
Ortadoğu, İran’daki sokak hareketini izliyor: Endişe mi, fırsat mı?
İran’da hayat pahalılığı ve ekonomik kriz nedeniyle süren protestolar bölge başkentlerinde dikkatle takip ediliyor. Tahran’ın bölgesel nüfuzu nedeniyle bazı ülkeler istikrarsızlıktan kaygı duyarken, bazıları ise süreci olası bir fırsat olarak değerlendiri
İran’da hükümet karşıtı protestolar sürerken, Ortadoğu ülkeleri gelişmeleri temkinli bir dikkatle izliyor. Gösteriler, 2022’deki geniş çaplı ayaklanmalara kıyasla daha sınırlı kalsa da, Tahran yönetiminin bölge genelindeki etkisi nedeniyle yankısı sınırları aşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran yönetimini tehdit eden açıklamaları ve İsrail istihbarat servisi Mossad’ın protestoculara açık destek mesajı, krizin uluslararası boyutunu daha da görünür hale getirdi. Bölgedeki müttefik ve rakip ülkelerden ise şu ana kadar sınırlı ve temkinli tepkiler geldi.
Suudi Arabistan ve BAE: İstikrar önceliği
Geçmişte İran’la sert rekabet yaşayan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, son yıllarda daha pragmatik bir çizgi izliyor. Çin arabuluculuğunda 2023’te diplomatik ilişkileri yeniden tesis eden Riyad ile Tahran arasındaki ilişkilerde temel önceliğin bölgesel istikrar olduğu vurgulanıyor. Uzmanlara göre, Körfez ülkeleri ekonomik kalkınmanın ancak istikrarlı bir ortamda mümkün olabileceği görüşünde.
Irak: Müdahale endişesi
İran’la uzun bir sınıra sahip Irak’ta, Tahran’ın iç siyasetteki etkisi dikkatle izleniyor. İran’ın desteklediği Haşdi Şabi grupları, Irak’ın güvenlik ve siyasi yapısında önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle Bağdat yönetimi, İran’da yaşanacak olası bir istikrarsızlığın ülke içindeki dengeleri de etkilemesinden endişe ediyor.
Lübnan: Kırılgan denge
İran’ın Hizbullah üzerinden güçlü bir etkiye sahip olduğu Lübnan’da da gelişmeler yakından takip ediliyor. ABD arabuluculuğunda 2024’te İsrail ile sağlanan ateşkes, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, bu sürecin İran’daki iç gelişmelerden etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Suriye: Mesafeli yaklaşım
Yeni Suriye yönetimi, iç savaş boyunca Esad rejimini destekleyen İran’a mesafeli duruyor. Şam yönetimi, gelecekte ilişkilerin mümkün olabileceğini belirtse de bunun İran’ın Suriye iç siyasetine müdahale etmemesi şartına bağlı olduğunu vurguluyor.
İsrail: Fırsat penceresi mi?
İsrail cephesinde ise protestoların İran’ı zayıflatabileceği yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor. Mossad’ın Farsça sosyal medya hesabından protestoculara destek mesajı paylaşması dikkat çekerken, İranlı yetkililer bu tür çağrıların “dış müdahale” olarak görüleceğini açıkladı. Uzmanlar, İsrail’de İran’a karşı daha sert adımlar atılması yönünde iç baskının artabileceğini belirtiyor.
Ürdün: Hassas denge siyaseti
Ürdün ise ABD ile güvenlik ilişkileri, İsrail ile barış anlaşması ve Arap dünyasıyla dayanışma arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Amman yönetimi son yıllarda Tahran’la tansiyonu düşürmeye yönelik temaslar yürütse de, bu çabaların sınırlı sonuç verdiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, İran’daki protestoların nasıl bir seyir izleyeceği belirsizliğini korurken, Ortadoğu başkentleri olası sonuçların bölgesel dengeleri etkileme ihtimaline karşı gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor.
Nerina Azad

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.