Ali Buran

Ali Buran

Yazarın Tüm Yazıları >

Gelin Küçük Hesapları Bırakalım, Kürdistan Devletimizi Kuralım

A+A-

M. KEMAL: Kürdistan yeraltı ve yer üstü zenginliklerle doludur. Herkesin gözü bu bölgede. Ancak şimdilik bizim Musul'la ilgili bir hakkımız yok ve söz sahibi değiliz diyor. (Aralov, Anılar, 1923) 

Günlük kısa vadeli örgüt ve kişi çıkarlarını bir yana bırakalım, gelin birlikte özgür ve bağımsız Kürdistan için çalışalım. Ülkemiz Kürdistan bin yıldır kan emci sömürgeci devletlerin ekonomik, siyası ve askeri işgal altındadır.

Irak, Osmanlı Devleti'nin çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir. Tarih içinde daha önce yaşamış bir Irak devleti veya bir Irak halkı olmamıştır. Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı Irak kelimesiyle isimlendirilmesinden olduğu söylenir. Bu konuda diğer bir görüş de Irak adının, eski bir Sumer şehri olan Uruk’tan geldiğini öne sürer.

Şiiler Güney Irak'ta yaşarken, Bağdat civarında Sünni Araplar, Kuzey Irak’ta ise Kürt ve Türkmen nüfus yaşamaktadır. Irak'ta çok önemli petrol yatakları mevcuttur. Suudi Arabistan'dan sonra dünyanın en büyük ikinci petrol rezervine sahip ülkesidir.

Irak, dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan Aşağı Mezopotamya bölgesinde kurulmuş bir devlettir. Bugün Irak, Orta Doğu’da yer alan stratejik mevkisiyle, sahip olduğu petrol rezervleri ile Körfez’in önemli ülkelerinden biri durumundadır.

Irak uzun yıllar İngiltere’nin hâkimiyeti altında kaldı. İngiltere'nin Orta Doğu'dan tamamen çekilmesi ile bu bölge üzerinde ABD başat güç olmaya başlamıştır. Soğuk Savaş sonrası Orta Doğu’da etkisini arttıran ABD’nin Irak'a özel bir politik ilgisi vardır.

Yakın dönem Irak tarihinin ABD tarafından şekillendirildiğini söylemek mümkündür.

Türkiye geçmişte MUSUL ve KERKÜK üzerinde hak iddia etmiştir. 1924’te İsmet PAŞA ile Dr. Rıza NUR'un Türkiye adına delege olduğu LOZAN Anlaşması’ndan sonra bizzat M. Kemal’in onayı ile Irak (İngiltre)'a bırakılmıştır. Bu dönemde Büyük Kürt önderi ŞEX Mahmut BERZENCİ (HAFÎ) İngilizlere karşı uzun süre direnmesine rağmen ne yazık ki başarılı olamamış ve İngilizler, Arap Krallığı ve Türkiye'nin iş birliği sonucu ŞEX MAHMUT idam edilmiştir. Bu dönemle ilgili bir not düşmek istiyorum. 1924’te Sovyet Ankara Büyükelçisi S. ARALOV anılarında,  M. Kemal ile yaptığı bir söyleşiyi şöyle özetliyor:

S.ARALOV: Paşa Hazretleri Musul Kerkük ve Kürt sorunu ne olacak?

M. KEMAL: Kürt ve Kürdistan sorunu çok önemli. Kürtler bizimle Çanakkale'de savaştı bizi yalnız bırakmadı. Biz Türkler, Kürtlerin iyiliği altında kalmamalıyız. Ben Padişah ve Damat Ferit PAŞA'YA dedim ki, ''Irak'ta Kürtlere yardım edelim.''  Fakat onlar Arap Şeyh ve Krallarıyla iş birliği yaptılar.

S. ARALOV: Peki Musul, Kerkük ne olacak?

M. KEMAL: Kürdistan yeraltı ve yer üstü zenginliklerle doludur. Herkesin gözü bu bölgede. Ancak şimdilik bizim Musul'la ilgili bir hakkımız yok ve söz sahibi değiliz.

Şimdi gelelim yüz yıllardan beri Kürt ve Kürdistan'ın bütün servetini paylaşan bu devletlerden biri olan Türkiye’ye: zaman, zaman yeniden Kürdistan'ın diğer bir parçası olan GÜNEY Kürdistan üzerinde hak iddia ediyor; hatta bazen Türkiye ile Irak sınırının yeniden çizilmesi gerektiğini gündeme getiriyor, sözde bilim adamları ve akademisyenler vasıtasyıyla bu konuyu  gündemde tutmaya devam ediyor. Son günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘tarih dersi vermesi’ de cabası!

Ne ilginçtir ki, hırsızlar zorla gasp ettikleri Kürdistan'ın tüm varlıklarını ev sahibi olan Kürtleri inkar ve imha ederek yeniden ganimet olarak paylaşmaya yelteniyorlar.

26 Ekim 2007’de CNN’de, Eğrisi Doğrusu (Gerçi programın doğrusu yok ya) adlı, Taha AKYOL'un hazırlayıp sunduğu programına çıkan Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK, sınırların yeniden çizilmesi hakkındaki soruya şu yanıtı veriyor: ‘Akademisyenler bilim adamları görüş bildire bilirler, fakat ben bakan olarak bu konuda konuşmam. Çünkü konuşursam diyecekler haaa!! Bak Türkiye'nin gözü Irak'ta var.’ Sanki gözleri Kürdistan’da yokmuş gibi...

SADDAM döneminde niye böyle bir iddia ortaya atılmadı. Yıllardır Kürtler SADDAM'la mücadele ederken Türkiye’den bakanlar bir avuç petrol ve üç-beş kuruşluk ticaret için SADDAM’ın ayağına gidiyorlardı.

Her halk, tarihsel ve sosyolajik olarak üzerinde yaşadığı toprakların sahibidir. İhtilaflı bölgelerde ‘sahip’lik konuşulacaksa, esas alınması gereken ölçü budur. Öncellikle Kürtler bu konuda ısrarlı olmalıdır.

Çerkez asıllı Taha AKYOL bu sınırlarla ilgili TC’ye katkısı olsun diye  öylesine kafa yormuş ki; 1926 de bir ESTONYALI diplomatın Türkiye ve Irak sınırını çizdiğini keşfedip yazıyor. Kürtler ne çekmişlerse bu DEVŞİRMELERDEN çekmişlerdir. Yani başımızda taşıma su ile devlet kuran veya kurmak isteyenler var iken ve bütün dünya bu gün Kürtlerin devlet kurma hakkını savunurken, Kürtler küçük hesapları bırakmalı Bağımsız Kürdistan’ın kurulması için birlik olmalıdırlar. Bu gün tarihi görevimiz budur. 28.10.2016

Bu yazı toplam 1170 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.