Orta Doğu'daki yeni durum - Kürtler için bir gelecek perspektifi, Orta Doğu'da daha fazla istikrar anlamına gelir!

Orta Doğu'daki yeni durum - Kürtler için bir gelecek perspektifi, Orta Doğu'da daha fazla istikrar anlamına gelir!

.

A+A-

Ali Ertan Toprak

Orta Doğu bir kez daha derin bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Bu süreç aslında köklerini Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan gelişmelerde bulmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından bölgenin sınırları yeniden çizilmiş, ancak birçok halkın etnik ve siyasi gerçekliği yeterince dikkate alınmamıştır. Özellikle Kürtler – dünyanın en büyük devletsiz halklarından biri – kendi devletlerinden mahrum bırakılmıştır.

Bu nedenle uzun vadede Suriye, Irak ve İran’daki Kürt bölgelerinin siyasi olarak daha yakın bir şekilde bir araya getirilmesi ve gelecekte bir Kürt devletinin kurulması için bir temel oluşturulması mantıklı görünmektedir. Böyle bir devlet, çatışmalarla dolu bir bölgede istikrar sağlayıcı bir unsur olabilir.

Türkiye’de yaşayan Kürtler için ise en azından geniş kapsamlı bir özerklik çözümü hedeflenmelidir. Aynı zamanda Türkiye’nin de Kürt halkıyla kalıcı bir siyasi uzlaşma sağlaması kendi stratejik çıkarına olacaktır. Kalıcı bir barış yalnızca iç çatışmayı sona erdirmekle kalmaz, aynı zamanda Türkiye’nin demokratik ve ekonomik istikrarını da güçlendirir.

Seküler bir Kürt devleti ayrıca Orta Doğu’da Batı’nın en önemli stratejik ortaklarından biri olma potansiyeline sahip olabilir. Kürt siyasi hareketleri son on yıllarda daha çoğulcu, laik ve azınlık haklarını gözeten yönetim yapıları kurabileceklerini defalarca göstermiştir. Irak’taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi veya Kuzey Suriye’deki bazı yapılar bunun örnekleri olarak gösterilebilir.

Bunun yanı sıra Batılı devletlerle ve İsrail ile yakın ilişkiler gelişebilir. Bu da jeopolitik açıdan kırılgan olan bölgede ek bir istikrar unsuru yaratabilir. Kürt güçleri geçmişte aşırılık yanlısı örgütlere karşı mücadelede önemli bir rol oynamış ve güvenilir ortaklar olduklarını göstermiştir.

Sonuç olarak burada tarihsel bir sorumluluk meselesi de bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında yapılan uluslararası anlaşmalar kapsamında Kürtlere bir devlet kurma perspektifi sunulmuş, ancak bu vaat daha sonra geri çekilmiştir. Aradan yüz yıldan fazla zaman geçtikten sonra, bu tarihsel adaletsizliğin en azından kısmen düzeltilmesi ve Kürtlere kendi kaderlerini tayin etme hakkının tanınması artık zamanı gelmiş bir adımdır.

İstikrarlı ve laik bir Kürt devleti, yalnızca uzun süredir devam eden bir siyasi sorunun çözümüne katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Orta Doğu’da güvenlik, istikrar ve iş birliği için önemli bir dayanak noktası olabilir.

 

Suriye ile Irak arasındaki sınır, Kürtleri Kürtlerden ayırır. Irak ile İran arasındaki sınır da Kürtleri Kürtlerden ayırır. Aynı şekilde Türkiye ile Suriye, Türkiye ile Irak ve Türkiye ile İran arasındaki sınırlar da Kürtleri Kürtlerden ayırır.

Tam da Almanya, bir halkın sınırlarla bölünmesinin ne anlama geldiğini en iyi anlayabilecek ülkelerden biridir. Kürtler arasındaki sınırların ortadan kalkmasının zamanı gelmiştir.


Serokê Civata Kurd

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.