Rojava Kurdistan’ında Ne Oldu Bir İhanet Yaşandı Mı?

Şefik Çolak

Şefik Çolak

İnsanın kendisine yalan söylemesi hedefsiz olduğunun belirtisidir veya bir hedefi anlamsızlaştırmayı amaçlamaktadır. Doğru olmadığı gibi dostları ve ortak çıkara sahip olanlara karşı ahlaki davranış değildir.

Kurdistan sorununu çözmek ve nihai hedef olan Özgür Kurdistan’ı kurmak isteyen Kurdler her şeyden önce kendilerini kandırmamayı öğrenmeliler. Yaşam Kutsaldır ve devamı esastır. İnsanların diğer canlılardan farkı yaşamı kurallar ve kurumlar ile organize etme becerileridir.  Bunun ön koşulu meşru değerler ve verilere dayalı olmasıdır.

Hayal etmek kötü değildir. Bir hayaliniz var ise bilinen olguları kullanarak hayallerinizi doğrulama yoluna gitmelisiniz. Bilinenleri kullanarak hayal ettiğiniz denklemi çözemiyorsanız doğru yolda olmadığınızı görmeniz gerekir. Bazen bir engeli ortadan kaldırmak için operasyonel yollara başvurabilirsiniz ama bu uzun süreli olmamalı ve engel ortadan kaldırıldıktan sonra inşacı olmak zorunda kendinizi görmelisiniz. Kurdler uzun süre hayallerinin peşinde koşacağına geleceklerinde kendilerine lazım olan kurumlarını kurmaya özen göstermeliler.

Sürdürülebilir üretimin dört önemli ayağı vardır. Bunlar;

  • Hammaddeniz yoksa başlasanız da üretimi sürdüremezsiniz,
  • Ürününüze pazarda ihtiyaç olması lazım ve alıcıların istek ve koşullarını hesaba katmadan uzun süreli kazanç elde etme şansınız olmaz. Alıcıların her zaman alternatiflere yönelmeye hazır olduğunu unutamazsınız,
  • Üretiminiz için yeterli ama ona uygun eğitimli kalifiye iş gücüne sahip olmalısınız,
  • Geçici krizlere karşı yedek akçeniz olmalıdır.

Siyasetin ekonomi ve yaşam koşulları üzerinde önemli ölçüde etkisi olmakla beraber asıl belirleyici olan ekonomi ve çıkarlardır. Yeni dünya nizamında Kurdistan önemli bir yer almaktadır. Kurdler kendi gerçekleri ile yüzleşmeyi öğrenmeli, yenilgileri var ise kabullenmeyi bilmeli ve sahte kahramanlıklar yaratacaklarına yaşanan olumsuzluklardan ders çıkararak çıkış yolu bulmayı tercih etmeli. Bizler istemez veya yeni dünya düzeninden azami ölçüde yararlanmaya çalışmayı tercih etmez ve gereğini yapmazsak önümüze gelen fırsatı kaçırır ve aval aval seyirci durumuna düşeriz.

Rojavayê Kurdistané’de 2010 yılından sonra gerekli olan koşullar (Yukarıda sayılan dört koşul) vardı ama gereklerini yerine getireceğimize Kurdler için bir proje olarak hazırlan hayallerin peşine takıldık ve büyük yanılgı yaşadık.[i] Dünyanın beklentileri değişmiş değil ve var olan koşullar da ortada duruyor. Bu nedenle Beklediğimiz ve arzu ettiğimiz bir Rojavayé Kurdistan’ın kurulacağına dair kuşku içinde olmamıza gerek yoktur.

Son zamanlarda Rojavayé Kurdistané’de Kurdlerin “ihanete uğradığı veya arkadan hançerlendiği” söylenmekte ve gündemde önemli yer tutmaktadır. Bunun doğru tespit olup olmadığını anlamak için aşağıdaki analizlere (genel doğrulara) bakmamızda yarar vardır.

  1. Uluslararası ilişkilerde ihanet veya taraftarlık olmaz. Hedefte ve çıkarda ortaklaşma olur. Beklentilerinizde farklılık oluştuğu anda ayrılığın olması kaçınılmazdır.
  2. Hiç kimse ortaklık veya ittifak kurduğu başka bir güce zorla avantajlar sağlamaya çalışmaz. Karşı tutumun yaratacağı maliyetlerle yüzleşmek istemez.

Başka bir millet veya devlet bize ihanet etti söylemi Kurdistan’ın işgalcilerinin algı projelerinden biridir. Araplar bize ihanet etti, Kurdler bize ihanet etti, Bulgarlar bize ihanet etti ve benzeri söylemleri kimin kullandığına bakmamız yeterlidir.[ii] Bu aslında Kurdlere dayatılan tehlikeli ve kendi çıkarları için yönlendirici bir düşünce biçimidir.

Uluslararası ilişkilerde anlaşmalarınızı anlamlı ve çıkara dayalı mantık çerçevesinde gerçekçi değerler üzerinde kurarsanız sonuç alırsınız. Aksi takdirde bu anlaşmalar uzun süreli olmaz ve taraflar kısa vadeli işleri bittikten sonra uzun süreli planlarına dönerler. Siz de kısa süreli bir anlaşma beklentisi içinde iseniz bu anlaşmanın sağladığı avantajları inşa amaçlı kullanmalısınız. Bunu yapmadığınız takdirde söylenmenize gerek yok ya kötü niyetlisiniz ya da bilgisizliğinizin veya aptallığınızın kurbanı olursunuz.

Rojava’da Kurdlere ihanet edildi görüşünü tartışmadan önce aşağıdakiler için Kurdlerin ne yaptığına bakmak ve onlara verilecek samimi cevap aynı zamanda ihanet edilip edilmediğini yanıtını bize gösterir.

