Mutabakatın Ötesinde: ABD-Peşmerge İlişkilerinin Geleceği

Mutabakatın Ötesinde: ABD-Peşmerge İlişkilerinin Geleceği

.

A+A-

Erbil'de yaşayan ve Kürt meseleleri konusunda uzmanlaşmış Hollandalı gazeteci ve analist Wladimir van Wilgenburg, ABD ile Kürdistan Bölgesi Peşmerge Bakanlığı arasındaki mutabakatın sona ermesiyle Washington-Peşmerge ilişkilerinin geleceğini analiz etti.

Van Wilgenburg’un analizine göre, 2022 yılında Peşmerge Bakanlığı ile ABD Savunma Bakanlığı arasında imzalanan Mutabakat Zaptı, Eylül 2026’ya kadar uzatılmıştı. Aynı tarih, Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (YNK) bağlı 70. Birlik ile Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) bağlı 80. Birlik dahil olmak üzere Peşmerge güçlerinin Peşmerge Bakanlığı bünyesinde tamamen birleştirilmesi için belirlenen son tarih olarak da öne çıkıyor.

BBC, 28 Ağustos’ta yayımladığı haberde ABD Savunma Bakanlığı’nın Kürt liderlere mutabakatın yeniden uzatılmayacağını bildirdiğini aktardı.

Kürdistan Bölgesi Peşmerge Bakanı Şoreş İsmail ise 7 Haziran’da Rudaw’a yaptığı açıklamada, mutabakatın uzatılmasını umduğunu söylemişti. Ancak analize göre Washington’un Irak konusundaki önceliklerinin değişmesi, Peşmergeye yönelik finansman ve desteğin geleceğini doğrudan etkiliyor.

“Trump yönetimi Irak’a daha fazla para harcamak istemiyor”

Irak uzmanı ve Musings on Iraq blogunun yazarı Joel Wing, The Kurdish Center for Studies’e yaptığı değerlendirmede Trump yönetiminin Irak’ta daha fazla harcama yapmaya istekli olmadığını söyledi.

Wing, “Trump yönetiminin Irak’ta para harcamakla ilgilendiğini düşünmüyorum. Bunun yerine ülkede ticari anlaşmalar yapmak ve para kazanmak istiyor. Peşmergeye yönelik finansmanın durdurulmasının arkasındaki motivasyonun bu olduğu görülüyor” dedi.

BBC’nin haberine göre Irak güvenliği konusunda yapılan görüşmelerde ABD’nin Irak’taki önemli seslerinden biri olarak Büyükelçi Tom Barrack da yer aldı.

Barrack daha önce Irak ve Suriye’de federal sistemlerin başarısız olduğunu savunmuştu. Van Wilgenburg’a göre Barrack, Irak’ta ABD’nin ticari çıkarlarının geliştirilmesine daha fazla önem veriyor ve Iraklı Kürtleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği Irak Başbakanı el-Zeydi’nin yeni hükümetini desteklemeye teşvik ediyor.

Kürdistanlı taraflar da söz konusu hükümeti destekleme sözü vermişti.

Peşmerge reformuna uluslararası destek

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi ve reform süreci yalnızca ABD tarafından desteklenmiyor.

ABD, İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa ve Hollanda, Peşmerge reform sürecine destek vermek amacıyla 2017 yılında oluşturulan Çok Uluslu Danışma Grubu’nun (MNAG) üyeleri arasında bulunuyor.

Ancak ABD ile Irak arasında Eylül 2024’te yapılan güvenlik anlaşması kapsamında Koalisyon güçlerinin Eylül 2026’da Irak’tan çekilecek olması, Peşmerge reform sürecinin devamını da daha karmaşık hale getirebilir.

Reform sürecinde görev yapan birçok askeri danışman diplomatik misyonlara bağlı olsa da Erbil Havalimanı’ndaki Koalisyon güçleri de bu sürece destek sağlıyordu.

Van Wilgenburg, mutabakatın uzatılmamasının nedenlerinden birinin de Peşmerge reformundaki yavaş ilerlemeden duyulan memnuniyetsizlik olabileceğine dikkat çekiyor.

Birleşme süreci yıllardır tamamlanamadı

Kürdistan Parlamentosu 2014 yılında Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne tüm Peşmerge güçlerini altı ay içerisinde birleştirme talimatı vermişti.

Ancak süreç defalarca ertelendi.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi süreci ilk olarak 1992’de başlamış, ancak 1990’lı yıllardaki Kürt iç savaşı da dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle birçok kez kesintiye uğramıştı.

ABD Savunma Bakanlığı Genel Müfettişliği’nin ağustos ayında yayımladığı son raporda ise ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın değerlendirmesine yer verildi.

Raporda, Kürdistan Bölgesi’ndeki YNK ve KDP arasındaki köklü siyasi ayrışmaların, birleşik ve partizan olmayan bir güvenlik gücünün oluşturulmasında ilerlemeyi yavaşlattığı belirtildi.

American University bünyesindeki Küresel Kürt Barış Girişimi Direktörü Yerevan Saeed ise gelişmenin önemli olmakla birlikte Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin ABD’yi mutabakatı yenilemeye ikna etme argümanını zayıflattığını söyledi.

Saeed, Trump yönetiminin alışılmışın dışında bir yönetim olduğunu ve genel politikasının maliyetleri azaltmak, müttefiklerin kendi güvenlik ve savunmalarında daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Saeed’e göre Kürtler, Trump yönetiminin temel öncelikleri arasında yer almıyor.

