5 Noluda Kadın ya da Rahime Kesici Karakaș olmak

5 Noluda Kadın ya da Rahime Kesici Karakaș olmak

Rahime’nin kitabını görür görmez almak ve okumak istetim, çünkü Rahime Hanım hem okul arkadașım hem de yoldașımdı

A+A-

Diyarbakır surlarının burçlarının bazal tașları gibi esmer yürekli beyaz tenli yiğit kadını Rahime Kesici Karakaș’ın “5 Noluda Kadın Olmak” adlı kitabı, Nas Ajans Yayınları arasında çıktı. Kitap 135x210 mm ebatlarında, 204 sayfa, 2. hamur kağıda basılmıș Karakaș’in 12 Eylül darbesinin “namı” bilinen Diyarbakır askeri cezaevi “anı”larından olușmakta. Kitap yer yer 80 ve 90’lı yıllarda Diyarbakır’ın siyasal ve sosyal çehresini de resm ediliyor. 

Kitabı Türkçe olduğundan, ben de makalemi üveyanadilim olan Türkçede yazma gereğini duydum. Bu Türkçe yazıp yayınladığım ikinci yazım olacak, ilki 80’li yılların sonlarında Yazıișleri Müdürü olduğum Medya Guneși dergisine –yanılmıyorsam 7. Sayı olsa gerek–yazdığım bir sunu yazısıydı. Sonra bütün zorluklara rağmen, hep anadilimde okuyup yazmaya özen gösterdim, çünkü anadilim olan kurtçe unutulma ve kaybolma tehlikesi ile yüzyüzeydi. 

Üveyanadilim diyorum, çünkü 7 yașıma kadar tek kelime Türkçe bilmiyordum ve o yașta ilkokula bașladığımda zorunlu eğitim dili (?!) Türkçe olduğundan, bütün Kürt çocukları gibi Türkçe öğrenmek zorunda kaldım, hem de zorla bașka șansım yoktu! Bütün yașıtlarım gibi, bunun için özel bir dil kursu da almadım, hani derler ya “Koyun olduk söz dinledik, sürüye saydılar bizi” misali, bizi de Türk’e saydılar... 

Rahime’nin kitabını görür görmez almak ve okumak istetim, çünkü Rahime Hanım hem okul arkadașım hem de yoldașımdı. Diyarbakır cezaevini anlatan çok kitap yayınlandı, ama kadınların yașadıkları vahșeti anlatan ilk kitap Rahime’ninkiydi. O’nu 80’li yılların bașlarında, Diyarbakır’da, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde tanıdım. Arkadașlığımız ondan sora da -dönem dönem birbirimizden uzaklaștıysak da- hem kendisi hem eși Aziz Karakaș’la șu ve ya bu șekilde hep devam etti. 

Onlar Fakülte’nin İngilizce bölümünü, bende fransızca bölümünü bitirdim. Bölümlerimiz farklı da olsa, aramızdaki siyasal bağdan dolayı okulun kantininde, bahçesinde hep görüșüyor sohbet ediyor, genelliklede marksizmi ve ulusal –Kürt- sorununu tartıșıyorduk. O dönem Kürt siyasal hareketi içinde fazla kadın olmadığından, O’nun ve kitabinda anlattığı cezaevi arkadașlarının varlığı her yönüyle dikkat çekiyordu. 

O dönemin ilk örgütlü kadın hareketi olan Devrimci Demokratik Kadınlar Derneği (DDKAD)’nin Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesinde de on onbeș kișilik bir grubu vardı. Kitabı okuduğum sürece onların derste sırada, fakültenin kantininde ve bahçesindeki simaları zihnimde bir bir canlandı. Yașadıkları talihsizlikler beni üzdüyse de, herșeyin bir bedeli vardı, onlar kadın olorak bir döneme öncülük etmișlerdi ve bedelini de fazlasıyla ödemișlerdi dolayısiya gurur duyulacak insanlardı. 

Yoldașlığımız gözaltında –Kurdoğlu kıșlasında- da devam etti. Farklı koğușlardaydık, ama Rahime’nin eși Aziz’le birkaç kez havalandırmada karșılaștık. Sonra onlar, Kürdistan İșçi Partisi – KİP’ne üye oldukarı iddiasıyla tutuklanıp cezaevine yani “meșhur” 5 noluya gönderildiler. Bense üzerimde aynı zamanda “hoca”mız olan Fransız dili bölüm bașkanı’nın șikayeti dıșında ciddi bir șikayet olmadığından iki ay sonra serbest bırakıldım. Ancak bu iki ay benim de bir yıl öğrenimime ara vermeme neden oldu. 

Dolayısıyla Rahime gözaltına alınıșını, gözaltında ve cezaevinde yașadıklarını, çıktığında okula dönüșünde karșılaștığı zorlukları anlatırken, azçok o süreci bilen biri olarak onun yașadığı bütün bu acı ve zorlukları yüreğimin derinliklerinde hisettim ve üzüldüm. Oniki Eylül’ün bizim kușağın üzerinden nasıl silindir gibi geçtiğini bir kez daha yașadım. 

Kitap hakkında fazla bilgi vermek istemiyorum, çünkü okurların bizzat kitabı alıp okumalarını istiyorum ki, Rahime gibi öncü kadınların yașadıkları bilinsin, deneyimlerinden yararlanılsın ve yakın tarihimizin bu karanlık dönemi zihinlerde her zaman canlı tutulsun, unutulmasın. Kitabın o dönemin vahșetini yașayan diğer kadınlara de örnek olmasını diliyorrum... 

Yaqûb Karademir

Bu haber toplam 1123 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.