Ali Kemal Yıldırım

Ali Kemal Yıldırım

Yazarın Tüm Yazıları >

Amasya Beyliği üzerine yazan Murad Cıvan’ın özensizliği hakkında

A+A-

Yakın zamanda ‘’Rum Selçuklu ve Beylikler Döneminde Anadolu’da Türkler, Kürtler ve Moğollar’’ başlıklı kitap çalışmamın, Istanbul Kitap Fuarı için hazırlanan sayıdan kısmı Doz Yayınları arasında yayınlandı. Yakın zamanda daha geniş baskısı yapılacaktır.  Söz konusu çalışmam sırasında, aşağıdaki yazıyı hazırladıysam da kitapta yer vermedim. Ancak yine de, önemli hatalar barındırması nedeni ile,  Murad Cıvan’ın yanıltıcı özensizliğini bir şekilde kamuoyu ile paylaşmanın yararlı olduğu kanaatine vardım.

Ali Kemal Yıldırım

Karamanlılar ile ilgili bu yazı iki sene önce yazıldı. Amasya Kürt Beyliği hakkında bölüm yakın zamanda eklendi. Daha önce yaptığım üç kitap çalışmasının yayınlanmasını beklediğimden, başka bölümleri de içeren bu çalışmayı iki ayrı kitap olarak tasarlayıp beklemeye aldım. Bu süre zarfında 2024 yılı içinde Mûrad Cıvan’ın; kendi blogunda da yayınladığı  iki bölümden oluşan  ‘’Emarata Kurdan a Amasyayê ya Serbixwe’’ başlıklı Kürtçe dilindeki çalışmasına rastladım. Bu çalışmada gelişmelerin eski bir ‘’Marxist’’ tarafından, “Daru’l Harb/Kafiristan’’ ve ‘’Daru’l Îslam’’ ekseninde Cihadçı terminoloji ile açıklanmış olması, böylesi bir çaba için bir  şanssızlık olmuştur. 

Civan’ın sözkonusu yazısında Amasya ve Sivas yöresindeki önder konumunda olan şahsiyetlerin  akrabalık ilişkileri hakkında hiç de  özenlli davranılmadığını söylemem gerekiyor. Örneğin, o, Şadgeldi Bey’in  Hacı Kutlu Şah’ın oğlu olduğunu şu sözcükler ile ifade eder:

Kurê Hecî Qûtlû Şah ê bi navê Hecî Mîrî yê ku Tirk jê re dibêjin Hecî Şadgeldî jî di dewra desthilatdariya xwe de serbixweyiya vê Emareta Amasyayê ragihandiye.[1]

Yukarıdaki pasajı Türkçe çevirisini de verelim:

Hacı Kutlu Şah’ın; Hacı Miri adını da taşıyan, Türkler’in Hacı Şadgeldi olarak isimlendirdikleri oğlu, kendi egemenliği döneminde Amasya Emirliğ’nin bağımsızlığını ilan eder.

Oysa ben, bu hususta Şikari’de böylesi bir bilgiye rastlamadım. Buna karşılık, Abdizâde Hüseyin Hüsâmeddin Efendi’nin verdiği bilgilerden Şadi Beg’in Nurettin Kutlu Bey’in amcası olduğunu gördüm. Anlaşıldığı kadar Murad, Hacı Kutlu Şah ile Nureddin Kutlu Bey’in aynı kiişiler olduğunu sanmaktadır. Hüsâmeddin Efendi’nin verdiği bilgilerde Nurettin Kutlu Beg, Şadi Beg’in kardeşi  Emîr Cemaleddin Firuz Beg’in oğludur:

Nureddin Kutlu Beg, vezir-i meşhûr Şemşeddin Mahmud Tuğraî bin Baba İlyâs’ın mahdûmu Emîr Cemaleddin Firuz Beg’in oğludur. Birâderleri İlyâs ve Mes’ûd Begler’dir. Mahdumları Alaeddin Ali Şâh ile Hayreddin Halil Beg’i Eretna Beg’in nezdine göndermişdi.[2]

