Kobani Düşmedi Kazanımlarınızı Doğru Yöntemle Mirasa Dönüştürmezseniz Anlamsız Olur
Kurd ve Kurdistan sorunu bir ideolojinin, partinin, düşünce gurubunun veya çıkar gurubunun sorunu değildir. Böyle algılamaya ve kabullenmeye çalışırsanız peşinen bu sorunu çözmek istemiyorsunuz sonucu ile karşı karşıya kalmak zorunda kalırsınız.
Kurdistan sorunu bütün Kurdlerin ortak sorunudur. Bu nedenle Kurdler Kurdistan sorununun çözümünde ortak akla sahip olmaktan başka alternatife sahip değiller. Yeni dünya düzeni ve onun hukuk sistemi gereği Kurdistan sorunu Kurdlerin sorunun olmakla beraber uluslararası soruna dönüşmüş bulunmaktadır. Bu nedenle uluslararası hukukun gereği olarak Kurdler dünya düzeninin egemenleri ile meşru zeminde ve hukuken geçerli metotlarla ilişki kurmak zorundalar.
Meşru, sürekli ve sonuç alıcı ilişki taleplerin anlaşılır, net olmasına ve dışımızdakiler tarafından da kabul edilebilir olmasına bağlıdır. Herkese ideolojinizi kabul ettiremezsiniz ama insani bir hak olan ulusal taleplerinizi kabul ettirirsiniz.
Diplomasinin kuralları vardır. Bunların başında karşılıklı çıkar ve uluslararası kabul görmüş hukuki geçerlilik gelmektedir. Diplomaside haklı olmanızın yeterli gerekçe olamayacağını bilmezseniz masadaki yeriniz ve istemlerinizin hayata geçmesi kolay olmaz.
Roboski, Kobani ve Hendekler için dönemlerinde Bakuré Kurdistané’de sayfalara sığmayacak sayıda sloganlar üretildi ve zamanla bu sloganlar üreticileri tarafından da unutturuldu. Unutturmak ve manipüle etmek bir hata değil bilinçli politikanın gereğidir.
Kurdler özgür olmak istiyorsa her şeyden önce kendilerine yalan söylememeyi alışkanlık haline getirmeliler. Yetki var, kefalet ver, karar verme var ama sorumluluk yok diyenler ne kadar bedel verirlerse versinler sonuçta Kurdlere zarar verirler. Sorumsuzlar çözümün karar vericisi olursa ve Kurdler onları hak etmedikleri mevkilere oturtmaya devam ederse yeni felaketlerin ve kayıpların yolunu tamir ve inşa ederler.
Kurdler sözlü tarihle yetinmemeyi öğrenmiş ve araştırmalar yaparak belgelendirme yapmayı ve geleceğe tarihin tahribatlarını önleyen bilgiler bırakmayı tercih etmiştir. Kobani kuşatması ve direnişi bizim açımızdan son derece önemlidir. Nedenleri ve sonuçları Kurdistan’ın işgalcileri ve onlarla bilerek veya bilmeyerek gerçeklikle ilişkisi olmayan teoriler çerçevesinde ortaklaşmaya çalışanlar tarafından tahminlerin üzerinde tahrif edilmiştir. Tek hedefleri Ziya’larına (Yeni Ziya Gökalp) yaranmak ve yüceltmek olanların ürettikleri yalanlar ve sonrasında giriştikleri eylemler olmasaydı Kobani Direnişi’nin etkisi daha onlarca yıl devam edecekti ve ciddi bir “Kurd Mirası” olarak tarihte yerini alacaktı.
Selim Çözükkaya’nın yazdığı “KOBANİ DÜŞMEDİ Peşmergenin Kobani’ye Gidişi” Kitabı sadece bir hikâye veya röportajlar serisi değil tarihe bırakılmış belgedir. Bilinçli olarak üretilen yalanlara ve Kurdlerin yanlışa yönlendirilmesi çalışmasına verilen belgeli yanıttır. Üzerinde yeterli düşünülür ve analizler yapılırsa geleceğini şekillendirmek isteyen Kurdler için alınacak önemli derslerle doludur.
Bazı konuları görmek ve tekrar düşünmekte yarar vardır;
Doğru diplomatik ilişkiler geliştirirseniz anlamlı sonuçlar alırsınız. Bunun için zamanlamayı doğru yapmalısınız ve isteklerinizde kararlı olmalısınız. Kobani için yapılan diplomatik çalışmalar ve sonuçları görünmezlikten gelinirse yeni durumlarda nasıl tavır alınması gerektiği konusunda deneyimden yoksun olursunuz. Kitapta Kobani için girilen diplomatik ilişkilerin detayı ve belgeleri birilerinin sunduğunun tersine gözümüzün önüne konulmaktadır.
Türkiye’den Kurd dostluğu ve kardeşliği bekleyenlerin büyük yanılgı içinde olduğu artık tartışmaya açık olmayacak kadar netlik kazanmıştır ama bilmeyenlerin düşüncelerini gözden geçirmesinde yarar vardır. T.C.nin Peşmergenin geçişine izin vermesi Kurd dostu görünümlü ama gerçekte devlet adına hareket edenlerin söylediği gibi “Eşme Ruhu’nun” (Zamanla iyi anladık ki söylenilen Eşme Ruhu kolonyalistlerin itibarlaştırılması için geliştirilen bir projedir) gereği değil değildir.
