Washington Post analizi: İran savaşı Türkiye-İsrail rekabetini derinleştirdi

Washington Post analizi: İran savaşı Türkiye-İsrail rekabetini derinleştirdi

.

A+A-

Washington Post’un analizine göre, Trump yönetimi İran savaşından çıkış yolu ararken Türkiye, Orta Doğu’daki değişen güç dengelerine hazırlanıyor. Ankara, özellikle İsrail ile büyüyen rekabet ihtimaline karşı yeni güvenlik ortaklıkları kurmaya çalışıyor.

NATO üyesi olan ve İran ile yaklaşık 560 kilometrelik sınırı bulunan Türkiye açısından savaş, yalnızca ittifak içinde gerilim yaratmakla kalmadı; aynı zamanda Washington ile ilişkilerin ne kadar öngörülemez hale geldiğini de gösterdi. Türk yetkililer, ABD’nin uzun vadede bölgeden geri çekilmesi durumunda Türkiye’nin sınırlarında kaos ve daha da güçlenmiş bir İsrail bırakabileceğinden endişe ediyor.

“Bölgesel sahiplenme” stratejisi

Bu nedenle Ankara, “bölgesel sahiplenme” olarak tanımladığı yeni bir politika izliyor. Türkiye son haftalarda Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır ile yeni güvenlik iş birlikleri üzerine görüşmeler yürüttü.

Eski Türkiye NATO Daimi Temsilcisi ve EDAM Başkanı Tacan İldem, “Bölgesel sahiplenme çok önemli çünkü bölgenin sorunlarına yabancı dış güçler bazen büyük karmaşalara yol açabiliyor” dedi. İldem, ABD ile müttefik olunmasına rağmen büyük güçlerin önceliklerinin her zaman Türkiye’ninkilerle örtüşmeyebileceğini söyledi.

Türkiye destekli grupların Beşşar Esad yönetimini devirmesi ve İran destekli milislerin zayıflaması, Ankara için bölgede daha fazla alan açtı. Ancak İran savaşı bölgedeki dengeleri yeniden ve sert biçimde değiştiriyor.

Türkiye’nin İsrail endişesi

Ankara, özellikle Körfez ülkelerinin artan güvenlik kaygılarından yararlanmayı hedefliyor. İran’ın füze ve İHA saldırıları, ABD’nin güvenlik garantilerinin sınırlarını tartışmaya açtı. Türk yetkililer ve analistlere göre Türkiye’nin en büyük endişesi ise ABD desteğiyle daha da cesaretlenen “kontrolsüz bir İsrail.”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar ziyareti sırasında Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada, “Bölge ülkeleri sorunlarını kendileri çözmezse baskın güçlerden çözüm beklemenin anlamı yok” dedi. Fidan, İran savaşının en önemli derslerinden birinin bu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Türkiye’yi hem Rusya-Ukrayna hem de ABD-İran arasında konuşabilen bir arabulucu güç olarak konumlandırmaya çalışıyor.

NATO gücü ama sınırlı kapasite

Türkiye, NATO’nun ABD’den sonraki en büyük ordusuna sahip olmasının yanı sıra güçlü savunma sanayisi ve insansız hava araçları kapasitesiyle dikkat çekiyor. Ancak buna rağmen Ankara hâlâ NATO hava savunma sistemlerine bağımlı durumda. İran savaşı başladığından bu yana Türkiye hava sahasına yönelen dört İran füzesinin NATO sistemleri tarafından engellendiği belirtildi.

Brookings Enstitüsü uzmanı Aslı Aydıntaşbaş’a göre Türkiye, çıkarlarını korumak için “mini bölgesel ittifaklar” arıyor. Aydıntaşbaş, “Türkiye kendisini oldukça yalnız ve tehlikeli bir ortamda hissediyor” dedi.

Trump faktörü ve artan belirsizlik

Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönmesi ise ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini daha da karmaşık hale getirdi. Avrupa’daki NATO müttefiklerini sert şekilde eleştiren Trump yönetimi, Orta Doğu’da yeni bir savaşa girerken geleneksel ortaklarının çıkarlarını zaman zaman göz ardı etti.

Ankara, İsrail’in son dönemde Suriye, Lübnan, İran ve Katar’a yönelik operasyonlarını yakından izliyor. Türkiye, İsrail’i kendi çıkarları için bölgeyi istikrarsızlaştırmaktan çekinmeyen stratejik bir rakip olarak görüyor.

İsrail tarafı ise Türkiye’yi İsrail karşıtı İslamcı gruplara fazla yakın olmakla suçluyor ve Ankara’yı Orta Doğu’daki en önemli rakiplerden biri olarak değerlendiriyor.

Bölgenin geleceğini belirleyecek rekabet

Gerilim zaman zaman söylem düzeyinde kalsa da gözlemciler, iki ABD müttefiki arasında giderek büyüyen nüfuz mücadelesinin bölgenin geleceğini belirleyeceği görüşünde.

Hakan Fidan, İran savaşı sonrasında “Netanyahu yönetimi ve bazı çevrelerin Türkiye’yi yeni düşman ilan etmeye çalıştığını” söylemişti. Buna karşılık eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett de “Türkiye yeni İran’dır” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler geçmişte ortak askeri tatbikatlar ve savunma iş birlikleriyle şekillense de, Gazze savaşı sonrası ilişkiler ciddi şekilde gerildi. Erdoğan ve Netanyahu arasındaki sert söylemler dikkat çekerken, İsrail’in Yunanistan ile askeri iş birliğini artırması Ankara’da ayrıca rahatsızlık yaratıyor.

Türk yetkililer doğrudan bir askeri çatışma istemediklerini vurgulasa da diplomatik kaynaklar Ankara’nın mesajının net olduğunu belirtiyor: “Hazırız, bu yüzden denemeyin.”

Washington Post’a göre İran savaşının sonucu ne olursa olsun Türkiye ve İsrail, Orta Doğu’nun en güçlü iki askeri aktörü olmaya devam edecek. Bu iki ülkenin birbirleriyle nasıl ilişki kuracağı ise bölgenin geleceğini belirleyecek en önemli unsurlardan biri olacak.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.