Murad, Sivas Beyi Hacı Bahaeddin’in, Konya savunması sırasında Siyavuş ve ittifaköısı güçlerce katledildiği iddiasını şu sözler ile dile getirir:

dawiya dawîn jî di buyera Cîmrî de ji bal Qeremaniyan ve di dema parastina bajarê Qonyayê de hatiye kuştin. Kurê wî yê bi navê Mend[o]/Mende Şah ku tirk jê re dibêjin ”Menteşa” ketiye şuna wî. Emîr Sewahîl Mende Şah Beg gava Dewleta Selçûqiyên Romê ji bal Moxoliyan ve hat hilweşandin serxwebûna emareta xwe bi navê Emareta Mendeşahîyan (Dewleta Menteşayiyan) îlan kir û li peravên Egeyê bû dewleteka serbixwe ya kurdan; xwedan ordî û hêzeka deryayî ya xurt bû.

 Kısacası Murad, Sivas Beyi Hacı Bahaeddin’in Konya’yı almak için saldıran Karamani Mehmed ve Kalenderi Dervişi Siyavuş (Cimri) güçleri tarafından öldürüldüğünü iddia eder.

Aşağıda Şikari metinlerine ait alıntıda da görüleceği gibi, diğer adı Hacı Bahadır olan, Hacı Bahaeddin Kürd; Murad’ın iddia ettiği gibi öldürülmek bir yana, Konya’nın Siyavuş tarafından alınması sonrası  Karamanoğlu tarafından vezir yapılır:

Mevlânâ ‘Âr›z(›) vezir eyledi. Hacı Bahâdır’ı vezir eyledi. Melik Arslan’ı vezir eyledi. Mahmud Pâşayı vezir eyledi. Turğud ve Bayburd ve Kaya ‘İmâdeddin(i) on dört bin Türkmâna serdâr eyledi. Bolkar, Ayd›n, Gülnâr ‘askerine, Hamîd ve Kosun ve Kürd kâfirden ‘Alâüddin’den otuz bin cebe ve zrrh kalmış idi. Ermenâk kal’asında idi. Getürüb ‘askere üleşldirdi. [3]

Aynı kaynak da,  Karamanoğlu Mehmet’in, Siyavuş ile birlikte, Konya’yı ele geçirdikten sonra Ermenek (Ermedsun) ile birlikte Sivas’ı da tekrar Hacı Bahâdır’a verdiğinden bahsedilir..[4]  Şikari Karamanoğlu Mehmet,’in Sivas’ın ele geçirilmesi sonrası ‘’bir nice diyâr-ı Menteşa’’ya, yani Bahaeddinoğlu’na  verdğini belirtir.  [5]

İbni Bibi; Konya’da yapılan geniş çaplı yağma dışında, Melik-i Sahil Bahâ’ü-din’in katledildiğini belirtir.[6]  Bu şahsiyet, Şikari’nin; Karaman Beyi tarafından, beyliğinin başlarında, öldürülen Hacı Begler ile aynı şahsiyet olabilir. Ancak bu öldürülen kişi, Sivas Beyi Hacı Bahadır’dan (Hacı Bahaddin)  farklı bir kişiliktir; zira Hacı Bahaddin daha sonraki gelişmelerde önemli bir aktör olarak yaşamaya devam eder. Hacı Begler selçuklu saflarında, Kürt Hacı Bahaeddin ise, oğlu Menteş ve Eşref Bey ile birlikte , Konya’nın alınması dahil, çok sayıdaki olayda Karamanlılar safında yer alır.