Osmanlı ve devamı T.C.nin anlayışı Kurdler söz konusu olunca acımasızdır ve her türlü olumsuz tutumu alma değişmez politikadır. Ama bu gelenek mecbur kalınca her zaman taviz vermeye hazırdır. Uluslararası dayatmanın sonunda devletin direnişi kırılmış ve izin vermek zorunda kalmıştır.
Algı oluşturma uzmanlarının anlatımının tersine Peşmerge lahmacunlar ile karşılanmamış ve hiçbir ahlaka sığmayacak ölçüde engeller ve sıkıntılar çıkarılmıştır. Doğru diplomasi ve Kurd dayanışmasının geliştirdiği ulusal duygunun karşısında yenilgiyi kabullenmeyenler izin vermek zorunda kaldılar. Yenilgiden pay çıkarmaya çalıştılar ve derdi Kurdistan olmayanların katkısı ile kısmen de olsa başarılı oldular.
Doğru siyaset bir sonraki hamleyi tahmin etmeyi veya planlamayı olanaklı kılar. Deneyim ve tarih bize gelecek için tedbir almayı öğretir. Kek Mesoud deneyimlerini öngörüye dönüştürmeseydi Kobani düşecekti ve oraya giden Peşmergeler ve Rojava’da bulunan Kurd savaşçılarının tümü katledilecekti.
T.C.nin DAİŞ’e destek verdiği bilinmekle beraber sözlü anlatımların dışında tabi ki belgelenebilirdi. Olanakları olan devletlerin elinde yeterince belge olduğunu tahmin etmek zor değildir. Onlar çıkarları için mutlaka bu belgeleri kullanmışlardır ve Türkiye’den yeterince taviz koparmışlardır. Kitapta da görülebileceği gibi T.C.nin savcıları devlet içindeki netliği farkında olmadan dışarıya vurmuşlar ve Kurdlere müthiş bir belge bırakmışlar.
Kobani direnişi ve Kurdlerin farklılıklarına bakmaksızın (Peşmerge ve Rojava savaşçılarının uyumu dahil) birlikte hareket etmesi milli bilincin tavan yapmasına neden olduğu gibi Kurd siyasetinin özgürlükçü rotaya gireceğinin işaretlerini vermiştir. Kurdistan’ı işgal eden devletlerin bundan rahatsız olması ve tedbirlerini geliştirme yoluna girmeleri doğaları gereğidir.
Bu duygu ve eğilimin durdurulması ve etkisiz hale getirilmesi gerekiyordu. Ne yazık ki bazı Kurdler ve Kurdler adına hareket ettiğini söyleyen bazı siyasetçiler de buna katkı sundular. Kobani Savunması sonrası gelişen hendek olaylarını bu olaydan bağımsız düşünmek olmaz. Hendek olaylarının incelikle planlanmış bir proje olduğu kuşkusuzdur. Hendek olaylarının Kurdler’de oluşturduğu psikolojik tahribat Kobani Direnişi’nin yarattığı moral üstünlüğünü yıkmıştır.
Kurdlerle dost olmak isteyenler her şeyden önce Kurdler adına karar vermeye çalışmamalıdır. Bunu yapıyorlar ise peşinen bilinmelidir onlar dost değil bir planın parçasıdır. (Bilerek veya bilmeyerek) Kobani olaylarında ve Hendek olaylarında da görüldüğü gibi Kurdlere zarar veren kritik kararlarda hep Kurd dostu görüntüsü vermeye çalışan bazı Türkler önemli roller üstleniyorlar. Hendek olayları ve kitapta görebileceğiniz Kobani Savunma süreci öncesi ve sonrasında Kurdlere ciddi zarar veren kararları alanlar ve uygulayanların sorumluluk duymadıkları gibi konunun gündemden kalkması için her yola başvurduklarını Kurdler gelecekleri için unutmamalıdır.
Barzani yardım Vakfı’nın yaptığı çalışmaların ne kadar önemli olduğu son zamanlarda daha iyi anlaşılmaktadır. Vakfın Rajavaé Kurdistané’ye yaptığı yardımların nasıl engellendiği ve bu engelin arkasındaki mantığı görmek Kurdlerin önemli görevi olmalıdır.
Saddam’ın devrilmesinden sonra Irak ekonomisinin içinde olduğu durumdan Kurdler önemli ölçüde yararlandılar ve iyi de oldu. Yeterli ölçüde olmasa da Kurdler ekonomide önemli roller üstlendiler ve bütün saldırılara rağmen kurumlarını geliştirebildiler. Vakfın çalışmalarını engellemeye çalışanlar sonrasında Rojava’da Kurdlerin ciddi ekonomik çıkarlar elde etmesini önlediklerini bilmeliler.
Kurdler Barzani Yardım Vakfı’nın çalışmalarını dikkatle takip etmeli ve verebilecekleri desteği esirgememelidir. Selim Çörükkaya’nın bu kitabında ders çıkarılacak önemli veriler vardır.
Şefik Çolak
Endüstri mühendisi
26.01.2026

