Türkiye'nin Suriye'nin Yeni Ordusu Üzerindeki Süregelen Etkisi

Türkiye'nin Suriye'nin Yeni Ordusu Üzerindeki Süregelen Etkisi

.

A+A-

Şam, yabancı destekli grupları yeni bir ulusal güce entegre etme yolunda adımlar attı, ancak süreç henüz tamamlanmadı ve bu durum birliğin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

Şam yönetimi, Türkiye destekli silahlı grupları yeni ulusal orduya entegre etmeye çalışırken, sahadaki güç dengeleri ve eski bağlılıklar bu sürecin ne kadar kalıcı olacağına dair ciddi soru işaretleri yaratıyor.

“Birleşik Ordu” Töreni ve Şüpheler

29 Ocak 2025’te Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlenen tören, Suriye’de yeni bir dönemin sembolü olarak sunuldu. Beşar Esad’ın devrilmesinden sadece 53 gün sonra, geçiş sürecinin lideri Ahmed el-Şara, ülkenin “birleşik” askeri komuta kademesini aynı çatı altında topladı.

Törende, kısa süre öncesine kadar Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) bünyesinde yer alan ve sahadaki en tartışmalı isimler arasında bulunan birçok komutan da yer aldı. Fahim İsa, Seyf Ebu Bekir, Muhammed el-Cassim (Ebu Amşa) ve Ebu Hatem Şakra gibi isimler, yeni Suriye ordusuna bağlılık yemini etti.

Ancak bu tablo, “SMO gerçekten dağıldı mı, yoksa yalnızca üniforma mı değişti?” sorusunu da beraberinde getirdi.

Türkiye Destekli Yapının Kökeni

SMO’nun temelleri, Türkiye’nin 2016’da başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı’yla atıldı. Başlangıçta IŞİD’le mücadele hedefiyle başlatılan operasyon, zamanla Ankara’nın kuzey Suriye’de Kürt güçlerin yayılmasını engellemeye yönelik daha geniş bir stratejiye dönüştü.

Bu süreçte Türkiye; eski Özgür Suriye Ordusu unsurları, İslamcı gruplar ve Türkmen milislerden oluşan SMO’yu finanse etti, eğitti ve siyasi olarak yönlendirdi. SMO, yıllar içinde kendi güvenlik yapıları, mahkemeleri ve lojistik ağları olan bir vekil güce dönüştü.

“Entegrasyon mu, Yeniden Markalaşma mı?”

Ocak 2025’te Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SMO gruplarının “yeni Suriye ulusal ordusu” altında entegre edileceğini açıkladı. Ağustos ayında Ankara’da imzalanan savunma anlaşması ise Türkiye’nin Suriye’nin yeni askeri mimarisinde resmi bir rol üstlendiğine işaret etti.

Şam’a yakın güvenlik kaynakları, bunun bir “işbirliği” olduğunu savunurken, muhalif gözlemciler Ankara’nın etkisinin sürdüğünü düşünüyor. Uzmanlara göre, birçok eski SMO birliği, yeni yapı içinde de eski hiyerarşilerini koruyor.

Araştırmacı Alexander McKeever, entegrasyon sürecinin “en az dirençli yol” izlenerek yapıldığını, büyük grupların neredeyse aynen korunarak orduya alındığını belirtiyor.

Kürtler İçin Güvensizlik Kaynağı

Bu durum, Kürtler açısından en büyük endişe kaynağı. DSG (Suriye Demokratik Güçleri) yetkilileri, özellikle Afrin ve Fırat hattında eski SMO unsurlarının varlığının güveni tamamen zedelediğini söylüyor.

DSG yetkilisi Hüseyin Osman, entegrasyonu “makyaj” olarak nitelendirerek, bu grupların fiilen kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savundu.

Ebu Amşa ve Tartışmalı Atamalar

En çok tepki çeken isimlerden biri, Süleyman Şah Tugayı’nın eski lideri Muhammed el-Cassim (Ebu Amşa). ABD tarafından Kürtlere yönelik şiddet ve zorla yerinden etme suçlamalarıyla yaptırım listesine alınan Ebu Amşa, bugün Suriye ordusunda 62. Tümen komutanı olarak görev yapıyor.

Afrin’de ve kuzey bölgelerde yaşanan mülkiyet gaspı, zorla vergi alma ve silahlı baskı iddiaları, bu isimlerin “yeni ordu” çatısı altında bile eski yöntemlerini sürdürdüğü eleştirilerini güçlendiriyor.

Afrin: Değişen Üniformalar, Aynı Güç Yapısı

Afrin, entegrasyonun sahadaki en net sınav alanı olarak öne çıkıyor. Resmi olarak Şam yönetimine bağlanan kentte, Türk bayrağının hâlâ belediye binasında dalgalanması ve eski SMO unsurlarının güvenliği kontrol etmesi dikkat çekiyor.

Yerel Kürt temsilciler, “yönetim değişti ama sahadaki aktörler aynı” değerlendirmesinde bulunuyor. Zeytin hasadı sırasında çiftçilerden silah zoruyla para ve ürün alınması, bölgede devlet otoritesinin henüz tesis edilemediğini gösteriyor.

Birlik mi, Kırılgan Denge mi?

Uzmanlara göre Suriye’nin yeni ordusu, kağıt üzerinde birleşmiş görünse de; eski sadakatler, yerel güç ağları ve Türkiye’nin süregelen etkisi nedeniyle gerçek bir ulusal ordu kimliğine kavuşmuş değil.

Şam’ın kuzeydoğuya doğru genişlemesiyle bu kırılgan yapı daha da görünür hale gelirken, Kürt meselesi ve eski SMO gruplarının rolü, Suriye’nin gelecekteki birlik ve istikrarı açısından en büyük sınavlardan biri olmaya devam ediyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.