İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney kimdir?

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney kimdir?

.

A+A-

28 Şubat'tan sonra kendisinden birkaç gün haber alınamamıştı. Fakat 3 Mart'ta İran resmi medyası Mücteba'nın sağ olduğunu ve "ülkenin önemli meseleleri hakkında istişare ve inceleme" yaptığını bildirmişti.

8 Mart Pazar günü akşam saatlerinde ise dini lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi, yeni liderin Mücteba Hamaney olduğunu duyurdu.

Devrim Muhafızları ile bağlantılı yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, duyurunun Ali Hamaney'in cenazesinden önce yapılması beklenmiyordu.

ABD Başkanı Donald Trump daha önce Mücteba Hamaney'in seçilmesinin "kabul edilemez" olacağını söylemiş ve yeni liderin kendisinin onaylamadığı biri olması durumunda "çok uzun süre hayatta kalamayacağını" söylemişti.

Babasının aksine, Mücteba pek öne çıkan bir isim olmadı. Herhangi bir resmi görevde bulunmadı. Kamuoyuna konuşmalar yapmadı, röportaj vermedi. Sınırlı sayıda fotoğraf ve videosu yayınlandı.

Ancak, babasına erişimi kontrol ederek etkili olduğuna dair uzun süredir devam eden söylentiler vardı.

Associated Press ajansına göre, 2000'lerin sonlarında WikiLeaks tarafından yayımlanan Amerikan diplomatik yazışmalarında Mücteba rejim içinde büyük ölçüde kabul gören "becerikli ve güçlü bir lider" diye tanımlanmış ve "cübbelerin ardındaki güç" yakıştırması yapılmıştı.

Ancak Mücteba Hamaney'in seçilmesi tartışmaları da getirebilir. İslam Cumhuriyeti, monarşinin devrilmesinin ardından 1979'da kuruldu. Cumhuriyetin ideolojisi, liderin kalıtsal yolla değil, dini konumu ve kanıtlanmış liderliğine bakılarak seçilmesi gerektiği ilkesine dayanıyor.

Uzmanlar Meclisi'nin bir üyesi de iki yıl önce Hamaney'in oğlunun lider adaylığı fikrine karşı olduğunu söylemişti. Ancak bu tür spekülasyonlar konusunda kamuoyu önünde hiç yorum yapmadı.

Peki, Mücteba Hamaney kim?

8 Eylül 1969'da kuzeydoğudaki Meşhed şehrinde doğan Mücteba, Ali Hamaney'in altı çocuğundan ikincisi. Orta öğrenimini Tahran'daki dini Alevi Okulu'nda tamamladı.

İran medyasına göre Mücteba, 17 yaşında İran-Irak Savaşı sırasında birkaç kez kısa dönemlerle orduda görev yaptı.

Sekiz yıllık savaş, Irak'ı destekleyen ABD ve Batı'ya karşı Tahran'ı daha da şüpheci hale getirdi.

1999'da Mücteba, dini eğitimine devam etmek için Şii teolojisinin önemli bir merkezi olarak kabul edilen Kum şehrine gitti. O zamana dek hiç din adamı kıyafeti giymemiş olması dikkat çekiciydi.

Mücteba'nın neden 30 yaşında dini eğitimine devam etme kararı aldığı belirsiz çünkü bu eğitim genelde çok daha küçük yaşlarda yapılıyor.

Mücteba'nınj orta düzeyde bir din adamı olmasının, ülkenin ruhani liderliğine yükselmesine engel olabileceğini düşünenler de vardı.

Fakat 8 Mart'taki seçim, onların yanıldığını gösteriyor.

Seçimden önce 'Ayetullah'

Son günlerde, İran'daki bazı medya kuruluşları ve iktidara yakın yetkililer, Mücteba Hamaney'den "Ayetullah" diye bahsetmeye zaten başlamışlardı.

Bu, üst düzey bir din adamı unvanı. Bazı gözlemcilere göre bu değişim, dini konumunu yükseltme ve dini liderlik için güvenilir bir aday olarak sunma girişimi gibi görünüyordu.

Şii din adamları hiyerarşisinde, "Ayetullah" rütbesine sahip olmak ve ileri düzey dersler vermek, ilmi seviyenin ve bilginin göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca, dini liderlik için ön koşullardan biri olarak görülüyor.

Fakat bunun emsali de yok değil. Ali Hamaney 1989'da ülkenin ikinci dini lideri olduktan sonra hızla "Ayetullahlığa" terfi ettirilmişti.

Siyasete müdahale suçlamaları

Mücteba'nın adı ilk olarak 2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kamuoyunun dikkatini çekti. Bu seçimler sertlik yanlısı Mahmud Ahmedinejad'ın zaferiyle sonuçlanmıştı.

Reformist aday Mehdi Kerrubi, Hameney'e yazdığı açık mektupta Mücteba'yı Devrim Muhafızları ve Besiç milisleri aracılığıyla oylamaya müdahale etmekle ve Ahmedinejad'ın kazanmasına yardımcı olmak için dini gruplara para dağıtmakla suçlamıştı.

Mücteba dört yıl sonra da aynı suçlamayla karşı karşıya kaldı. Ahmedinejad'ın yeniden seçilmesi, Yeşil Hareket olarak bilinen muhaliflerin ülke çapındaki kitlesel protestolarını tetikledi.

Bazı eylemciler, Mücteba'nın babasının halefi olması fikrine karşı sloganlar attılar.

Dönemin İçişleri Bakan Yardımcısı Mustafa Tajzade, sonucu "seçim darbesi" olarak nitelendirdi. Yedi yıl hapis yattı ve aldığı cezayı "Doğrudan Mücteba Hamaney'in isteği" olarak tanımladı.

2009 seçimlerinden sonra iki reformcu aday, Mir-Hüseyin Musavi ve Mehdi Kerubi ev hapsine alındı.

İranlı kaynakların BBC’ye verdiği bilgiye göre Mücteba Şubat 2012'de Musavi ile görüştü ve protestolarından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştı.

Birçok kişi, Mücteba'nın babasının sert politikalarını sürdüreceğini düşünüyor. Bazıları da ABD ve İsrail'in saldırılarında babasını, annesini ve eşini kaybeden Mücteba'nın Batı'nın baskısına boyun eğmesinin muhtemel olmadığını düşünüyor.

Ancak İslam Cumhuriyeti'nin hayatta kalmasını sağlayacak ve ülkeyi siyasi ve ekonomik yıkımdan kurtaracak doğru kişi olduğuna kamuoyunu ikna etmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıya kalacak.

Liderlik özellikleri büyük ölçüde sınanmamış durumda ve cumhuriyetin babadan oğula bir sisteme dönüştüğü algısı, halkın hoşnutsuzluğunu daha da derinleştirebilir.

Mücteba seçildiği an hedef haline de gelmiş durumda. İsrail Savunma Bakanı, dini liderin halefinin "kesinlikle ortadan kaldırılacak bir hedef" olacağını söylemişti.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.