Kerkük Valiliği Geleceğin Günlük Çıkara Feda Edilmesi Hastalığı
Tarihinden ders almayan ve gelecek planları olmayan milletlerin bağımsız olmaları veya olmuş gibi görünseler de korumaları mümkün değildir. Kurdlerin hedefi karmaşık değil ve hedefe varmaları dolambaçlı yolun sonunda da değildir. Dönemsel politikalar Kurdistan’ın geleceğine zarar veriyor ise hemen terk edilmelidir.
Bundan 7-8 yıl önce Başuré Kurdistané’de tespit edilen bir yer altı madeni için benden yardım istenmişti. Kendilerine ön fizibilite çalışması yaptım. Yaptığım çalışmayı kendilerine gönderdim ve daha iyi anlaşılması için brifing verdim.
Yaptığım çalışmaya göre başa baş noktasına (kara geçme aşamasına) gelmek için ihtiyaç duyulan süre 21 aydı.[1] Projenin tahmini süresi ise 140 yıl görünüyordu.[2] Yaklaşık üç yıllık tahmini bütçe çalışmasını da yapmıştım.
Brifingden sonra beni dinleyen yetkililere “bir sorularının olup olmadığını sormuştum.” Bana sorulan ilk soru şuydu;
“kâra geçme süresi 21 aydır. Bu süre çok uzun. Bu kadar bekleyemeyiz. Hemen kâra geçmenin yolu yok mu?”
Bir diğeri ise “Kim öle kim kala, hemen kazanç elde edilemiyor ise yatırım yapmanın anlamı yok” demişti.
Ben de onlara “sizden sanayici ve yatırımcı olmaz. Alım satım yapan tüccar mantığı sizde var. Beş neslin yararlanacağı bir yatırım kısa süreli menfaate feda edilmez” demiştim.
Ne yazık ki o proje üzerinde çalışma devam etmedi, jeolojik çalışma yapılmadı.
Son dönemde Kerkük Valiliği’nin başkasına devredilmesi[3] gündemi epey meşgul etti ve unutulma dönemine girmiş bulunmaktadır. Siyasi değerlendirmeler yeterince yapıldı. Kurdler arası suçlamalar belki de sınırları aşacak ölçüye vardı. Her görüş önemli doğruları içeriyordu ve anlamlıydı. Unutulan ve eksik görülen ise Kurdlerin zaten hakkı olan bir makam[4] için yine Kurdlere ait olan bir hakkın feda edilmesi ve bunun gelecekte Kurdlere vereceği zarardı.
Kurdler yeni gelişmekte olan ekonomik dünya düzenini görmeli ve ona göre ilişkilerini belirlemelidir. Çevremizin emperyal devletleri bunu gördükleri için pozisyon alıyorlar ve Kurdleri onlara uymaya zorluyorlar. Dünyanın tüketici devletleri[5] başta Kurdistan’ın olmak üzere Yakındoğu ve Ortadoğu’nun yer altı kaynaklarından vazgeçmeyi göze alamazlar. Bu devletler de Kurdleri yeni düzen için zorlamaya çalışıyorlar. Bizlere düşen görev ise menfaatimize uygun olan taraf ile dostluk geliştirmek ve maksimum yarar sağlamaya çalışmaktır.
Enerji nakil hatları bölgedeki bir devletin kontrolüne bırakılamayacak ölçüde önemlidir. Yeni nakil hatları mutlaka yapılacaktır. Bunun projeleri bile ilgili devletler tarafından hazırlanmış olmalıdır. En azından mastır planları tasarlanmıştır. Bu nedenle statükonun devamından yanına olan devletler daha aktif bir şekilde değişimi engellemeye çalışıyorlar. Bazı Kurdlerin ve düşünce guruplarının zaaflarından yararlanıyorlar. Kurdistan’ın menfaati bazılarının kısa süreli çıkar ve arzularından önemlidir ve onların hatırına feda edilemez.
Kerkük, Kurdler için siyasi ve tarihsel nedenlerle önemlidir. Günümüzde ise yeni ekonomik düzenin gereği ekstra önem arz eden duruma gelmiştir. Son olay Kurdistan’ın gelecekteki ekonomik refahının peşkeş çekilmesi anlamına da gelmektedir. Proje büyüktür ve bundan yarar sağladığını sanan Kurdler ellerindekini de kaybedecekler ama bunun farkına vardıklarında çok geç kaldıklarını görmeleri çözüm için yeterli olmayacaktır.
Rojava é Kurdistan’da yaşatılan Başur’da da yaşatılmak isteniyor. Rojava’da Kurdlerin son 15 yılda büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri kazanımların çok daha azı için birkaç ayda dilenir duruma düştüklerini unutmayalım. Yaşananlar birkaç Kurdün merkezi devlet yapısında görev alması için mi yaşandı.
Kerkük ve Rojava’daki tutumu demokrasinin gereği gibi açıklamaya çalışan her Kurd gaflet içinde olduğunu görmelidir. Kurdlerin ve Dünyanın diğer milletlerinin buna izin vereceğini düşünenler ya ihanetin aparatılar ya da akıldan yoksunlar.
Hesaplar tutmayacak ve Kurdistan kurulacak. Rojava’da her şey tersine, Kurdistan’ın yararına, değişecek. Kerkük enerji nakil hatlarının merkezi olacak. Günümüzde küçük menfaatler peşinde koşan ailemizin bireyleri olan Kurdler de tarihimizin utanç sayfalarında yerlerini alacaklar.
Kurdler başka ülkelerde mevki sahibi olmaktansa kendi mahallelerinde muhtar olmayı tercih etmelidir. Bunun sağlayacağı getirinin garantisi var ama diğer şaşalı mevkinin garantisi yoktur.
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi
20/05/2026
[1] Bu süreye içinde ancak ön yatırım bedeli geri alınabilirdi. Diğer bir değişle bu süre içinde kazançtan fazla harcama yapılacaktı.
[2] Rezerv tespiti için 3 aylık çalışma yapılacaktı ve çıkan rezerve göre bu süre netleşebilirdi.
[3] Kerkük Valiliği bir Türkmen’e geçti. Daha sonra bir Arap’a geçecek.
[4] Irak Cumhurbaşkanlığı Anayasa gereği zaten Kurdlere aittir. Bunun başkaları ile pazarlık konusu yapılması düşündürücü olduğu gibi yakında Anayasa’nın 140. Maddesini de anlamsız kılma riskini taşıyor.
[5] Sanayide gelişmiş ülkeler.

