
SDG krizi: Suriye, Türkiye, ABD ve İsrail ne istiyor?
Suriye'nın Halep kentinde yaşanan krizde kim ne istiyor? Ankara gelişmeleri yakın takipte, en çok merak edilen ise Türkiye'deki çözüm sürecinin süreçten nasıl etkileneceği.
Gülsen Solaker
Suriye, son günlerde bir yandan Şam yönetimi ile İsrail ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında görüşmelere diğer yandan ise Halep merkezli çatışmalara sahne oluyor. Çatışmalar Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanıyor.
Suriye Savunma Bakanlığı, SDG'ye bağlı Kürt birlikleri YPG'ye bölgeyi terk etmesi için bu sabaha kadar süre verdi. Çatışmalar şimdilik durduğu haberleri geliyor, ancak tansiyon hâlâ yüksek.
Peki bir yılı aşkın zamandır farklı ülkelerin ve kesimlerin çıkarlarının üst üste bindiği Suriye'de şu çatışmalar neden yaşanıyor? Suriye'nin kuzeyinde kim ne istiyor? Suriye'deki gelişmeler Türkiye'deki çözüm sürecini etkiler mi?
Suriye yönetimi ve SDG ne istiyor?
Suriye'de iktidarda olan geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin genel hedefi ülke bütünlüğünü ve merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.
Bu kapsamda SDG'yi 10 Mart mutabakatı gereği orduya entegre etmek isteyen Şam yönetimi SDG'nin özerklik taleplerini reddediyor.
Mart 2025'te imzalanan mutabakat, SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonunu ve özerk yönetiminin merkezileşmesini öngörüyordu. Ancak 31 Aralık 2025 son tarihi geçtiği halde mutabakat uygulanmadı. SDG, siyasi ve finansal taleplerinin karşılanmadığını savunurken, Şam yönetimi SDG'nin milli orduya dahil olmasını istiyor.
SDG, yerel yönetimini, güvenlik birimlerini ve ülkenin kuzeydoğusundaki zengin kaynaklarını korumayı önceliyor.
Türkiye nasıl bir politika izliyor?
Esad'ın devrilmesi öncesinde ve sonrasında HTŞ ve Şara yönetimi ile çok yakın bir ilişki kuran Türkiye ise SDG'nin Suriye'de kalıcı ve güçlü bir yapı haline gelmesini ulusal güvenlik çıkarları açısından tehdit olarak görüyor. Ankara, SDG'nin omurgasını oluşturan Kürt birliklerini PKK'nın uzantısı ve terör örgütü olarak görüyor.
Ancak bu aşamada Halep'teki çatışmalara doğrudan müdahil olmayan Ankara gerektiğinde sınır ötesi askeri seçenekleri masada tuttuğunu vurguluyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dünkü basın toplantısında “Halep'te sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırılar, SDG'nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmış ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açmıştır” demişti.
Fidan, SDG'nin elindekileri "her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarını" Suriye'nin istikrara kavuşmasının önündeki en büyük engel olarak niteleyerek "SDG'nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" diye konuştu.
Türkiye ayrıca Halep'in güvenlik dahil tüm yönetiminin Suriye hükümetine bırakılması gerektiğini de vurguluyor.
Bu arada Ankara'ya göre SDG'nin Halep ile ilgili üç konuda adım atması gerekiyor. Fidan bu adımları, "SDG unsurlarının Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallerinden çekilmesi, bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması ve hükûmetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması yoluyla Halep'te normalleşmenin sağlanması" olarak sıraladı.
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamada ise "Operasyon tamamıyla Suriye Ordusu tarafından gerçekleştirilmektedir” denilerek "Ülkemiz 'Tek Devlet, Tek Ordu' ilkesi doğrultusunda Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesini desteklemektedir. Bu kapsamda Suriye'nin yardım talep etmesi halinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır" ifadeleri kullanıldı.
Türkiye'deki süreç nasıl etkilenebilir?
Suriye'de tırmanan tansiyonun etkilemekte olduğu en önemli başlıklardan birisi ise Ekim 2024'te başlatılan ve yasal düzenlemeler aşamasına kadar gelinen yeni çözüm süreci.
İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı, DEM Parti ve PKK'nın ise barış süreci olarak görmek istediği süreç kapsamında oluşturulan TBMM Komisyonu raporunun hazırlıklarını sürdürüyor.
Öte yandan sürecin önemli aktörlerinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin son grup toplantısında SDG için sarf ettiği "Ya mutabakat ile ya da zorla Suriye'nin üniter yapısının inşa edilmesi gerekiyor" sözlerinin yankısı da sürüyor. DEM Parti, Bahçeli'nin bu sözlerine karşılık tehdit dilinin süreci ilerletmediğini ve ilerletmeyeceğini söylerken diğer yandan partinin İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu talebinin yakın zamanda karşılanması da bekleniyor.
