Celal Hoca Amed

Celal Hoca Amed

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt Siyasetinde İki Merkez mi Oluşuyor?

A+A-

Celal Hoca Amed

Kürt siyasetinde iki ayrı merkezin oluştuğu görülüyor. Eğer gerçekten böyle bir süreç yaşanıyorsa, bu durum son derece önemlidir. Asıl soru şudur: Bu merkezler hangi eksen üzerinde gelişiyor ve hangi tarihsel doğrultuyu temsil ediyor?

Birinci eksen, Ortadoğu'daki mevcut statükonun korunmasını esas alan çizgidir. Değişimden değil, var olan dengelerin sürdürülmesinden yana tavır alan bir anlayıştır bu. Tarihte 1815 Viyana Kongresi sonrasında Metternich'in Avrupa'da kurmaya çalıştığı düzeni hatırlatır. Devrimci dinamikleri bastıran, halkların iradesini değil, mevcut güç dengelerini esas alan bir siyasal akıl söz konusudur.

Bugün de benzer bir yaklaşımın Ortadoğu'da etkili olduğu görülmektedir. Bu eksen içerisinde Türkiye, İran ve çeşitli Arap siyasi güçleriyle uyumlu hareket eden çevreler bulunmaktadır. Bu çizginin, Abdullah Öcalan merkezli siyasal anlayışla ve uzun süredir bu hatta yakın duran Bafıl Talabani yönetimindeki YNK ile kesiştiğini düşünenler vardır.

Bu perspektife göre söz konusu siyaset, Kürt toplumunun tarihsel çıkarlarıyla çelişmektedir. Sadece politik olarak değil, sosyolojik ve düşünsel düzlemde de Kürdistan'ın enerjisini tüketen, onu kendi dinamiklerinden uzaklaştıran bir yönelim olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle bu hattın, Erbil merkezli siyasal oluşumlara ve Suriye'deki bazı Kürt güçlerine karşı mesafeli bir tutum geliştirdiği ileri sürülmektedir.

İkinci hat ise değişimden yana olan çizgidir. Diyalektiğin yasalarına uygun biçimde, Ortadoğu'da ortaya çıkan yeni koşulları esas alan; geçmişin kalıplarına değil, geleceğin imkanlarına yönelen bir siyasal yaklaşım. Bu çizginin merkezi olarak Erbil görülmektedir.

Bu anlayışa göre Kürt siyaseti artık yalnızca geçmiş travmalar üzerinden değil, ortaya çıkan yeni uluslararası ve bölgesel dengeler üzerinden şekillenmektedir. Bu hattın öne çıkan aktörleri olarak Mesud Barzani, Şahin Cilo ve İlham Ahmed gösterilmektedir. Savunulan görüşe göre Kürt halkının geleceği, mevcut statükoya eklemlenmekte değil; değişen koşulları doğru okuyabilmekte yatmaktadır.

Tarih boyunca uluslar iki seçenek arasında sıkışmıştır: Ya mevcut düzenin içine entegre olurlar ya da kendi tarihsel iradelerini inşa ederler. Kürtler de bugün benzer bir yol ayrımındadır. Bir tarafta uzlaşma ve entegrasyon siyaseti, diğer tarafta ise kendi geleceğini kurma iddiası bulunmaktadır.

Elbette süreç son derece zorludur. İhanet ile direnişin iç içe geçtiği, dost ile düşmanın zaman zaman birbirine karıştığı karmaşık bir dönemden geçilmektedir. Böylesi dönemlerde tarih, yalnızca güç sahiplerinin değil; bedel ödemeyi göze alanların da eseridir.

Prometheus'un kayalara zincirlenmesine rağmen ateşi insanlığa ulaştırması gibi, bugün de bazı siyasal aktörlerin ağır baskılar altında mücadele yürüttüğünü düşünen geniş bir kesim vardır. Bu nedenle Kürt halkının geleceğinin, korkuya değil iradeye; teslimiyete değil özgüvene dayanması gerektiği savunulmaktadır.

Bu hattın önündeki en önemli sorunlardan biri, uluslararası güçlerin tutumudur. ABD, İngiltere ve Türkiye arasındaki ilişkiler, sahadaki dengeleri sürekli değiştirmektedir. Ancak tarihin akışı hiçbir zaman durağan değildir. Bugünün dengeleri yarının gerçekliği olmayabilir. Bu nedenle geçici ittifaklar ile kalıcı tarihsel yönelimler birbirine karıştırılmamalıdır.

Gelinen noktada Kürtler, belki de son yüzyılın en önemli fırsatlarından biriyle karşı karşıyadır. Yeni oluşan uluslararası koşullar içerisinde bağımsızlık, özgürlük ve siyasal statü talepleri geçmişe oranla daha görünür hale gelmiştir.

Kazanacak olanın özgürlük iradesi mi, yoksa statükoyu temsil eden anlayışlar mı olacağını zaman gösterecektir. Ancak açık olan bir gerçek vardır: Tarih, değişimin önüne sonsuza kadar set çekebilen hiçbir gücü kaydetmemiştir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.