“Herkes Kendi Duvarının Mimarı”

“Herkes Kendi Duvarının Mimarı”

Yaşar Abdulselamoğlu

A+A-

Kürtlerin neden bu kadar hep birlikte mahkem kaldığına şaşan Xani, cevabı Kürtlerin devletsizliğinde, devlet olamayışın da, birlik, ittifakın, hayat için dirayetli bir gayret ve duruşun olmayışında aradı.  

Devlet, Xani için zenginlik, güçlülük, edebiyatın, bilimin, dinin sahibi olmak, yetişmek, kâmil olmak, bahtini ele almak, kadere hüküm etmektir.

Xani, Kürtler için aydınlanmayı, ulus olarak kendilerini inşa etmeyi, geçmiş tarihe sahip çıkmayı önerir. Ulusal edebiyat kanonunu İslami edebiyat kanonu ve ilahi düşünce içinde yaratur. Ulusal düşünceler dini çerçevede ortaya çıkmış, simgesel inşasını o mevcut mana, metafor ve değerler sistematiği üzerinden yaratarak özerkleşmiştir.

Kürtlerin modern toplum inşa eğilimlerinin engellenmesi sebebiyle, kutsal olanla dünyevi olan bir iç içe hali, karşılıklı iletişimsel ve diyalog durumunu muhafaza etmiştir.

Xani'nin "dindarlık-dünyevizyon ölçüsü ile oldukça yakından alakalıdır. Mem ve Zin, Siti ve Tacdin olaylarının hikaye haline getirilmesi ve Xani'nin her iki tasavüfi ve dünyevi öykülendirmeyle çıkardığı teorik sonuç, ortaya koyduğu ölçünün anlaşılması burada son derece önemlidir. Xani, Kürtlerde sufiliğin dünya yönelimli yaşanması için farklı bir fikir geliştirmiştir. Dünya yönelimli dindarlık dünyadan el-etek çekmeyi önermez. Derviş ve tuz ahiret-yönelimli sufiliği eleştirir. Xani'nin en büyük eylemi; Irrasyonel olana karşı dünya-yönelikli rasyonel meydan okuyuşudur.

"Halk dindarlığı" kavramıyla ifade edilebilir; Kürtlerdeki dindarlık deneyimi yorumsamacı bir gelenek refleksine sahiptir. Kürtlerde İslam devlet merkezli değil, toplum merkezli olarak var oldu. Beylik içinde bir şey olmadığı için siyasi olarak etkileyen bir dinsel yükseliş meydana geldi. Tarikatlar, şeyhlik, seyyitlik kurumları güçlendi. Bu, halka açık kaos ve idari boşluktan oluştuğu gibi, aynı boşluk doldurmaya çalışırken misyoner çalışmalarıyla da karşılıklı bir etkileşim ve 'tetikleme' de belli bir rol oynadı. Buna rağmen, Kürt dindarlığı siyaset değil, "toplum-merkezli" olmakla kaldı. Said-i Nursi'de toplum merkezli dindarlık olayı ve siyasetin "korektorü" olma durumu en gelişmiş ve bariz bir şekilde görülür. Kürt dindarlık bağlamını anlamadan Said-i Kurdi'nin "sivil islam" anlayışını kavramak mümkün değildir.

İslamcılık dini millileştirilmesi- Türkleştirilmesi, Araplaştırılması ve Farslaştırılması yönünde kimlik kurucu bir rol oynadı. Devlet dini olarak araçsallaştırıldı. Kürtlerdeki ulus-inşa süreci, bugün söz konusu "Milli İslamlardan" bir kez ayrımına ve Kürtlerdeki dinsellik özelliklerinde ön plana çıkmasına etkide bulunuyor.

"İslamın Kürdistan'dan kovulması" na alarm veren ideolojik kaygılar, işte, bu "Millileştirilmiş İslamizmden" Kürtlerin uzaklaşması olayına işaret etmektedir. Yoksa sosyoloji Müslümanlığın Kürtler içinde "azaldığı" yönünde bir gözleme sahip değildir.

Kürt siyasetine günümüzde kısmen sirayet eden seküler- İslamcılık çatışması sorunu, 'nakil' bir sorundur. Kürt dindarlığı ve sekülerliği öz mantığından kaynaklı bir sorun değildir. Sekülerlik, ifade edelim, dünyevilik olarak dindarlıkla çatışma için gelmez. Hele dindarın dünya-koşullu ilahi vazifeye sahip olduğu düşüncesi, tersine, hayırlı toplumsal işlevi bir rol oynar.

Klasik Kürt edebiyatındaki kimlik tasavvuru da ciddi bir şekilde inceliyor ki, dini olanla etnik olan hakiki-mecazi bir içlikelik taşıyan bir karşılıklı etkileşime sahip. Bu Şerefname'de, Mem u Zin'de, Ciziri'de, ve Kürt şairlerde mevcuttur.

Ulus-din ilişkisi, siyaset ve ideolojik dünyamıza ne zamana kadar böyle yansıyacağı, "muhafazakâr" ile "liberal" sekülerlerin ne zamana kadar ortak "simgesel işaretlerle" ortak bir iletişim diline sahip olacak olacak öngörmek kolay olmayabilir; Ancak, bugünkü durumunuza göre uluslararası-inşa etmek için Kürt düşüncesi için önemlidir.

Bu son derece devlet inşası için son derece önemli bir imkandır. Bu "kültürel sermayenin" gelenek ve dine karşı nihilist olmayan modern bir düşüncenin gelişmesine, belki de farklı bir modern toplum modeli inşasına yararı dokunacaktır. Siyasal örgütsel planda Kürdistan Teali Cemiyeti, Azadi, Hoybun 50'li yıllara kadar devam eden bu siyasal kültür geleneği bugün Güney'de bu yöndeki pratik ve hassasiyete ulus-inşa ve devlet-inşa için büyük önemdedir. Modernite özelliklerinin çoğu laiklik din çatışması yarattı ve onu tahribatlar düşürdü. Kürtlerdeki dinsellik- dünyevilik karşılıklı etkileşim ilişkisi bu da aynı şekilde düşmemeleri için birleşim, aynı zamanda, iletişimsel dil ve diyalog ahlakını besleyecek bir menbadır. Karşılıklı etkileşimler ve diyalog ahlakı her zaman için bir üst akılda konsensüs için uygun hazırlar.

"İslami laik" Türkü çatışmasını siyasi kültüründe olduğu gibi Kürt dindarlığı-dünyeviliği olayına 'nakil' etmeye çalışsın sosyal mühendisler faal çalışıyor. Kürtler din-sekülerlik olayına kendi düşünce mantığı içinden bakmalıdırlar. basnews

Bu haber toplam 1391 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.