  • Başta ABD ve İsrail olmak üzere batılı veya yerel devletler ile yapılan yazılı bir anlaşma var mı? Koalisyon ile yapılan iş birliği hangi hedefler için yapıldı ve bunun karşılığı hangi sözleşme ile alındı veya alınmaya çalışıldı. Bu bilgileri kim gizliyorsa ihanetin taşlarını döşeyenlerin onlar olduğunu artık Kurdler görmelidir. Suçlanan ülkeler bu konuda bir anlaşmanın olmadığını söylüyorlar ve Kurdleri temsil ettiklerini söyleyenlerin kendilerinden ulusal yönetim için talepte bulunulmadığını söylüyorlar.
  • Batılı dostlar veya iş birliği yapılanlar ile masaya oturulduğunda uluslararası hukuk açısında geçerli olan hangi ulusal talepler Kurdler tarafından gündeme geldi. Herhalde ABD Suriye’ye ne olduğu belirsiz “ENTEGRASYON veya DEMKRATİK CUMHURİYET” için gelmedi. Geliş nedenini bilmiyorsanız siyaseten yetersizsiniz veya bildiğiniz halde ona göre hedefler oluşturmadıysanız bugünü amaçlamışsınız ve bugün oluşan durumu bir ihanetin sonucu olarak görüyorsanız kimin ihanet ettiği belli değil mi?
  • Rojava’da devrim yapıldı yalanı ne için üretildi. Devrim yapıldı ise sonuçları nelerdir. 14 yıl fiilen iktidar olunduğu halde cezaevi yapılması ve dil eğitimi dışında hangi kurumsal ve yönetsel adımlar atıldı. Örneğin Yeni Suriye yönetimi saldırınca Kobani neden iki günden fazla gıda stokuna sahip değildi. Dünyanın en sıkıntılı yerinde dahi böyle bir olay yaşanmaz. Tedbir almayı düşünmeyen bir yönetim hangi ideolojiye göre devrim yönetimidir, sorgulanması gerekir.
  • Rojava’ya fiilen saldıran Türkiye’nin dışında başka bir ülke oldu mu? Olmadıysa onun en önemli kurumunun aracılığı ile politika belirleme hangi insani ve demokratik siyasetin gereği olarak yapıldı. 14 yıl fiilen bir yönetim varsa onun sembolleri olmalıdır. Bunların başında yönetim meclisi ve bayrak gelir. Neden bunlar olmadı.
  • 14 yılda Kurdlük adına hangi kazanımlar elde edildi. Bugün hangi kazanımlar var. Bir Kurdün Genel Kurmay Başkan Yardımcısı veya vali olması önemli bir kazanım mı? Öyle ise zaten Suriye’de defalarca bunlar oldu.

Bunları çoğalmak mümkündür. Önemli olan şudur: Kim statükonun korunmasını istiyor, kim istemiyor? Batılı devletlerin statükoyu istemediği bana göre son derece açık. Bu konudaki düşüncemi aşağıdaki linkte görebilirsiniz.[iii] Kurdistanın işgalcileri bunu istiyordu ve ne yazık ki Rojava’da kardeşlerimiz statükodan yana tavır aldılar[iv] ve kaybetmemiz kaçınılmaz oldu.

İşgalciler organize ve ekip çalışması yaparlar ama bizlerin şahısları yüceltmemizi ve onlara mürit gibi bağlanmamızı ve üretken olmamamızı isterler. Bu onlar için anlaşılır ve faydalı bir politikadır. Şahısları yüceltmenin ve onlara körü körüne bağlanmanın sonucu olan günümüz Rojava durumu bizlere ders olmaz ise benzer sonuçları yaşamaya devam ederiz.

Oluşan yeni dünya düzeninin Kurdistan’a ihtiyacı var ama onu biz istersek sonuç alınır. Kurdler ile dostluk ilişkisi geliştirmek isteyenler ilelebet beklemeye kendilerini mahkum etmezler. Alternatif projeler geliştirme yoluna sonunda başvurmak zorunda kendilerini görmeye başlayabilirler.

İran sorununu çözmek isteyen ABD Suriye’de Ziya’nın hayal projeleri ile kendisini oyalayacak değildi. Sonunda kendi başınıza bakın ben sonra kendi bileceğimi yaparım dedi ve QSD ile PYD’yi HTŞ ve destekçileri ile baş başa bıraktı. Gerçeğin kaba tabiri budur.

Bir ulusa ihanet başka bir ulus tarafından yapılmaz, ihanet içerdeki güçler tarafından yapılır. Kendi halkına yalan söyleyenler asıl ihanetçilerdir.

Bunlara rağmen Rojavaé Kurdistan’da her şey bitmiş değildir. Kayıp büyüktür ama yakında önemli değişiklikler olacaktır. Orada Kurdlerin tepkisinin aldığı yeni şekil bunun işaretini veriyor.

Umut etmiyorum, inanıyorum…

Şefik Çolak

Endüstri mühendisi

09/04/2026

 

[i] Tarihten ders çıkaran Kurdlerin uyarılarını yeterince dinleyebilseydik bu sonuç oluşmazdı. Yine de çok geç kalınmış değil.

[ii] Sömürge olmaktan kurtulmak ve bunun için çalışmak suç değildir. Bu söyleme anlam vermek sömürgeci devlete meşruiyet vermek demektir.

[iv] Yeni Ziya Gökalp “Benim projem veya ABD projesi demişti” ve Rojava’daki kardeşlerimizin tercihi yeni dumu oluşturdu. Gerçeği görmeyen her Kurd en azında psikolojik tedavi yoluna başvurmalıdır.