ABD Ortadoğu’dan Çekilecek / Savaşın Gerekçesi Ne Olacak
ABD ve Koalisyon güçleri Ortadoğu’dan çekilecek ve çekildi bilgisi toplumun gündemine pompalanmaktadır. Kolonyalist devletlerin kadrolu memurları ile görevli kurumların temsilcileri aralıksız bunu konuşuyorlar.
Yalan ve manipülasyonda sınır tanımamak bölgenin emperyal devletlerinin değişmez özelliklerindendir. Utanma duygusu kalmamıştır. Hararetle yaptıkları ve savundukları analizlerin birkaç dakika içinde boşa düşmesi onları rahatsız etmez. Onlar için önemli olan kendilerinden istenenin eksiz yapılmasıdır. Görevleri budur.
Kurdler iki yüz yıldır sömürge statüsündedir ve ağır baskılar altında yaşamaktadır. Direnişlere rağmen kayda değer kazanım elde etmiş değiller. Zaman zaman katliamlara maruz kalmaktalar. Bu nedenle özgürlük için aceleleri vardır. Tek başlarına bölgenin emperyalist devletleri ile başa çıkmada yeterli güce sahip değiller.
Uluslararası hukuk yönünden haklı olmaları nedeniyle başka milletlerin desteğini görmeleri güçlü olasılık olup zaman zaman bunun etkileri devreye giriyor.[1] Yeni kurulan dünya düzeninde ekonomisi gelişmiş olan ülkelerin de Kurdistan’a ihtiyacı var. Kurdistan’a hazırlar ama Kurdlerin de buna gerek örgütsel gerekse düşüncede hazır olmaları gerekiyor.
ABD’nin Irak’tan çekilmesi kararı ve uygulamaya sokması sonrası oluşan moral bozukluğu Kurdlerin kendi güçlerine yeterince güvenmemesinin belirtisidir. Bunu etkileyen iki unsur vardır.
- Kolonyalist devletlerin ve memurlarının yarattığı gündemin etkisinde kalmalarıdır. Kurdler onların söylediklerine önce yalan gözü ile bakmalı, sonra ret etmeli ve en sonda şüphe ile bakmalıdır. Söylemlerinin doğru olabileceği varsayımı ile olaylara yaklaşıldığı anda onların tuzağına düşülmüş olur.
- Savaş ve kavgalar ile çıkar çatışmaları zevk için yapılmaz. Devletlerin tutumları analiz edilirken dünya düzeni ve şekillenmesi ile oluşan çıkar kavgaları mutlaka göz önüne alınmalıdır. Egemenlerin ve yandaşların analizlerinin ve öngörülerinin dışına çıkıp Gelişmiş ülkelerin beklentileri ve yönetim sistemi iyi analiz edilerek sonuçlar çıkarılmalıdır. Bu konuda eksikliğimiz ne yazık ki hep karşımıza çıkıyor.
ABD ve koalisyon güçleri mutlaka bir gün Irak’tan, dolayısı ile Başur é Kurdistan’dan çıkacaktı. Bu tarih iki yıldır biliniyordu. Bunun doğuracağı sonuç için Peşmerge güçleri ve Kurdistan Hükümeti gerekli tedbirleri ve hazırlıkları yapmamışlarsa hata yapmışlar. Kek Mesud’un son açıklaması beni rahatlattı diye bilirim.[2]
ABD ve diğer ülkeler bildiğimiz veya bilmediğimiz nedenlerle pozisyon alıyorlar düşüncesindeyim. Bunu açıklamamaları normaldir.[3] Kendileri ile iş birliği içinde olan devletlere de mutlaka tam bilgi vermemişlerdir.
Dünyada tüketim aşırı artacak. Teknoloji firmalarının ekonomideki payı bir süre daha artacak ama yakın süreçte normal seviyesine gerileyecektir. Artan tüketim doğal olarak üretimde artışı zorunlu kılacak.
