Demirtaş'tan ittifak açıklaması

Demirtaş'tan ittifak açıklaması

Türkiye cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş, “Maalesef HDP ile Kürt partileri arasında, arzu ettiğimiz ittifak gerçekleşemedi. Keşke bu başarılabilseydi. Çünkü gerçekten de Kürtlerin kendi aralarında tarihi bir işbirliğine, ulusal bir ittifaka

A+A-

K24, siyasi gündemdeki konuları HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’a sordu. Demirtaş, Edirne F Tipi Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla önemli değerlendirmelerde bulundu.

 

Cezaevindesiniz; mesajlarınızı resmi Twitter hesabınızdan veya avukatlarınız aracılığıyla gazetecilere verdiğiniz demeçlerle halka ulaştırmaya çalışıyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde “artık beni başkan yaptıracağız” diyerek, AK Parti’ye ve Erdoğan’a göndermede bulundunuz. Bu seçim sürecinde kampanyanız geçtiğimiz döneme kıyasla daha mı sert olacak yoksa daha mı yumuşak?

Aslında hiçbir seçim kampanyamızı sert söylemler üzerine kurmadık. Biz Hükümet eleştirisinin yanında, kendi parti programımızı anlatarak kampanya yaptık. Bütün politikalarımızı da adil, onurlu bir barış söylemi üzerine inşa ettik. Bu seçim sürecinde de farklı olmayacaktır. Olabildiğince kapsayıcı ve barışçıl bir politika izleyeceğiz.

7 Haziran 2015 seçimlerindeki “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganınız, birçok kesim tarafından farklı şekilde yorumlandı. Bu sloganınız, AK Parti’ye yönelik en sert muhalefeti HDP’nin yaptığı şeklinde değerlendirildi. Hatta AK Parti’ye yakın kesimler çözüm sürecinin bitmesini HDP’nin bu slogan ekseninde yürüttüğü çizgiye bağlıyor hâlâ. Bu değerlendirmeler hakkındaki görüşünüz nedir?

O günden bu yana yaşanan gelişmeler bizi haklı çıkardı. Biz, demokratik denge ve denetleme mekanizmalarına sahip güçlü yerel yönetimlerle bir arada olabilecek başkanlık sistemini tartışmaya değer bulduğumuzu, o dönemde de açıkça ifade ettik. Yani Erdoğan karşıtlığı gibi sığ ve siyaset dışı basit bir duruş sergilemedik. Bizim karşı olduğumuz şey, otoriter tek adam rejimiydi. Erdoğan’ın önerdiği modele bu nedenle karşı çıktık.

Otoriter rejimler Kürtler de dâhil hiç kimseye demokrasi ve barış getirmez. İnsanlık tarihi bunu, yakın ve uzak geçmişte çok defa deneyimledi. Biz ne başkanlığa, ne Erdoğan’a karşıtlık olsun diye yapmadık o çıkışı. Şimdi bu çıkışımızın temelinin çok da haksız olmadığı Hükümet ve Erdoğan uygulamalarıyla daha net ortaya çıktı.

Seçimlerin tek sol adayı olduğunuzu söylemiştiniz. Bir yandan AK Parti - MHP ittifakı, bunun karşısında CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin kurduğu ittifak. İkisi de merkez sağı temsil ediyor. Bu iki sağ ittifak karşısında siz nasıl bir pozisyon alacaksınız?

Bizim işimiz muhalefete muhalefet etmek değildir. Biz iktidar bloğunu eleştirdiğimiz için, daha iyisini yapabileceğimize dair iddia sahibi olduğumuz için seçimlere giriyoruz. Millet ittifakını elbette desteklemiyoruz. Ancak bizim eleştirilerimizin hedefinde AKP-MHP ittifakı, yani Cumhur İttifakı vardır doğal olarak.

Muharrem İnce’nin sizi ziyaret etmesinin ardından Saadet Partisi’nin adayı Temel Karamollaoğlu ve İYİ Parti’nin adayı Meral Akşener’den tahliye edilmenizle ilgili açıklamalar geldi. Bu adayların açıklamalarını ve partinize olan yaklaşımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benimle ilgili açıklamalarını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Ama HDP’ye yaklaşımlarında halen eksiklik, gereksiz ve mesnetsiz kaygılar, eksiklikler olduğu görülüyor.

