
Sahadaki potansiyel ortaklar: Rojhılatlı Kürtlerle iş birliğinin fırsatları ve riskleri
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü hava operasyonlarında sahada güç eksikliği dikkat çekerken, İranlı Kürt gruplarla olası iş birliği hem fırsatlar hem de ciddi sınırlamalar barındırıyor.
Sahada yeterli savaşçı olmaması, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'la olan savaşlarında kesin sonuçlar elde etmesini çok daha zorlaştırdı. ABD Başkanı Donald Trump, İran Kürtlerini destekleme, onlara hava gücü ve belki de diğer yardımlarla destek verme fikrini ortaya attı. Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nden Ido Levy, bu seçeneği değerlendirerek, ABD ve İsrail destekli bir Kürt gücünün neler başarabileceğini ve birçok sınırlamasını ele aldı.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı büyük ölçüde hava gücüne dayalı yürüttüğü askeri kampanyada sahada yeterli kara gücünün olmaması, alternatif ortak arayışlarını gündeme getiriyor. Bu çerçevede İranlı (Rojhılatlı) Kürt silahlı gruplar, potansiyel bir “kara ortağı” olarak öne çıkıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Mart başında Rojhılatlı Kürtlerin olası bir operasyonunu destekler nitelikte açıklamalar yapması, ardından geri adım atması, bu seçeneğin Washington’da ciddi şekilde tartışıldığını gösterdi.
Bazı iddialara göre CIA’in aylardır Rojhılatlı Kürt grupları silahlandırdığı, İsrail’in ise İran-Irak sınırındaki bazı bölgelerin ele geçirilmesine destek verdiği öne sürülüyor.
Kürt Koalisyonu ve yapısı
Şubat ayında kurulan İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu, beş ana Kürt grubu bir araya getiriyor. Bunlar arasında İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), PJAK, PAK, Komala ve Xebat yer alıyor.
Bu grupların tamamı geçmişte İran’a karşı silahlı mücadele yürütmüş olsa da, İran’ın baskıları nedeniyle çoğu Irak Kürdistan Bölgesi’nde konuşlanmış durumda.
Askeri kapasite sınırlı
Koalisyonun askeri kapasitesi sınırlı ancak tamamen etkisiz değil. Tahminlere göre 2.500 ile 10.000 arasında değişen sayıda savaşçıya sahip olan bu gruplar, çoğunlukla hafif silahlarla donatılmış durumda.
En etkili yapı olarak PJAK öne çıkarken, diğer grupların sahadaki etkinliği daha sınırlı kalıyor. İran’ın son yıllarda bu gruplara yönelik düzenlediği sınır ötesi saldırılar da kapasitelerini zayıflatmış durumda.
ABD için ne anlama geliyor?
Uzmanlara göre Kürt gruplar, ABD ve İsrail saldırılarını destekleyici bir “çarpan güç” rolü oynayabilir. İstihbarat sağlama, hedef belirleme ve belirli bölgelerde kontrol kurma gibi görevlerde etkili olabilirler.
Ancak bu tür bir iş birliği, ABD’nin uzun vadeli askeri ve siyasi taahhütler vermesini gerektiriyor. Hava desteği, eğitim, finansman ve sahada danışman unsurların varlığı bu modelin temel unsurları arasında yer alıyor.
Bölgesel engeller
Olası bir iş birliği sadece askeri değil, diplomatik zorluklar da barındırıyor. Türkiye’nin PKK bağlantısı nedeniyle PJAK’a karşı tutumu, Irak merkezi hükümetinin İran yanlısı grupların etkisi altında olması ve Erbil yönetiminin denge politikası bu süreci karmaşık hale getiriyor.
ABD’nin bu aktörlerle koordinasyon sağlaması ve Kürt grupların faaliyetlerini İran sınırlarıyla sınırlı tutması gerekecek.
Rojhılatlı Kürt grupların operasyonlarının büyük ölçüde kendi bölgeleriyle sınırlı kalması bekleniyor. Ülke genelinde rejimi devirecek kapsamlı bir ayaklanmayı tek başlarına gerçekleştirmeleri olası görülmüyor.
Ancak İran’ın dikkatini farklı cephelere bölerek daha geniş çaplı bir muhalefet hareketine zemin hazırlayabilecekleri değerlendiriliyor.
Rojhılatlı Kürt gruplarla iş birliği, ABD için kısa vadede askeri avantajlar sağlayabilir. Ancak bu seçenek, yüksek riskler, uzun vadeli taahhütler ve karmaşık bölgesel dengeler nedeniyle dikkatli bir strateji gerektiriyor.
Nerina Azad

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.