Yeni düzende enerji arzı ile lojistik şimdikinin üzerinde öneme sahip olacağı gibi bunların güvenliği yüksek seviyede üretim ve ticaret için hayati önemdedir. Gelişmiş ekonomiye sahip ülkeler bu riski göze almazlar. Sorunlu ülkelere güvenip hareket etme zamanı da değildir. Sorunlu ülkeleri ve onların vekil güçlerini hizaya getirmek zorunda olduklarını biliyorlar. Onların devlet aklı öyle çalışıyor ve kararları şahıslara bırakmayacak kadar kurumsallaşmıştır.
Gerek lojistik gerekse de enerji arzı için Ortadoğu’nun istikrarı ve kontrolü dünyanın ekonomisini yönetenlerin vazgeçilmezi durumuna gelmiştir. Enerji kaynaklarının sömürülmesi ikinci plana düşmüş durumdadır.
Batının Ortadoğu ve Yakındoğu planı yeni değildir ve bazılarının beklediği gibi kolay değişmeyecektir. Emperyalist devletlerin eski planlarından da farklılık gösteriyor. Dünya ticaretini etkileyen bir konuma gelmiştir.
İsrail’in güvenliği dünyanın her yerinde parayı elinde tutanlar için önemlidir. Bunlar İsrail devletini güvenilir liman olarak görüyorlar. Ellerindeki olanakları İsrail’in korunması, güvenliği ve korunmasının sürekliliği için devreye sokmaya hazırlar.
ABD Ortadoğu’yu yakın zamanda terk etmeyecek. Göstergeleri çok fazladır. Siyasi nedenlerin yanında ekonomik göstergeleri de vardır. Bunların bazılarını şöyle sıralamakta yarar vardır.
- Bölgeyi istikrarsızlaştıran ve yine de bölgenin emperyalist emeller peşinde koşan devletlerin paramiliter ve vekil güçleri ortadan kaldırılmış değildir.
- Uzun vadeli ticari anlaşmalar yapılmıştır. ABD kendi şirketlerinin güvenliğini sağlamayacağı yerlerde sözleşme yapmasına izin vermez.[4]
- İran Savaş kaybedilmiş değildir.[5]
- Zengezur Koridoru basit bir olay değildir.[6] ABD’nin çekilmesi bunun arkasındaki projeyi devreden çıkarır.
- İsrail’in güvenliği henüz garantiye alınmamıştır.[7]
- Geleceğin enerji aktarım hatları yapılmış değildir. Bunların anlaşmaları sonuçlanmış değil ve devreye sokulmaları daha zaman alacak.[8]
- Erbil Konsolosluğu diğerlerinden gerek ölçek gerekse de işlev bakımından farklıdır Bunun yapılma nedeni görmezlikten gelinmemelidir.
- ABD ayrılmadan önce meşru ve muhatap alınacak kurumların etkinliğini beklemek zorundadır. Peşmerge’nin birleşmesi[9] bir işaret olarak algılanmalı.
- Suriye belirsizliğe bırakılamayacak kadar önemlidir. Mevcut durum sürdürülebilir değildir. Bu durum şimdilik bir zorunluluk olarak kendisini dayatmış olabilir ama çok şeyin değişeceğini biz tahmin ediyoruz da onların devlet aklı görmüyor mu?
ABD’nin Irak’tan çekilmesi çevre ülkeleri de etkileyecek ama en çok Kurdleri etkileyecek. Olumsuz etkileri olmakla beraber olumlu yanları da olacak. Kurdler varlıklarının devamı için etkili yapılanmalara gitmek zorunda kalacaklar. Sömürgeci devletlerin kuyruğuna takılmazlar ise kısa sürede beklentinin üzerinde kazançlı çıkabilirler.
Bölge devletleri seviniyor ama bu sevinç kursaklarında kalacak. Rahat saldıracaklarını ve mevcut statüyü yıkabileceklerini sanıyorlar. Belki bir süre için kısmen tavizler de koparabilirler. Güney Batı Kurdistan’da[10] bir süreliğine istediklerinin fazlasını aldılar ama her zaman Ziya Gökalpler ve müritlerini bulamazlar.
