Mustafa Özçelik,TÜSİAD'ın Kürt açılımı hamlesini yorumladı

Mustafa Özçelik,TÜSİAD'ın Kürt açılımı hamlesini yorumladı

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik'in 'Kürt açılımına geri dönülmesi'ne dair değerlendirmesini Kürt siyasetçileri nasıl yorumladı? PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik Rûpela Nû'ya konuyla ilgili bir değerlendirme yaptı.

A+A-

Geçtiğimiz hafta Türkiye Sanayi ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, Başbakan Binali Yıldırım'ın da katıldığı TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu'nda  açılım sürecine yeniden dönülmesini isteyerek bir dönem hükümeti büyük riskler alarak başlattığı Kürt sorununa dair başlattığı açılımın geçmişteki tüm olumlu olumsuz tecrübeler ışığında yeniden gündeme getirilmesine ihtiyaç olduğunu söylemişti.

 

OHAL'den de hızla çıkılarak normalleşmeye gidilmesi gerektiğini de dile getiren Bilecik, Kürt sorununun bir vatandaşlık, hukuk ve demokrasi meselesi olduğunun unutturulmaması gerektiğini hatırlatmıştı.

 

Konuyla ilgili Rûpela Nû olarak bazı Kürt siyasî çevreleriyle konuyu değerlendirdik.

 

Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkanı Mustafa Özçelik TÜSİAD Başkanı Bilecik'in önerilerinin yerinde ve makul öneriler olduğunu, çatışmalara, OHAL sürecine son verilmesi gerektiğini ve tüm Kürt siyasi partilerinin muhattap alınacağı gerçek bir siyasî çözüm sürecinin başlatılması gerektiğini söyledi.

 

Özçelik: Türkiye' Kürt karşıtı politikalarıyla duvara toslayacaktır.

 

PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik'in konuyla ilgili değerlendirmesi:

"Elbette ki içerik ve kapsam olarak aynı şeyleri dillendirmesek deTÜSİAD Başkanı Bilecik'in önerileri yerinde ve makuldür. Çatışmalara ve OHAL'e son verilmeli, tüm Kürt partilerinin muhatap alınacakları gerçek bir siyasi çözüm süreci başlatılmalıdır.

 

Türkiye Devleti, şiddeti, OHAL'i ve otoriter uygulamaları sürdürdüğü sürece, çözümsüzlüğü derinleştirmekten öte bir şey yapmış olmayacaktır.Tüm siyasetini Kürt karşıtlığı üzerine kurgulamış olan Türkiye Devleti, içeride de dışarıda da pusulasını şaşırmış bir gemiye benziyor. Kuruluşundan bu yana siyasi, idari, ekonomik ve askeri olarak batı devletleri ve daha sonra ABD, NATO hamuruyla yoğrulmuş olan Türk Devleti'nin Avrasya'ya, Rusya ve İran eksenine kayma çabaları da , sonuçta duvara toslayacak beyhude bir çabadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bir bütün olarak Türkiye Devleti, Kürtlerin varlığını, kollektif haklarını yasal ve fiili düzeyde kabullenmedikçe, savaşa, OHAL'e son vermedikçe içine girdiği girdaptan kurtulamayacaktır. Bugün izlenen siyaset ile Türkiye Devleti'nin ''Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacağı'' açıktır.

 

Demokratikleşme, özgürlük ve adaletin sağlanmasında, normalleşme ve ekonomik sorunların çözümünde en temel anahtar, Kürtler ile ''İçerde'' de ''dışarıda'' da barışmaktır; ''Kürt anasını görebilsin'' diyebilmektir.

 

Ama 2015'in Temmuz'unda tekrar başlayan çatışmalar, başarısız darbe girişiminin bir fırsata dönüştürülmeye çalışılması, OHAL, Başkanlık Sistemi'nin referandumdan geçmesi vb. adımların bir pazılı tamamlayan birer parça olduğu görülebilirse, aslında bir bütün olarak Türkiye Devleti'nin ''bekası'' ile ilgili yeni ve derin bir strateji ile karşı kaşıya olduğumuz görülebilecektir. Bu siyasetin çözümsüz bir yol olduğu da madalyonun diğer yüzünü oluşturmaktadır.

 

'2019'a doğru AKP'nin akibeti pek iyi değil!'

 

Mevcut siyaset ve gidişat bize gösteriyor ki, Erdoğan ''normalleşmeye gitme'' yönünde hiç bir işaret vermemektedir.

 

2019 Seçimlerine bu dizginsiz siyasetle gitmesi durumunda Erdoğan ve AKP'nin akibetinin iyi olmayacağı açıktır. Ama karşısında ondan daha iyi bir alternatifin olmayışı da gerçekliğin diğer bir boyutunu oluşturmaktadır.

 

Kürt ve Kürdistanlılar olarak ortak bir ulusal demokratik siyaset ile ''kim gelirse gelsin'', süreci kendi lehimize dönüştürmenin çabası , içinde olmalıyız. Önce birlik, ulusal çıkarlarımız; sonra da realiteye uygun bir siyaset. Mevcut partilerin payandası olmak şimdiye kadar olduğundan daha fazlasını bizlere kaybettirecektir. Önce kendimiz olmalıyız.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.