Tom Barrack Münih’e Neden Katılmadı? Washington Suriye Dosyasında Yeni Bir Ayar mı Yapıyor?

Tom Barrack Münih’e Neden Katılmadı? Washington Suriye Dosyasında Yeni Bir Ayar mı Yapıyor?

ABD’nin Suriye sahasındaki en görünür diplomatik figürlerinden biri olan Tom Barrack’ın Kürt temsilcilerin ön plana çıktığı Münih Güvenlik Konferansı’na katılmaması beraberinde bir takım soruları getirdi.

A+A-

ABD’nin Suriye sahasındaki en görünür diplomatik figürlerinden biri olan Tom Barrack’ın bu yılki Münih Güvenlik Konferansı’na katılmaması bilhassa Kürt kamuoyunun dikkatini çekti.

Özellikle Rojava temsilcileri ve Kürdistan Bölgesi aktörlerinin diplomatik temaslarıyla öne çıktığı bir konferansta, Washington’un Suriye dosyasındaki başlıca yüzlerinden birinin yer almaması “tesadüf mü, yoksa bilinçli bir tercih mi?” sorusunu gündeme taşıdı.

Son dönemde ABD’nin Suriye politikasında biçimsel bir ayar yaptığı yönünde güçlü işaretler bulunuyor. Kürt kamuoyunda artan tepkiler, Washington iç siyasetinde yükselen tartışmalar ve başta Lindsey Graham olmak üzere ABD Dış siyasetinde etkili figürlerin çıkışları ve bölgesel dengelerde Türkiye-Şam hattındaki gelişmeler ABD’nin, sahadaki ortaklarıyla ilişkisini yeniden kalibre ettiği yorumlarına neden oldu.

ABD’nin Suriye’deki en önemli askeri ve siyasi muhatabı olan, Suriye Demokratik Güçleri ve lideri Mazlum Abdi, özellikle son aylarda daha görünür bir diplomatik profil çizdi.

Bu tablo içinde Barrack’ın konferansta yer almaması, bazı çevrelerde “Washington mesaj mı veriyor?” sorusunu doğurdu.

Kürt Tepkileri ve Diplomatik Hassasiyet

Barrack’ın: Şam’a görece ılımlı mesajlar vermesi, Türkiye ile yakın ilişkileri, Suriye’de entegrasyon ve merkezî çözüm vurgusu Kürt siyasi çevrelerinde derin bir rahatsızlık ve bir antipati yaratmıştı.

Bu rahatsızlık, ABD’nin sahadaki ortaklarıyla güven ilişkisini zedeleyecek boyuta ulaşmış olabilir mi?

Diplomaside bazen politika değişmez; fakat temsil yüzü değişir. Bazen de isim aynı kalır ama görünürlük azaltılır. Münih’teki tablo bu açıdan sembolik bir değer taşıyor olabilir.

Elbette ki ABD’nin Suriye politikası tek bir isim üzerinden yürümüyor. Pentagon, Dışişleri ve bölgesel diplomatik kanallar aktifliğini sürdürüyor. Uluslararası basında da Barrack’ın katılmaması “görevden alma” ya da “tasfiye” olarak çerçevelenmiş değil. Ancak siyaset yalnızca resmi açıklamalarla okunmaz; bazen görünürlük tercihleri de mesaj içerir.

Barrack’ın yokluğu üç şekilde okunabilir:

Sadece takvimsel ve teknik bir tercih,

Diplomatik temasların kapalı kapılar ardına kaydırılması,

Washington’un Suriye dosyasında yeni bir denge arayışı,

Kesin olan şu: Münih’te Kürt aktörlerin diplomatik görünürlüğü artarken, ABD’nin sahadaki en sembolik isminden birinin geri planda kalması dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Bu durum bir politika değişikliğinin ilanı değil. Ancak Washington’un Suriye denkleminde ton ayarı yaptığı bir dönemde yaşanması, tartışmayı kaçınılmaz kılıyor.

Tom Barrack’ın Münih’e katılmaması tek başına bir kırılma anlamına gelmeyebilir.

Fakat ABD’nin yoğunlaşan tepkiler ve değişen bölgesel dengeler karşısında Suriye politikasında ince ayarlar yaptığı bir süreçte bu yokluğun ortaya çıkması, “yeni bir diplomatik mimari mi kuruluyor?” sorusunu gündemde tutuyor.

Washington henüz açık bir değişiklik ilan etmiş değil. Ancak Münih’teki tablo, Suriye dosyasında bazı taşların yeniden diziliyor olabileceğini düşündürüyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.