HEWLÊR: BİR HALKIN HAFIZASI, UMUDU VE YARINI

Hewlêr’e Giden, bakan bir insan yalnızca büyüyen bir şehri görmez. Orada bir halkın acılarını, direnişini, umutlarını ve geleceğe dair inancını da görür.
Bu kadim şehir, yüzyıllardır ayakta duran kalesiyle yalnızca taşları değil, Kürt halkının hafızasını da taşımaktadır. Nice savaşlar, sürgünler, yasaklar ve acılar gördü. Nice annelerin gözyaşlarına, nice gençlerin hayallerine tanıklık etti. Ama hiçbir zaman umudunu kaybetmedi.
Saddam döneminin karanlık yıllarında Kürtler büyük bedeller ödedi. Köyler yakıldı, insanlar göçe zorlandı, Halepçe’de çocuklar ve kadınlar kimyasal gazlarla hayatlarını kaybetti. Enfal’in acısı hâlâ Kürtlerin yüreğinde taze bir yara olarak yaşamaktadır. Fakat bütün bu acılara rağmen Kürt halkı diz çökmedi; yeniden ayağa kalkmayı bildi.İ
Bugün Hewlêr’in geniş caddelerinde yürürken, yükselen binaların ardında sadece ekonomik bir gelişme değil, bir halkın yeniden var olma mücadelesi görülür. Sadece beton binalar değil, tarım ve hayvancılığa da önem artmakta. Erbil'in etrafına 92 km çapında 2 km genişliğinde bir yeşil kemer ile Erbil daha çok oksijene kavuşup binlerce ton da karbondioksit absorbe edecek.
Eğitimde de büyük atılımlar yapılmaktadır üniversite ve yüksekokul ile....Federasyon sistemiyle elde edilen kazanımlar, Kürtlerin kendi kimlikleriyle, kendi dilleriyle ve kendi kurumlarıyla yaşayabilmelerinin önünü açmıştır.
Hewlêr’in en güzel yanlarından biri ise insanıdır. Misafire açılan kapılar, uzatılan dost eli ve içten bir tebessüm, bu toprakların en büyük zenginliğidir. Kürt kültüründe misafir yalnızca gelen kişi değil, aynı zamanda saygı ve sevginin emanetidir.
Elbette halkın beklentileri de vardır. Verilen sözlerin tutulmasını, adaletin güçlenmesini, gençlerin daha fazla iş ve fırsat bulmasını istemektedir. İnsanlar yapılan hizmetleri görürken, vaatlerin tamamının hayata geçmesini de beklemektedir. Çünkü gerçek kalkınma yalnızca betonla değil, güvenle, adaletle ve halkın refahıyla mümkündür
Bugün Hewlêr, geçmişin acıları ile geleceğin umutları arasında dimdik duran bir şehirdir. Bu şehir, Kürt halkının iradesinin, direncinin ve yaşama tutunma kararlılığının sembolüdür.
Dileğimiz odur ki; Hewlêr’in ışıkları sadece binaları değil, Kürt halkının yarınlarını da aydınlatsın. Acıların yerini huzur, ayrılıkların yerini kardeşlik, kuşkuların yerini ise güven alsın. Çünkü bu halk, uzun yıllar boyunca ödediği bedellerin karşılığında barışı, refahı ve onurlu bir yaşamı fazlasıyla hak etmektedir.
Dileğimiz; Kürdistan Bölgesi’nde hükümetin bir an önce kurulması, kurumların daha etkin ve şeffaf işlemesi, halkın beklentilerine cevap verecek bir yönetim anlayışının güçlenmesidir. Çünkü güçlü kurumlar, güçlü bir toplumun ve kalıcı istikrarın temelidir.
Aynı zamanda bölgesel güçlerin, özellikle de İran’daki molla rejiminin, Hewlêr’in ve Kürdistan Bölgesi’nin kaderi üzerinde baskı kurma ve yön verme çabalarından vazgeçmesi gerekir. Kürt halkı artık başkalarının hesaplarının değil, kendi iradesinin belirleyici olduğu bir gelecek istemektedir.
Hewlêr’in ihtiyacı olan şey müdahaleler değil; huzur, istikrar, kalkınma ve halkın özgür iradesine duyulan saygıdır. Bu kadim şehrin geleceği, dış baskılarla değil, kendi halkının alın teri, birikimi ve demokratik tercihleriyle şekillenmelidir.
Çünkü Kürt halkı, onca acıdan ve fedakârlıktan sonra, artık başkalarının vaatlerine değil; barışa, adalete, güçlü kurumlara ve kendi geleceğini özgürce belirleme hakkına kavuşmayı hak etmektedir. Hewlêr’in ışıkları ancak o zaman bütün Kürdistan’a umut olmaya devam edecektir.