“Birleşmenin tamamlanmaması kararın temel nedeni olmayabilir”

Peşmerge birleşme süreci henüz tamamen sonuçlanmamış olsa da bazı uzmanlar, bunun ABD’nin finansmanı azaltma kararında belirleyici bir unsur olmadığını düşünüyor.

Foreign Policy Research Institute’te kıdemli araştırmacı olan Mohammed A. Salih, The Kurdish Center for Studies’e yaptığı değerlendirmede, Peşmerge güçlerinin tam birleşmesinin henüz gerçekleşmediğini ancak bunun ABD’nin finansmanı kesme kararında ağır basan bir faktör olduğundan şüphe duyduğunu söyledi.

Salih’e göre karar daha çok mevcut ABD yönetiminin Irak ve Suriye’deki taahhütlerini azaltma, kaynakları başka bölgelere aktarma ve askeri güçlerini bölgede daha yoğun ancak zaman içerisinde daha sınırlı bir yapıya dönüştürme planlarıyla bağlantılı.

ABD Savunma Bakanlığı Genel Müfettişliği’nin şubat ayında yayımladığı raporda da Peşmerge reformlarının Eylül 2025’e kadar tamamlanmasının planlandığı, ancak verilen bir yıllık uzatmaya rağmen reformların tam olarak tamamlanmasının düşük ihtimal olduğu belirtilmişti.

Peşmerge Bakanı Şoreş İsmail ise 30 Ağustos’ta Rudaw’a yaptığı açıklamada, şu anda Peşmerge Bakanlığı dışında hiçbir Peşmerge gücünün kalmadığını söyledi.

Ancak Van Wilgenburg, uygulamada 70. Birlik gibi KDP veya YNK bağlantılı parti güçlerinin hâlâ varlığını sürdürdüğüne dikkat çekiyor.

Planlamaya göre bu birliklerin ay sonunda Birinci ve İkinci Bölge Komutanlıkları olarak Peşmerge Bakanlığı çatısı altına alınması öngörülüyor.

ABD desteği tamamen sona ermiyor

Analize göre, mutabakatın sona ermesi ve Koalisyon güçlerinin Eylül 2026’da Irak’tan çekilmesi, ABD’nin Kürdistan Bölgesi’ne yönelik siyasi ve diplomatik desteğinin tamamen sona ereceği anlamına gelmiyor.

ABD, 3 Aralık 2025’te Erbil’de yaklaşık 800 milyon dolara mal olan dünyanın en büyük ABD konsolosluğunu açtı.

Van Wilgenburg ayrıca, ABD’nin 2011 yılında Obama yönetimi döneminde Irak’taki askeri güçlerini çektiğini, ancak o dönemde ABD Savunma Bakanlığı ile Peşmerge güçleri arasında herhangi bir mutabakat bulunmadığını hatırlatıyor.

Kürdistan Bölgesi’ne eğitim, polis reformu, göç, insani yardım ve diğer alanlarda destek sağlayan farklı programlar da devam ediyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Bürosu’nun Irak’ta terör soruşturmalarının güçlendirilmesi için 25 milyon dolarlık destek sağladığı belirtiliyor.

Yeni güvenlik anlaşmaları gündeme gelebilir

Kürdistan Bölgesi ve güvenlik güçleri, gelecekte Irak ile Batılı ülkeler arasında yapılabilecek ikili güvenlik anlaşmaları aracılığıyla da destek alabilir.

Şu ana kadar bu tür anlaşmaların tamamlanmadığı belirtilirken, konunun eylül ayında yapılacak görüşmelerde gündeme gelmesi bekleniyor.

Irak’ın başkenti Bağdat’ta NATO misyonu da bulunuyor. Ancak mevcut NATO misyonu Kürdistan Bölgesi’ni kapsamıyor.

Van Wilgenburg’a göre Kürdistan Bölgesi, gelecekte Irak’taki NATO danışmanlık misyonlarına dahil edilmek için girişimlerde bulunabilir.

Kürdistan Bölgesi ayrıca polis reformuna destek sağlayan Avrupa Birliği Irak Danışma Misyonu’nun (EUAM Iraq) çalışmalarından da yararlanıyor.

Batılı ülkelerin konsolosluklarına bağlı askeri danışmanlar ve savunma ataşeleri de ABD öncülüğündeki Koalisyonun bir parçası olmadıkları için Kürt güvenlik güçlerine destek ve danışmanlık sağlamayı sürdürebilir.

Peşmerge subaylarının İngiltere’deki Sandhurst gibi askeri eğitim kurumlarında ve gelecekte ABD’de mesleki askeri eğitim almaya devam edebileceği de ifade ediliyor.

“Güvenlik iş birliği için nedenler devam edecek”

Mohammed A. Salih, Peşmergeye yönelik kesilen finansmanın Kürdistan Bölgesi Hükümeti Peşmerge bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturduğunu ancak bütçenin tamamı olmadığını söyledi.

Salih, ABD ile Kürdistan Bölgesi arasındaki güvenlik iş birliğinin devam etmesi için önemli alanların bulunduğunu belirtti.

Özellikle cihatçı tehditlerle mücadele, Irak’ın istikrarının korunması ve bölgesel güvenliğin sağlanması açısından ABD-Kürt güvenlik iş birliğinin gelecekte de önemini koruyacağı vurgulandı.

Gazeteci Wladimir van Wilgenburg tarafından kaleme alınan analiz, ABD-Peşmerge mutabakatının sona ermesinin Washington ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ilişkilerde bir kopuş anlamına gelmediği, ancak askeri destek ve Peşmerge reformu açısından ilişkilerin yeni koşullara göre yeniden şekilleneceği değerlendirmesiyle sona eriyor.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.