Başur é Kurdistan’da herkes tarafından kabul edilen meşru hükümet ve kurumları vardır. Saldırı olması halinde dünyanın sessiz kalma şansı yoktur. Böyle bir durumda dünyaya korunma talebini iletecek irade de vardır.[11] Çağrının karşılıksız kalmayacağını olası saldırganlar iyi biliyor.
Dünyanın oluşan yeni düzeni İran ve Türkiye’ye güvenini kaybetmiştir. Devletler arası meşru statünün de bir sınırı vardır. Bunlar anti-Kurd için her türlü ekonomik tavizleri de vermeye her koşulda hazır olmuşlar. Başka ülkeler için bu şimdiye kadar cazip gelmişti ama verebileceklerinin de sınırı gelmiş bulunmaktadır.[12]
ABD’nin Irak’tan askerini çekmesine sevinmesi veya üzülmesi gerekenler Kurdler olması gerekirken aşırı sevinen sahte demokratlara ne oluyor. Emperyalizm karşıtlıkları sadece göz boyasıdır. Irak’tan çekilen askerler nereye gidiyor. Ona bakmaları işlerine gelmiyor. Bir kısmı Türkiye’ye geliyor. Biraz ahlakları varsa buna itiraz etsinler.[13]
Yeni Ziya ve onu takip eden müritler neden seviniyor. Onu anlamak düşünsel olarak mümkün değildir. Anlaşılıyor ki sevinme emri yüksek yerden geliyor.
Kurdlere çağrımdır: BİRAZ SABIR VE KURDİSTAN DÜŞMANLARINA İNANMAYI BIRAKALIM.
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi.
04.09.2026
[1] HTŞ ile ortaklığı esas alanlar Rojava’da Kurd katliamını önledikleri söyleye dursunlar. Uluslararası itiraz olmasaydı son iki yılda ciddi Kurd katliamı yapılmış olacaktı.
[2] Açıklamaya Türk basınında yer aldığı gibi değil orijinaline bakmak yararlıdır. Anlamsız bir meydan okuma değil tedbirlerin alındığı anlaşılmaktadır.
[3] Verilen kısa bilgiler ve zorlamadan dolayı da Peşmergenin birleşmesinin hızlanması olasılıklar içindedir.
[4] https://www.rupelanu.org/110-milyar-dolarlik-enerji-antlasmasi-aclikla-terbiye-etme-anlayisina-karsi-adimlarda-1682yy.htm
[5] https://www.rupelanu.org/abd-ve-iran-anlasti-ne-olacak-2145yy.htm
[6] https://www.rupelanu.org/zengezur-koridoru-degisen-dengeler-sonucu-abdnin-toprak-sahibi-olmasi-1741yy.htm
[7] https://www.rupelanu.org/abd-iran-anlasmadi-neyin-habercisi-2018yy.htm
[8] https://portal.netewe.com/turkiye-irak-petrol-boru-hatti-anlasmasi-iptal-etme-siyasetinin-arkasi/
[9] Keşke telkinler olmadan Kurdler bunu yapsaydı.
[10] Çok kullanılan adıyla Rojava.
[11] Güneybatı Kurdistan’a saldırı başladığından Kurdlerden oluşan güç ve yapı dünyaya kendilerini katliamdan korumaları için çağrı yapsaydı sonuç farklı olurdu. Ne yazık ki onlar bunu yapmadılar.
[12] Unutmayalım. Bankalar tahsil edeceğine inandığı sürece borç tahsiline gitmeden yeni borçlar vermeyi önceliklerine alırlar. Tahsilat yapabileceklerinin sınırını aştıkları anda borçluya karşı canavarlaşırlar.
[13] Bırakalım Ufuk Uras ve Benzerleri çatlasın. Devşirmeler devleti bilerek veya bilmeyerek kadrolu olanların ifşa olmasını göze almış ama bazılarının hala haberi yok.

