal Birlik Girişimi’nin “geniş katılımlı bir ulusal temsil platformunun oluşturulması” yönündeki kararını selamlamış ve seçilecek yönetim kuruluna, Kuzey Kürdistan Ulusal Birlik Girişimi ve diğer Kürdi parti ve siyasal ögelerle “birlik modelleri” üzerinde çalışmak üzere yetki vermiştir. 14 Mart konferansı tarafları ve dışında kalanlar ile en geniş katılımlı bir ittifak oluşturmak stratejik önceliğimizdir.
 

Konferansımız, çağrıcılar kurulunun hazırladığı “Siyasal Tutum Belgesi Taslağı”nı yapılan değişikliklerle kabul etmekle beraber gelen öneriler doğrultusunda metnin konferansımız kararlarına uygun olarak son şeklinin verilmesi görevi seçilen meclisimize bırakılmıştır. Meclisimizin toplantısında " Temel Siyasi Tutum Belgesi"ne son şekli verilerek kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.
Konferansımız, ülkedeki platformumuzla koordine içinde diasporada da özerk bir Kürd Milli Platformu’nun kurulmasını karar altına almıştır.

 

Konferansımız, “Demokratik Cumhuriyet”, “Demokratik Ulus , “Demokratik Entegrasyon”, “Demokratik Toplum” vb. isimler altında milletimize sunulan projelerin milletimizin temel hak ve özgürlüklerine dair taleplerinin hiçbirini karşılamadığını ve bu projeler ile mesai tüketenlerin Kürd milletinin temsilcileri olamayacaklarını değerlendirmiştir.
 

Platformumuzun temel ilkelerinden biri, Kürd Milletinin kendi ülkesinde eşitliğe dayalı siyasi statü ile kendisini yönetme hakkının ertelenemez, devredilemez ve tartışılamaz olduğudur.
Konferansımız, Kürd Milli Platformu’nun, Kürd milletinin kendi kendini yönetme hakkı başta olmak üzere şu taleplerinin arkasında duracağını vurgular:

 

1- Anadilde eğitim hakkının tanınması ve Kürdçenin kamusal statüsü olan resmi bir dil olarak kabul edilmesi
2- Başta Kürdistan ismi olmak üzere değiştirilen ve yasaklanan yer isimlerinin geri verilmesi,
3- Düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması,
4- Tarihi Kürd şahsiyetlerinin mezar yerlerinin açıklanması ve itibarlarının iade edilmesi,
5- Kaynakların milletimizin tasarrufuna verilmesi,
6- Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde siyasal statü taleplerinin tanınması
Bu taleplerin hayata geçirilmesi sürecinde, mücadelenin sivil, demokratik ve uluslararası hukuk normları temelinde yürütülmesi gerektiği vurgulanmış, önümüzdeki dönemin esas olarak bir örgütlenme ve kurumsallaşma süreci olduğu ifade edilmiştir.

 

Konferans, Kürdistan’ın dört parçasında ve diasporada yaşayan Kürd halkı ile dayanışmayı ulusal bir sorumluluk olarak değerlendirmekte; tüm siyasi ve toplumsal kesimleri Kürd milletinin meşru taleplerine katkı sunmaya davet etmektedir.
 

Meclisimiz konferanstan bir hafta sonra toplanarak kendi içinde yönetim kurullarını oluşturmuş; ilgili kurulların görev ve sorumluluklarını da belirlemiştir.
Sonuç olarak bu bildiri, Kürd milletinin ortak iradesinin ve meşru taleplerinin savunulmasına yönelik kararlılığımızın kamuoyuna saygıyla ilanıdır.

 

Saygılarımızla
 

28.04.2026
 

MECLÎSA PLATFORMA NETEWÎ YA KURD
KÜRD MİLLÎ PLATFORMU MECLİSİ”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.