Çerçeve Yasa Pozitif Bilime Hakaret Pervasızlığı
Şefik Çolak
Yıllar önce, öğrenci olduğumuz zaman, bir arkadaş Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyordu. Dört yıllık olan okulu yedinci yılında hala bitirememişti. Birinci sınıfın matematik dersinden geçer ise mezun olacaktı.
Siyasal ve Hukukta okuyan arkadaşlar kendisine bir türlü çözüm bulamamışlardır. Bana geldiler ve “biz çok uğraştık ama bir türlü buna yetecek kadar matematik öğretemedik. Senden başka buna ders verecek kimse yok aramızda. Yedi yılda başaramadığımızı yap da biz de bundan kurtulalım” dediler.
Basit bir işti ama Faruk’u da iyi tanıyordum. Çare yoktu, iş başa düşmüştü. Finaller döneminde yaklaşık 10 gün büyük zorluklarla ve aralıksız onu kampa aldım.
Son günü bir gurup evde toplanmıştık. Herkes bizim çalışma saatimizin bitmesini bekliyordu. İşimiz bittikten sonra kendisine,
“Yeterince öğrendin artık yarın sınavdan geçer ve mezun olursun” dedim.
Bana “her şey iyi de bu matematiğin üçkağıda yok mu, bari onu da öğret de ben de rahat rahat sınavı geçeğim” demez mi?
Belki de hayatımda ilk ve son defa çıldırırcasına sinirlenmiştim. “Ulan matematiğin de hilesi olur mu” diye bağırmıştım.
Üç yıldır umut pompalamaya çalışanların vardığı sonuçta dağ fare bile doğurmuş değildir. Sahtekarlığın ve hırsızlığın bile raconu varken çaresiz duruma düşen devşirmeler devleti ve yeni Ziya ile müritleri açıktan açığa bilime hakaret etmeyi tercih etmiş bulunmaktalar.
Ulusal sorunun çözümü amacı ile “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”[1] adıyla bir yasa TBMM’ye sunulmuş bulunmaktadır. Bu yasanın çözüm yasası[2] olup olmadığını tartışmak bile anlamsızdır ve zaman kaybıdır.
Hukukçular, siyaset bilimcileri, sosyologlar ve psikologlar hukuk, siyaset ve toplumsal yaşam açısında kıymetli görüşlerini zaten hızla açıklıyorlar. Resmi memurların ve düşünme yeteneğini kaybetmiş müritlerin dışında kalanların söylemlerine ve analizlerine ekleyecek fazla bir şey yoktur. Kurdilerin açıklamaları doyurucu düzeydedir.
Yasaya emirle imza atanlar gerekçe bulmaya bile çalışmayacak kadar ahlaki değerlerden yoksun olmayı tercih ediyorlar.[3]
Bilim yalan söylemez ve hile ile bilim olmaz. Matematik, fizik ve kimyada denklemler serisini çözebilmenin tek bir yolu vardır. Değişken verilerin sayısı denklem sayısından fazla ise çözüm imkansızdır. Çözüm ararsanız bir döngünün içine girer ve hedefi sonsuza koymak zorunda kalırsınız.[4]
Yasayı okudum. Toplam 11 maddeden (denklemden) oluşmakta olup değişken sayısını hesaplama benim matematik bilgimin sınırları aşmış bulunmaktadır. Bunun yanında her veri denklem sınırlarını aşarak keyfilik içermektedir.[5]
Bin kilometrelik yolun ilk bir kilometresi başlangıçtır diyerek halkımıza hakaret edecek ve aptal yerine koyacak değiliz.[6] Dünyada yaşam şartlarının kaybolduğunu ve bu nedenle yaşam olanağı olan bir gezegene doğru hesapsız bir şekilde yola çıkıldığını varsayalım. Uzay aracı yola çıktıktan sonra mutlaka bir yere varacak ama neresi olur belli değil. Herhangi bir gök cismine çapıp imha olmadan yaşam koşulu olan bir gezegene varması olasılığı ve umudu sonsuzda birin altındadır.
Uzayda yeni yaşam alanı bulmak olasılığı mutlaka vardır ve bilime saygı duyanlar mutlaka bunun yolunu bulacaklar. Hesaplar iyi yapılırsa umut sonsuzda bir yerine %99 seviyesine çıkarılır.
Bu yasaya bilimsel açıdan bakınca ben rahatlıkla matematiğe ve fiziğe hakaret olduğunu görüyorum.[7] Biz bilimi alaya alacak insanlar değiliz.
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi
06/08/2026
[1] https://www.rupelanu.org/12-maddelik-cerceve-yasanin-tam-metni-belli-oldu-iste-tam-metin-35691h.htm
[2] Çerçeve yasa danışıklı döğüş yasası olup silahların bırakılması amaçlandığı söylense de gerçek bu değildir. Yasa iyi incelendiğinde böyle bir hedefinin olmadığı nettir.
[3] Attıkları imza ile kendilerini terörist kabul ve beyan ettiklerinin farkında değiller demek saflık olur.
[4] İkinci dünya savaşından sonra değişik yerlerde 143 çözüm süreci yaşanmış ama hiçbiri bu kadar pozitif bilime ters düşmemiştir.
[5] Taraflardan mazlum olan hiçbir bilgiye sahip değil, diğer taraf ise saat başı değişecek menfaatine göre kullanabileceği olanaklara sahip.
[6] Bu söyleme otistikler bile inanmaz. Ne yazık ki yüksek seviyede politik olduğunu sanan psikolojik tedaviye ihtiyaç duyan bir nesil Kurdlerin içinde oluşmuş.
[7] Daha önce var olan pişmanlık yasasından daha geri olan bu yasayı bırakıyorum hukukçular değerlendirsin. Belki benim anlayamadığım bir hikmeti vardır…….