Bu arada DEM Parti PKK lideri Abdullah Öcalan'ın SDG Komutanı Mazlum Abdi ile görüşmesi çağrısında bulundu. Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan Türkiye'nin Suriye'de yapıcı rol oynaması gerektiğini söyleyerek Öcalan'ın Abdi ile görüşmek istediğini belirtti ve "Şimdi değilse ne zaman? Çünkü orada yaşanan gelişmelerin buraya etkisinin olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Daha önce de yine tecrübe edildi bu gerçek. Açın yine yolu. Öcalan doğrudan temas kursun ve önerilerini doğrudan iletsin" dedi.
DEM Parti Meclis Grubu da Halep'teki çatışmaları protesto etmek için basın açıklaması yaparak protestosunu TBMM Genel Kurulu'na da taşıdı.
Diyarbakır'da da Halep'e destek amacıyla bir yürüyüş yapılırken krizin daha da tırmanmasının 2013-2015 çözüm sürecindekine benzer şekilde bu yeni girişimin sonunu getirip getirmeyeceği tartışılıyor.
ABD ve İsrail'in tutumları ne?
ABD, Esad'ın devrilmesinin ardından Şara yönetimi ile iyi ilişkiler kurdu ve Sezar yaptırımlarını kaldırdı. Esad döneminde ABD, Suriye'ye yönelik ekonomik yaptırımlar Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası üzerinden uygulanmıştı. Bu nedenle "Sezar yaptırımları" ifadesi kullanılıyor.
Trump yeni Şam yönetimine verdiği destekte ise "terörden vazgeçme, azınlıkları koruma" gibi bazı kriterleri de şart koşuyor.
Washington'un bir diğer önceliği ise İsrail ile uzlaşı sağlanması. Ahmed Şara'yı geçen Kasım ayında ABD ‘de ağırlayan Başkan Donald Trump, İsrail ile Suriye arasında bir güvenlik anlaşması imzalanması konusunda her iki ülkeye de baskı yapıyor.
Nitekim bu hafta ABD arabuluculuğunda Paris'te bir araya gelen İsrail ve Suriyeli yetkililer istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması ve ekonomik iş birliğini de içeren bir mutabakat imzaladı.
Öte yandan İsrail, Esad sonrası tampon bölgeyi genişletmesi ve Suriye'de yeni toprakları işgal etmesinin ardından Şam yönetimi ile ABD aracılığındaki güvenlik anlaşması görüşmelerini sürdürüyor. Ayrıca SDG'yi ve Dürzi azınlığı destekleyen İsrail, Ankara'nın bakışına göre ülkedeki etnik ve dini ayrılıkları körükleyerek Suriye'nin istikrarsızlığına oynuyor.
Halep'teki son çatışmalara dair X hesabından bir mesaj yayınlayan İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, "Uluslararası toplum genel, Batı ise özel olarak IŞİD'e karşı cesurca ve başarıyla savaşan Kürtlere onur borcu duymaktadır. Suriye'deki çeşitli azınlıklara yönelik sistematik ve acımasız baskı, 'yeni bir Suriye' vaadiyle çelişiyor. Uluslararası toplumun sessiz kalması, Suriye rejiminin şiddeti tırmandırmasına yol açacaktır" ifadelerini kullandı.
Halep'teki son durum ne?
Suriye yeni yıla Şam ile SDG arasındaki 10 Mart mutabakatının sona ermesi ve uzatılması ile ilgili tartışmalarla gergin bir şekilde girerken birkaç gündür Halep'te çıkan kriz ise tansiyonu daha da tırmandırdı.
Halep'in kuzeyinde, özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Suriye ordusu ile Kürt liderliğindeki SDG arasında dört gün önce çatışmalar yaşanmaya başlandı.
Suriye ordusu mahalleleri "kapalı askeri bölge" ilan ederek yoğun şekilde ablukaya alırken SDG mevzilerini ise "meşru askeri hedef" olarak nitelendirdi. Bu esnada operasyon nedeniyle Suriye ordusu binlerce sivili bölgeden uzaklaştırarak tahliye koridorlarına yönlendirdi.
Suriye Savunma Bakanlığı dün gece yaptığı açıklamada ise bölgeden YPG/SGD birliklerinin çekilmesi için bugün saat 03:00'ten 09:00'a kadar süre verdiğini duyurdu. Ancak Kürt birliklerin bölgeden çekilip çekilmediğine dair şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.
Bu son kriz bölgedeki uzun süreli gerilimlerin, özellikle de 10 Mart 2025'te SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan entegrasyon anlaşmasının uygulamasının tıkanmasının sonucu olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: DW Türkçe

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.