Çeşitli Kürt partileri geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek “Kürt İttifakı”nı kurdu. Bu ittifak, HDP’li yetkililerle de birtakım görüşmeler yaptı. Siz, Kürtlerin kendi içerisinde bir araya gelerek ittifak kurmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Partiniz böyle bir ittifakın içerisinde yer alacak mı?

Maalesef HDP ile Kürt partileri arasında, arzu ettiğimiz ittifak gerçekleşemedi. Keşke bu başarılabilseydi. Çünkü gerçekten de Kürtlerin kendi aralarında tarihi bir işbirliğine, ulusal bir ittifaka ihtiyaç vardır. Halkımız da bunu sabırsızlıkla bekliyordu. Bütün taraflar fedakâr ve özverili davranarak bunu başarabilmeliydi. Elbette burada, fedakârlığın büyüğü de HDP’ye düşerdi.

Ben Hüda-Par dâhil bütün partilerle artık ulusal ilkeler zemininde bir buluşmanın önemli olduğuna inanıyorum. Kürtler her yerde çatıştığı, savaştığı güçlerle her yerde barış, diyalog zemini ararken, kendi içinde bunu yapmamakla ciddi zafiyete ve çelişkiye düşmüş oluyorlar. Bunu sırf seçim için değil; halkımızın özgürlüğü için mutlaka başarmak zorundayız. Şimdilik ittifak sağlanamamış olsa da, diyalog kanallarının mutlaka açık tutulması gerekir. ÖSP, HAK-PAR, T-KDP, PAK, AZADÎ, PA-KURD dâhil tüm parti ve hareketlerle, ulusal birlik temelinde mutlaka diyalogların sürmesi gerektiğine inanıyorum.

MHP’yle yakınlaşmasının, AK Parti’ye yakın Kürtlerde kırgınlık yarattığı, muhafazakâr Kürtlerin HDP’yi ya da Saadet Partisi’ni tercih edeceği söyleniyor. Muhafazakâr Kürt seçmenin oy verme eğilimi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Kürt muhafazakâr kesimlerinden en yüksek oyu ve desteği alan parti HDP’dir. Kürtler hem kimliğine, hem de inancına bağlı bir halktır. HDP de bu gerçeği bir an bile göz ardı etmeden; halkın talep, beklenti ve sorunlarına cevap olacak politikaları üretmek zorundadır. Türkiye’nin batısında sol kesimlerle yapılan ittifaklar, bu gerçeği göz ardı etmemizin gerekçesi de değildir. HDP, kesinlikle bu hakikati daha fazla dikkate almaya devam edecektir. Halkımız ne AKP-MHP faşist blokuna, ne de Saadet Partisi’ne yönelmeyecektir. Kendi partisinde, HDP’de en güçlü buluşmayı sağlayacaktır, buna inanıyorum.

Araştırma sonuçlarının size geldiğini tahmin ederek, partinizin baraj altında kalacağını düşünüyor musunuz? Eğer seçim anketi yaptırdıysanız, bunu bizimle paylaşabilir misiniz?

Araştırma sonuçlarının hiçbiri tam olarak sağlıklı bir sonuç vermiyor henüz. Çünkü toplumda gerçek bir korku ve kaygı durumu var. Gerçi bu giderek aşılsa da, anket sonuçlarına objektif cevap alabilmek, henüz tam anlamıyla mümkün olmadı. HDP barajı aşabilecek güçte bir potansiyele sahip olsa da, bunu henüz gönül rahatlığıyla söyleyemiyoruz. Biz en yüksek oyu elde etmek için seçime kadar, halkımızla birlikte canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Emekle, koşturmakla, çalışmayla aşabiliriz bu barajı; başka da yolu yok. Bunu mutlaka başaracağız.

Seçimden önce tahliye bekliyor musunuz?

Halkın özgürlük yürüyüşü, bizim durumumuzu belirler, mahkemeler değil. Bir gün içerdeki bütün tutsaklarla beraber halkımız da özgür olacak. Biz içerde de, dışarda da olsak, bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Partiniz, tüm yetkili makamlar için eşbaşkanlık sistemini uyguluyor. Seçilmeniz halinde bu modeli Cumhurbaşkanlığı için de önerir misiniz?

Resmi olarak bu mümkün değil ama Cumhurbaşkanı yardımcılarının en az yarısı kadınlardan oluşur tabii ki. Bakanlar Kurulu da aynı şekilde.

Bu haber toplam 1144 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.