Diyarbakır'daki STK'lerden 'çözüm' için çağrı: Ortak heyet kurulsun

Diyarbakır'daki STK'lerden 'çözüm' için çağrı: Ortak heyet kurulsun

.

A+A-

'Kürt Meselesinde Çözüm İçin Sivil Toplum Buluşması'nın sonuç bildirgesinde 'silahlar sussun' çağrısı yapıldı, çözüm için olası girişimler ve temaslara yönelik bir heyetin oluşturulması önerildi.

 Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu'nun cumartesi günü gerçekleştirdiği “Kürt Meselesinde Çözüm İçin Sivil Toplum Buluşması”nın sonuç bildirgesi açıklandı. Kürt meselesi çözümsüz kaldığı için Türkiye'de birçok sorun yaşandığına vurgu yapan bildirgede "güvenlikçi" politikalar eleştirildi. Bildirgede ayrıca Kürt meselesinin çözümü için bir heyet oluşturulacağı belirtildi.

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, Kürt meselesinde çözümü konuşmak üzere çağrı yapmasının ardından üzerine 24 Şubat'ta Diyarbakır ve bölgeden birçok sivil toplum, meslek ve iş örgütü temsilcisinin katılımıyla "Kürt Meselesinde Çözüm İçin Sivil Toplum Buluşması" toplantısını düzenledi. Cumartesi günü gerçekleşen toplantının sonuç bildirgesi açıklandı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nda gerçekleşen basın toplantısında sonuç bildirgesini Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan okudu.

Toplantı hakkında bilgi veren Turan, "Toplantıda, uzun yıllardır bölgede faaliyet yürüten ve Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün yarattığı tahribat ve sonuçları yakından gözlemleyen sivil toplum, meslek ve iş örgütlerinin temsilcilerinin bir araya gelmesi, demokratik ve barışçıl çözüme dair neler yapılabileceğinin değerlendirilmesi için gerçekleştirilmiştir. Nitekim toplantıya olan yoğun ilgi, yapılan değerlendirmeler ve ortaya çıkan somut öneriler toplantının yapılma gerekliliğini ve devamlılığının önemini göstermiştir. Toplantıda Kürt meselesinin, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana var olan ve son kırk yılı çatışmalarla geçen tarihi, toplumsal ve siyasal bir mesele olduğu, meseleye güvenlikçi politikalarla yaklaşılmasının doğru olmadığı ve şiddetin de bir çözüm yöntemi olmadığı tespiti ve değerlendirmeleri bir kez daha öne çıkmıştır. Güvenlikçi yaklaşımın, konunun uzun bir zamandır konuşulamamasına ve adeta yokmuş gibi davranılmasına neden olduğu, seçim stratejileri ile yalnızca seçim dönemlerinde konunun gündeme getirilmesi de eleştirilmiştir. 
Ülkede yaşanan birçok sorunun temelinde Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün yattığı, bu gerçeğin görmezden gelindiği oysa Kürt meselesinin bütün tarihi gerçekliği ve can yakıcılığıyla hepimizi etkilemeye ve olduğu yerde durmaya devam ettiği vurgulanmıştır" diye konuştu.

Elif Turan, Kürt meselesinde çözümsüzlükte ısrarın ortaya çıkardığı sorun ve etkileri şöyle sıraladı:

1- Kürtçe üzerinde yıllardır süregelen yasaklar ve asimilasyon politikaları eleştirilmiş, Kürtçe icra edilen sanatsal etkinliklerin halen kamu makamlarınca zaman zaman yasaklandığı, anadilde eğitim ve öğretim hakkının ve Kürtçenin kamusal alanda kullanımının önündeki yasal engellerin hala devam ettiği,

2- Çatışma ve operasyonların yarattığı ekolojik tahribat, özellikle ormanlık alanlara yönelik müdahaleler ve rant alanlarının oluşturulması devam etmekte, 

3- Kontrolsüz ve abartılı güvenlik tedbirleriyle kent ve ilçe merkezlerinde devam eden zırhlı araç çarpmaları sonucu yaşanan çocuk ölümleri ve faillere yönelik yargının cezasızlık politikası ile kadına yönelik cinsiyetçi ve ayrımcı bakışın devam ettiği,

4- Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve tutuklanmaları, kayyım uygulamaları ve siyasi partilere yönelik kapatma davalarının devam ettiği, geçmişte de benzer uygulamaların yaşandığı ve sorunların daha da derinleştirdiği, bu uygulamaların anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan seçme ve seçilme hakkının açık ihlalini oluşturduğu,

5- Çatışmalarla yaşanan can kayıplarına dair kaygılar dile getirilmiş, özellikle 2015-2016 sonrası başlayan ve hala devam eden temel hak ve özgürlükler alanındaki ihlallere dikkat çekilmiş, güvenlikçi politikalarla meseleye bakış açısının temel hak ve özgürlükler alanını daralttığı vurgulanmıştır,

6- Hukuk ve yargı alanında yaşanan gelişmeler ele alınmış. Özellikle yargının Kürt meselesi ekseninde ifade özgürlüğü konusundaki olumsuz pratiğine dikkat çekilmiş, siyasi parti faaliyetlerinin kriminalize edilerek yargılamalara konu edilmesi ve ağır cezalarla neticelendirilmesi, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve özellikle infaz hukuku açısından ayrımcı uygulamalarla görüş hakkının engelleyici ve uluslararası hukukta tecrit olarak tanımlanan bu uygulamalara dikkat çekilmiştir."
 
Elif Turan, "Bütün bu durumların, Kürt meselesinde çözümsüzlükte ısrarın neden olduğu, meselenin demokratik zeminde barışçıl çözümünün ülke demokrasisine büyük bir katkı sunacağı, geçmişle yüzleşmenin ve onarıcı adaletin önemi vurgulanmıştır" dedi.

Toplantının önemli bir konu başlığının Kürt meselesinin çözümüne yönelik son kırk yılda toplumun büyük umut ve beklenti içerisine girdiği değişik tarihlerde gerçekleşen çözüm girişimleri olduğuna dikkat çeken Turan, "Kürt meselesinin barışçıl çözümünü amaçlayan bu girişimlerin önemli olduğu ancak süreçlerin istenilen neticeye evrilememiş olmasının toplumda bir hayal kırıklığı yarattığı, hayal kırıklıklarına rağmen benzer süreçlere yönelik beklentinin toplumda devam ettiğine yönelik gözlemler ifade edilmiştir" diye konuştu.

Turan, çözüm için bir heyet kurma fikrinin oluştuğuna değinerek, şunları söyledi: "Kürt toplumunun meselenin çözümü açısından kendi birlikteliğini ve ortak bir dil oluşturması, çözüme dair sivil toplum örgütlerinin çalışmalarının önemli olacağı, benzer çalışmaların farklı kentlerde de sürdürülmesinin gerekliliği ile olası girişimler ve temaslar için ortak bir heyetin oluşturulması önerileriyle birlikte; 

1- Kürt meselesinin çözümü açısından yeniden bir çözüm iradesine ihtiyaç olduğu, bunun açığa çıkması için silahların susması gerektiği, 

2- Kalıcı bir çözüm ve barışın tesisi için tüm aktörlerin rolünü oynayabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması ve gerekli imkanların sağlanması,

3- Kürt meselesinin ülkedeki hukuk, demokrasi ve ekonomik sorunların ana nirengi noktası olduğu, siyasi partilerin politik çekişmelerden sıyrılıp bu minvalde meseleye yaklaşım göstermeleri, 

4- Sorunun çözümü açısından dünya deneyimleri de dikkate alındığında sivil toplum örgütlerinin bu ve benzeri çalışmalarının desteklenmesi,

5- Bütün bu adımlarla birlikte demokratik ve sivil yeni bir anayasa çalışmasının da başlatılması gerektiği, sonucuna varılmıştır.

Bu öneriler ve taleplerin doğrultusunda oluşturulacak bir heyetle gerçekleştirilecek görüşmeler çerçevesinde çalışmalara devam edileceğini kamuoyuyla saygıyla paylaşırız."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.