Pirüs Zaferleri, Kahramanlık Mitleri ve Reel Siyasetin İnkarı
Tarih öğreticidir.
Ama doğru okunursa.
Sadece "direndim, kahramanlık gösterdim ve yenildim" anlatısı üzerine kurgu yapmak,
yenilgiyi kutsallaştırmak,
yandaş basın diliyle trol anlatılar üretmek...
Bunlar gerçeği örtmez, tersine önceki tüm söylemleri boşa düşürür.
Pirüs Savaşları bu açıdan ders niteliğindedir.
MÖ 280 – Herakleia
Pirüs, Roma'yı yendi.
Roma ilk kez savaş fillerini gördü.
Şaşkınlık, bozgun, geri çekilme.
MÖ 279 – Asculum
Bir zafer daha.
Ama bedeli ağır.
Ordunun bel kemiği kırılıyor.
Ve Pirüs'ün tarihe geçen sözü:
"Bir zafer daha kazanırsam mahvolurum."
MÖ 275 – Beneventum.
Bu kez kazanan Roma.
Pirüs çekiliyor.
Roma kalıyor.
Kazanan kimdi?
Savaş alanında kazanan Pirüs'tü belki.
Ama tarihi kazanan Roma oldu.
Çünkü Roma'nın dayanıklılığı,
insan kaynağı,
lojistiği,
siyasi aklı vardı.
Sonrası malum:
Roma, İtalya'yı aştı.
Akdeniz'e yayıldı.
MÖ 30'da Mısır'a kadar ulaştı.
Eğer gücünüz yoksa,
o güçte değilseniz,
hayallerinizle saha gerçeği aynı eksende değildir.
O zaman yapılması gereken bellidir:
– Kabul edilebilir hususlar üzerinden anlaşmak
– Gücü toparlayacak koşulları beklemek
– Mobilize olunca yeniden hareket etmek
Ama siz ne yapıyorsunuz?
Trol basın,
yenilginin "olumsuz koşullarını" anlatmakla meşgul.
Siz ise
"kimi kahraman ilan edelim" derdindesiniz.
O çağ geçti.
Ne Hektor çağındayız artık;
"kahramanca çarpıştım, yok oldum" çağı.
Ne de Achilleus'un yarı-tanrı mitleri.
Bu çağın kahramanlığı başka.
Reel düşünmek,
akılcı davranmak,
trajedilere son vermek.
Rojava bağlamında dost edinmek zordur, evet.
Ama bunun sebebi yalnız dış güçler değil.
Zor anda mazlum kartını oynayıp destek arıyorsunuz.
Sonra kazanım olduğunda,
tarihte yalnız "ben" kalıyor.
Mustafa Kemal anlatısı gibi.
Tarih sizden ibaretmiş gibi.
Oysa çatışma başlar başlamaz,
pamuk ipliğiyle bağlı olanlar kopar.
Gerçek yerine gider.
Ütopik hayallere uymayan herkes sahadan çekilir.
Sonra soruyorsunuz:
"Dostlar neredesiniz?"
Açık söyleyelim:
Ne Kemalizm ne Arap Baasçılığı Kürtlerin dostudur.
Düşünce tarzı olarak da tehlikelidir.
600 bin nüfuslu Dürziler,
sahayı sizden daha iyi okuyor.
Siz hâlâ
Hektor yaratma sevdasındasınız.
Kahraman mitleri üretme derdindesiniz.
Bu, Kürtlere kazandırmıyor.
Kürtleri kaybettiriyor.
Rojava kaybedilirse,
emin olun,
kahramanlık hikâyeleriyle bu halkın arasına çıkamazsınız.
Halk hafızası güçlüdür.
Sur'u,
Nusaybin'i,
Cizre'yi,
Şırnak'ı,
Halep'i unutmadı.
Pratikler unutulmaz.
Derin iz bırakır.
Kendimizi kurtaracak hâlimiz yokken,
Arapları kurtarmaya kalktık.
Türkleri kurtarmaya kalktık.
Egemen ulusları...
Bu halkın
çocuğu alındı,
ekmeği alındı,
sürgün edildi.
Yeri geldi,
"tehlike" görülen insan öldürüldü,
mezarı bile belli değil.
Artık yeter.
Doğruya doğru deme zamanıdır.
Yeter deme dönemidir.
Keyfiyetçi siyaseti bırakın.
Pirüs zaferleriyle,
ham hayal ütopyalarla
Kürtlerin aklını bulandırmayın.
Emin olun,
Kürtler doğru mecrasını bulur.
Siz elinizi çektiğinizde.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.