 Şikari’nin anlatımlarından, Kürt Hacı Bahaeddin’in elindeki topraklar daha önceleri Karaman beyi tarafından  alınmışsa da, Karamanlılar’ın egemenliğinin kabulü ve sonrası gelişmeler  ile, Sivas’ın kendisine  iade edildiğini anlıyoruz. Sivas Kürt Beyi Hacı Bahaeddin’in nasıl öldüğü hususunda  Şikari’de bir bilgiye rastlamıyoruz. Amasya Emiri olarak gördğümüz diğer Emir Bahaeddin Kürt Beg 1341yılında yaşamaktadır. Dolayısı ile bu kişi ile, 13. Yüzyılda öldürülen Melik-i Sahil Bahâ’ü-din aynı şahsiyetler değidirler. Aktardığımız kaynaklardan  üç ayrı Hacı Bahaeddin olduğu sonucu çıkmaktadır.

Claude Cahen’in verdiği bilgiye göre, Sahillerin Kralı olarak adlandırılan Bahaddin (Bahã al-Dĩn), oğlu Fakhr al- Dĩn ile birlikte, Germiyanlıları desteklemek için girdiği savaşta, Konya’nın Kuzeybatısında Altuntaş’da öldürülür. [7]

O zaman sözkonusu Kürdistan ordularının başı Sivas Beyi Bahaddin değilse kimdir? Onun ‘’Sahillerin Kralı’’ olarak adlandırılması kısmen açıklayıcı olabilir, zira ‘’sahiller’’ Sivas’ın hayli uzağında bulunmaktadır. Claude Cahen onun bir başka ismi olarak, Bahã al-Dĩn (Bahaddin) Kutluşah adından bahseder.[8]

Murad, Heci Kutlu Şah ile Nurettin Kutlu Şah’ın aynı şahsiyetler olduğunu sanır. Emir Bahaddin Kürt Beg’in;   Kutlu Şah,  Doğan Şâh, Kazan Şâh isimli oğulları bulunmaktadır. Bu Kutlu Şah ile Emîr Cemaleddin Firuz Beg’in oğlu Nurettin Kutlu Şah  farklı kişliklerdir. Hacı Kutluşah ile Amasya hükümdarı Şadi Beg’in yeğeni olarak faaliyet gösteren Nurettin Kutlu Şah ve Emir Bahaeddin Kürd Beg’in oğlu Kutlu Şah, ayrı farklı kişiler olarak göze çarpıyor.  Dolayısı ile Karaman ve Amasya beyliği döneminde belki de üç Kutluşah var idi. Şikari, Haci Kutlu Bey’den kimi zaman Moğol, kimi zaman ise Kürt Beg’i olarak bahseder. Hacı Kutlu Bey’in faaliyette bulunduğu dönem daha erken devirlere rast gelir.

  Konya’nın alınması sırasında İbn Kürd’in yanında olan Hacı Kutlu Şah, genellikle Moğol ordularının komutanı Moğol Beyi iken, [9]  bir seferinde Kürt ordularına da komutanlık yaptığından ‘’Kürt Begi’’ [10]olarak da anılır. Onun İsmail isimli kardeşi sürekli olarak Moğol beyi olarak tasvir edilir.  Hacı Kutluşah bir ara Nevşehir’de  ikamet etmektedir. (Bir başka ‘’Kutlu’ ismini Osmanlı saflarında görüyoruz. Kutlu’nun ismi, Timurtaş ile birlikte; ‘’Tekfür-i Konstantin’den iki kâfir begi’ arasında sayılır.)[11]

Kürtçe yazmak özensizliği haklı çıkarmaz. Kürtçe yazmak iyidir, ancak bu eleştirilerden korunma gibi bir amaç taşıyorsa yararlı değildir. Bu ve benzeri yanlış okumalar nedeni ile, Şikari’yi geniş ölçüde özetlemiş olmakla iyi bir şey yaptığım kanaati bende daha da güçlendi. Şikari böylece farklı değerlendirmeler ile hak edeceği yere oturmuş olacaktır.  Umarım yanılmıyorumdur?

