PKK İçindeki İktidarlaşma, Tasfiye ve Zihniyet Sorunu
Mücadele, zamanla öyle bir insan tipi yarattı ki; cezaevinde, dağda ve hayatın her alanında, kişi ve kişiler sürekli kendini "örgütleyen", kendini merkeze koyan bir konuma yerleşti. Ortada fiili bir iktidar oluştu. Bu iktidarı sahiplenenler, onun etrafında kendilerine göre bir çevre kurdu. Toplumsal karşılığı, ahlaki değeri olmayan bu kişiler, iktidara yakınlık üzerinden kendilerini var etti. Bu anlayış, yapının tamamını baskı ve tahakküm altına aldı ve giderek bütün alanlarda hissedilir hâle geldi.
Bir dönem daha çok aydın, önü açık, mücadeleyi ileri taşıyabilecek kadrolara yönelimin olduğu bir ortam vardı. Ancak bu kesimin sistemli biçimde hedef alındığını gördük. Köylü–komplocu bir zihniyet, önderlik ve komuta düzeyine yağcılık ve boyun eğme üzerinden taşındı. Bu kişiler, kendi hesaplarını ve çıkarlarını bu yapı üzerinden yürüttü.
Aydın kadrolar kolaylıkla "ajan" ilan edildi. Ağır işkenceler altında ajanlık dayatıldı. Kabul etmeyenler de yine öldürüldü. Bu inkâr edilemeyecek bir gerçektir. Dağda ve ovada, başkanlardan öğrenilenlerin çarpıtılarak uygulandığını; bu temelde birçok militanın tasfiye edildiğini ve imha edildiğini yaşadık.
Cezaevlerinde "ben ajan çıkardım" söylemi bilinçli bir korku politikasına dönüştürüldü. Kendilerini ileriyi gören, özel yeteneklere sahip insanlar gibi sundular. Bilinçli biçimde bazı kişiler hedefe konuldu; böylece diğerlerine gözdağı verildi. Yapı bu yöntemlerle biate zorlandı ve bu uygulamalar süreklileştirildi.
Amed, Batman ve Sivas cezaevlerinde Zübeyde adlı bir kadının uyguladığı işkenceler, insanları zorla ihanete sürüklemesi ve cezalandırmaları herkesin bildiği gerçeklerdi. Kaba, köylü zihniyeti ve bu zihniyetin pratikleri; akıl ve mantık dışı birçok olayla kendini gösterdi.
Amed zindanında cezaevi temsilcisi Hakim Güven'di. Daha sonra Ceyhan yapısından bir grup Amed cezaevine getirildi. Bunların içinde Ali Oruç ve Bedrettin Kavak da vardı. Cezaevi örgüt yönetimini ele geçirmek, onlar açısından bir ülkenin cumhurbaşkanı olmaktan bile daha büyük bir kariyer anlamına geliyordu. Bu nedenle Hakim Güven'i tasfiye etmek için sistemli komplolar kurmaya başladılar.
Sonunda Hakim Güven kaçırıldı. Kaçırılmasının ardından devlet tarafından kullanılır hâle getirildi. Temsilci olduğu için bölgedeki yurtseverleri, ilişkileri ve yapıyı çok iyi biliyordu. Elinde silah, arkasında devlet desteğiyle insanlar öldürülmeye başlandı. Bu süreçte Ali Oruç fiilen iktidarı ele geçirdi. Devlet tarafından kullanılan Hakim Güven insanlarımızı öldürdükçe, Ali Oruç bunu kendi gücünü pekiştirmek için kullandı. Çevresine, "ben bu adamın böyle olacağını önceden biliyordum" diyerek kendisini öngörülü, hatta başkanlar düzeyinde biri gibi sunmaya çalıştı.
Bu iktidar pratiği yalnızca silah ve tasfiye ile sınırlı kalmadı; kültürel ve zihinsel alana da taşındı. Ali Oruç, "Mavi Gömlek" adında bir roman yazdığını ileri sürdü. Oysa Ali Oruç ilkokul üçüncü sınıftan terk biriydi. Okuma-yazma konusunda ciddi sorunları vardı; Türkçeyi kullanmakta zorlanır, özellikle "ö" ve "ü" harflerini sıkça karıştırırdı. Buna rağmen 21 roman yazdığını iddia etti.
Gerçekte ise anlatılan hikâyeler dağınık ve karmaşık cümlelerden ibaretti. Konuşmalar çoğu zaman bant kaydına alındı. Ardından, edebiyatçılardan oluştuğu söylenen bir yazı kurulu devreye girdi. Bu kurul, metinleri baştan sona yeniden yazdı. Ortaya çıkan eserler Ali Oruç'un adıyla yayımlandı. Kitaplar para karşılığı bastırıldı, yayınlandı ve böylece Ali Oruç "roman yazmış bir yazar" olarak sunuldu.
Bu süreçte yalnızca sahte bir edebiyat üretilmedi; insanların oluşum kodlarıyla oynandı. Kürt insanı dar, kapalı ve sorgulamayan bir düşünce dünyası içine hapsedildi. Zihinler prangaya vuruldu, ruhlar köreltildi. İnsanlar kendi değerlerinden koparıldı; giderek kendi karşıtlarına dönüştürüldü.
Demokratik sistem, demokratik ulus gibi kavramlarla zihinleri meşgul eden bu zihniyetin; pratikte uyguladığı şeyin açık bir faşizm olduğunu görmemesi ya da görmek istememesi, yaşanan sürecin en çarpıcı ve en yıkıcı yanıdır.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.