Hüseyin Akıncı

Hüseyin Akıncı

Yazarın Tüm Yazıları >

GEL BİRAZ DA SELO CANI KONUŞALIM LEYLA CAN

A+A-

Bak Leyla, gözün gözümün içine bakarak ”Hele anlat şu bizim Selo Can’a ne oluyor diye anlatmamı istiyorsun. Biliyor musun şayet birisi kendini anlatamıyorsa bir başkasının anlatımlarıyla o insan bir yere oturtulmaz. Keşke sessizliğin sesini oraya buraya eğip bükmeden kendini ilk önce kendine anlatsaydı.

Biliyor musun Leyla, Kürt siyaset arenasını dizayn eden siyasi cenahın en mükemmel tarafı, kendini kendine bile anlatmaktan zorlamasıdır!

Durum böyle olunca da, kafasındaki doğrular "şuna şu olmasın buna bu olmasın" olurlar her zaman olmazlara kurban edilir. Dolayısıyla düşünülen her doğru, ortalık karışmasın denilen düşüncenin basıncı altında eriyip gidiyor. Şimdi kalkıp gelmişsin "Hocam bu bizim Selo Can ne olacak?" diye benden bir şeyler duymak istiyorsun.

İnan ki Leyla, bu olan bitenleri  çok iyi bildiğimiz halde “Kendimiz değil de” bir başkasının söyleyeceği  doğrularla ortaya çıkmasını bekleriz hep... Çünkü herkes ve hepimiz, neyi nasıl doğru bulduğumuzu çok iyi biliyoruz ama illaki bir amayla önü kapatmış oluruz.  Sorun böyle olunca da Selo Can'dan tut hemen hepimiz  kendi doğrularımızı kendimize bile anlatmaktan aciz kalıyoruz.

Şimdi gelmiş bu kadar olağanüstü olaylarla Kürtlerin (demokratik )siyaset zemini  viran etmişken ’’Gelip Selo Can’a, ne oluyor ve neler olacak?"  diye meraklanıp soruyorsun. Bak Leyla, keşke Selo Can bu kadar vahim olanlardan önce, olabilirleri cesurca aklıselim mantığın masasına koyacak basireti gösterseydi. Biliyor musun bu coğrafyada hendek gibi  belirsiz bir çok olağan sorunlar yaşandı. Ve ne yazık ki herkes duymak istediği duyan kulağıyla kulak kabartıp sorunu karmaşık hale getirtı.

İnan ki Leyla, Kürtlerin siyasal mecrasında  yaşanmış yaşanmışlıkların hiç biri, duymak isteyen kulağın duyumlarıyla basite alacak  tarafı  yok.Yani anlayacağın hiçbir şey olmamışçasına Selo Can şöyle yapar, böyle düşünür gibi bir beklentiye girmek doğru değil bilesin. Zira senden benden önce Selo Can'ın hangi demokratik güç birliğiyle yada hangi düşünsel parametrelerle  yola çıkılacağını kendisi ortaya koymadıkça, Selo Can üzerinden, Kürtlerin genel demokratik hakaniyeti gelgitlere kurban olur gider.

İmkanım olsaydı  "şununla şurada, bununla burada kahvaltı yapar demokratik gidişatın ruhiyatına  katkı sunardım" diyen bir Selo Can var. Peki  bahsi geçen kahvaltıcıları bir kenara koysak bile, onlardan sonra gelecek on neslin gelişinden dahi umut ışığı olur mu diye Selo Can'a sorsan inan ki sus pus olur susar.

Dolayısıyla her şeyden önce Selo Can'ın neyi nasıl düşünüp hayata geçirmek istediğini cesurca ortaya koymalı bence.

Örneğin, Kürt halkının demokratik hakkaniyet karnesini bu halkın özlem ve arzularıyla mı doldurulacak?  Yoksa İyi Parti ve benzeri CHP’e gibi nasyonalistlerin güçlenmesine katkı sunan belirsiz gelgitlerle mi oynayacak? 

Yani anlayacağın Leyla, gerek Selo Can gibilerin,  gerekse sen ben gibi sıradan Kürt olanların sus pus kalışımızın gerekçeler var eyvallah; inan ki bahsi edilen gerekçelerin yarısından fazlası bir halkın kalıcı çıkarından çok, kendimizi oraya buraya pazarlama  yetmezliğimize göz kırpıyor.

Velhasılıkelam Leyla, Kuzey Kürtlerin sessizce umutsuzluğun kabuğuna çekilmenin birden çok sebep var. Takdir edersin ki, on yılların kazanılmış varların birçoğu, şuraya buraya savrularak, şu için bu için heba edildi! Anlayacağın,Kürt halkı gözardı edilmeyecek bir felaketle karşı karşıyadır desek yanlış söylemiş olmayız.

Ve bu felaket şu ya da bunun baskısı,  yada şunun bunun nasyonalizminin şaha kalkışın sonuçları değildir. Bu felaketin asıl sebebi Kürt halkının kendi siyasi öncülerine olan güvenin sarsılmasıdır...

Zira bir halkın başına gelen en büyük felaket, o halkın umutsuzluğa kapılma sendromu dur. Yani sözün kısası Leyla Can, doğan güneşe yüzünü çeviren her Kürt insanı, avuçlarını açıp, kendi hakkaniyetini partisel  çıkarın önüne koyacak asil damarın ortaya çıkmasını umut ediyor.

 

 

Bu yazı toplam 3148 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.