
Rubio’nun “soyut kavram” vurgusu ne anlama geliyor? PKK/YPG’ye dolaylı mesaj mı verildi?
.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Münih’te yaptığı “Ordu soyut kavramlar için savaşmaz; bir halk ve bir ulus için savaşır” açıklaması, Kürt siyasi çevrelerinde farklı yorumlara yol açtı. Salonda Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in bulunması, sözlerin bağlamını daha da hassas hale getirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Münih Güvenlik Konferansı'nda kullandığı ifadesi ilk bakışta ABD'nin klasik bir realist dış politika vurgusu gibi görünüyor. Amerikan siyasetinde özellikle son yıllarda, askeri angajmanların “değer ihracı” ya da soyut idealler üzerinden değil, somut ulusal çıkar ve meşruiyet temelinde tanımlanması gerektiği görüşü güç kazanmış durumda.
Ancak sözlerin zamanlaması ve salondaki isimler dikkate alındığında, bu açıklama farklı bir düzlemde de okunabilir.
PKK ve YPG ideolojik olarak ulus-devlet dışı bir siyasal model savunuyor. Federalist veya özerklik değil de komünal yönetim gibi kavramlar, klasik uluslararası sistemin dayandığı “ulus-devlet” paradigmasıyla örtüşmüyor.
Rubio’nun “ordu soyut kavramlar için savaşmaz” vurgusu bu bağlamda, ideolojik projelere dolaylı bir mesafe olarak yorumlanabilir. Mesaj şu olabilir:
ABD’nin askeri desteği bir ideolojik dönüşüm projesine değil, somut güvenlik çıkarlarına ve belirli bir halkın güvenliğine yöneliktir.
Bu okuma, Washington’un Suriye sahasındaki angajmanını yeniden çerçevelediğine işaret ediyor olabilir. Yani destek, bir “model inşası” için değil; güvenlik ortaklığı ve bölgesel istikrar çerçevesinde tanımlanıyor.
Öte yandan, Rubio’nun sözlerinde doğrudan bir eleştiri ya da isim verilmiş bir hedef bulunmasa da, Münih Güvenlik Konferansı'nda Suriye ve Rojava olgusunun öne çıkan denklemler olduğu göz önüne alındığında ve doplomatik dil açısından bakıldığında, açık bir azarlama ya da ideolojik reddiye ihtimali olmasa da, "duruşunuz doğru değil, savundugunuz kavramlar soyut ve bunlar için savaşılmasını doğru bulmuyoruz" mesajı okunabilir
Yanısıra luslararası sistemin hâlâ ulus-devlet temelli işlediği gerçeği hatırlandığında, bu açıklamanın ideolojik projelerin sürdürülebilirliği konusunda örtülü bir uyarı içerdiği de söylenebilir.
Rubio’nun Münih’teki çıkışı, Kürtlere açık bir güvence değil, açık bir kopuş mesajı da değil, daha çok sınır çizici bir realist çerçeve. Bu çerçeve, ABD’nin desteğinin ideolojik değil stratejik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Kürtlerin de bu mesajı doğru algılayarak, güç ve enerjilerini PKK'nin empoze ettiği ve çağın gerçekleriyle uyuşmayan dar ve ütopik hayaller yerine, daha realist ve uygulanabilir hedefler ile halk menfaatini önceleyen çözümler için seferber etmeyi stratejik bir gereklilik olarak algılamaları gerekir.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.