Siyavuş’a verilen ‘’Cimri’ adı Moğol hakimiyetinin bir ürünüdür. Moğol işgaline karşı çıkması nedeni ile Karaman Mehmed, Menteş, Eşref, Sivas Kürt Beyi Bahaddin ve Siyavuş, sonradan yenilmelerine ragmen, tarihin haklı tarafında yer alırlar. Söz konusu Moğol işgali sonucunda Pervane gibi Kürt/Deylemi  vezirler  idam edilirler. 1256 yılında Hülagu’nun emri ile Moğol komutanı Baycu Küçük Asya’yı tekrar işgal etmeye başlar. Moğol desteğine sahip olan kardeşi Rüknettin’e karşı Bizanslılar ile ittifak içinde olan İzzeddin Keykavus, bu ittifaka başta Kürtler olmak üzere, Türkmen ve Arap göçebeleri de katar. Rum komutan Palaelogus komutasında, Keykavus’un güçlerini de barındıran birleşik ordu,  Aksaray yakınlarında Moğol komutan Baycu tarafından yenilgiye uğratılır. Harput idarecisi olan Ezidi lider Şerafettin, Kemah önlerinde Moğollar ile yapılan savaşta öldürülür. Kaynaklar Malatya’da da başka bir Hakkarili Şerafettin’in varlığından bahsederler. Romain Thurin,  yeni bir ordu kuran İzzeddin Keykavus’un  bu orduya Kürtlerden iki farklı Şerafeddin’I komutan olarak atadığını belirtir:

 Murad’ın isim konusundaki  tercihi çatışmaları Daru’l Harb/Kafiristan’’ ve ‘’Dar ül Îslam’’ekseninde açıklıyan devletlilerin tavrı ile uyuşuyor. Bu yön, ile Murad bir muhalif yazar olmaktan ziyade  ‘’devletli’’ bir profil çiziyor. İnsan siyasi tercihlerde özgürdür; ancak tarihçilik iddiasında bulunan bir kişi ‘’keyfi’’! davranamaz.  

Yazıyı uzatmıyacağım. Konu hakkında çok daha geniş bilgi, kitap çalışmama yer almaktadır.

Haziran 2025

GÜNÜMÜZE İLİŞKİN EK: Kürt Tarihi, genellikle, çevre devletlerin tarihlerinin bir alt kolu olarak sunulur. Bu durum Kürtlerin kendisi olmasını ve fikri bağımsızlığını olumsuz yönde ertkilemektedir. Son elli sene Kemalizm tartışmalarına hasredildi. Bütün dikkatlerin bu alana yoğunlaşması/yoğunlaştırılması nedeni ile, Osmanlı ve Arap egemenliği döneminde Kürt varlığına işilşkin hassas süreçler gölgede kaldı. Şimdilerde, bu boşluklardan yararlanılarak, hakikate karşı  organize bir çökertme hareketi başlatıldı. Buradaki asli amaç, güven bunalımı yaratarak Kürtlerin bağımsız düşünme potansiyelini dumura uğratmaktır. Bilimin ‘’Kurucu Lideri’’ olmaz, olamaz. Bilimde tartışmaya açık tezler olur. Yukarıdakii yazıyı bilimin ve  yukarıda bahsettiğim kitabın bağlamı içinde okumak gerekmektedir.

28 Aralık 2025

 

A book with a picture of a person riding a horse AI-generated content may be incorrect.

 

[2] Abdizâde Hüseyin Hüsâmeddin Efendi, Amasyatarihi3.pdf, cilt 3,  s. 11

[3] Şikârî Karamannâme [ Zaman›n kahramanı Karamanîler’in tarihi ] haz›rlayanlar Metin Sözen, Necdet Sakao¤lu; s.123

[4] S.56

[5] Age; s.57

[6] İbni Bibî Selçuknâme,  çeviren Mükrümin Halil Yinanç, Kitabevi; s.245-246

Kitapta Melik-i Sahil Bahâ’ü-din’in diğer ismi Ba’dehü nâ’ibi Melikü’s-Sevâhil Bahâ-ü’-din olarak aktarılmaktadır

[8] Age; s. 229

[9] Şikârî Karamannâme [ Zaman›n kahramanı Karamanîler’in tarihi ] haz›rlayanlar Metin Sözen, Necdet Sakao¤lu, s.83

[10] Age; s. 92

[11] Age; s.176

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.