Maliyet krizi: Alman şirketleri yurt dışına kaçıyor

Maliyet krizi: Alman şirketleri yurt dışına kaçıyor

Alman şirketlerinin yurt dışı yatırımlara ilgisi artıyor. Ancak bunu eskisi gibi büyüme ve yeni pazarlara açılma amacıyla değil, maliyetleri kısmak için yapıyorlar.

A+A-

Alman şirketlerin yurt dışına yönelme eğilimi sürüyor. Üstelik bu eğilim, her büyüklükteki şirket için geçerli. Basında yer alan haberlere göre, Ulm merkezli bahçe ekipmanları uzmanı Gardena, Almanya'da 250 kişilik istihdam küçülmesine gitmek ve bazı işlerini Çekya'ya taşımak istiyor. Bu, şirketin Almanya'daki çalışan sayısında yüzde 10'luk bir azalma anlamına geliyor.

BASF gibi dev ölçekli, küresel şirketler de yurt dışında yatırım yapmayı sürdürüyor. Die Welt gazetesi 11 Şubat 2026'da, Alman kimya devinin hizmet birimlerindeki bazı işleri Hindistan'a taşımak istediğini yazmıştı. Bu süreçte şirketin Berlin'deki merkezinde istihdamın azalması bekleniyor.

Taşınmalar nedeniyle 50 bin iş kayboldu

Bundan yaklaşık bir yıl önce, tablo daha dramatik görünüyordu. Finansmarktwelt adlı çevrim içi ekonomidergisi Kasım 2025'te, "Almanya'da sanayi krizi tüm hızıyla sürüyor" diye yazdı. Makalenin yazarı, bu değerlendirmeyi Federal İstatistik Dairesi'nin 2018-2023 dönemini kapsayan verilerine dayandırdı. Kurum, o günden bu yana henüz güncel veri yayımlamadı.

Söz konusu verilere göre 2021-2023 yılları arasında, 50'den fazla çalışanı bulunan yaklaşık bin 300 Alman şirketi bazı işlevlerini yurt dışına taşıdı. Bu sayı, 2023'te Almanya'da faaliyet gösteren bu büyüklükteki şirketlerin yüzde 2,2'sine denk geliyordu. Taşınmalar nedeniyle Almanya'da yaklaşık 50 bin 800 istihdam kaybı yaşandı.

Finansmarktwelt o dönem rakamları şöyle yorumluyor:

"Yüksek enerji maliyetleri, artan bürokrasi ve yükselen ücret maliyetleri nedeniyle bu eğilimin 2024'te ve özellikle 2025'te daha da güçlendiği varsayılabilir."

Deniz kıyısındaki büyük bir alanda üretim binaları, yollar, iskeleler ve fabrika yapıları yer alıyor

Yaklaşık altı ay sonra ise Alman Kalkınma Bankası KfW, başka bir eğilime dikkat çekti; 2 Haziran'da yayımladığı basın açıklamasında "Birçok orta ölçekli şirket yurt dışı faaliyetlerinden çekiliyor" ifadelerini kullandı.

2022'de yaklaşık 3,8 milyon orta ölçekli şirketin yaklaşık 880 bini yurt dışında faaliyet gösterirken bir yıl sonra bu sayı 763 bine geriledi. Sınır ötesi faaliyet yürüten orta ölçekli şirketlerin oranı yüzde 23'ten yüzde 20'ye düştü.

KfW Başekonomisti Dirk Schumacher, "Dış ticaretin çerçeve koşulları belirgin biçimde kötüleşti" değerlendirmesinde bulunuyor. Schumacher, bunun nedenlerini şöyle sıralıyor:

"Ukrayna ve Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler, önemli kilit sektörlerde Çin kaynaklı ihracat rekabetinin artması ve ABD'nin korumacı ticaret politikası."

Yurt dışına taşınma baskısı

Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) ise daha farklı bir tablo çiziyor. DW'nin sorusunu yanıtlayan DIHK Basın Sözcüsü Sven Ehling, 2026 yılı başındaki DIHK konjonktür araştırmasına işaret ediyor:

"Bu araştırma, Alman sanayisi üzerindeki maliyet baskısının zirveye ulaştığını ve bu nedenle birçok işletmenin yurt dışında daha fazla yatırım yapmak istediğini ortaya koydu."

DIHK'ye göre, bu yıl sanayi işletmelerinin yüzde 43'ü yurt dışı yatırımı planlıyor. Bu oran, bir önceki yıla göre üç puan daha yüksek. DIHK Dış Ekonomi Direktörü Volker Treier, "Bunun nedenleri açık: Almanya iş merkezinde artan maliyetler, yapısal sorunlar ve zayıf konjonktür" saptamasını yapıyor.

Bunlar "faydalı" yatırımlar mı?

Dış yatırımlar şimdiye kadar çoğunlukla Almanya'daki merkezleri güçlendirmiş ve böylece yurt içinde istihdam artışına da katkı sağlamıştı. Özellikle yeni pazarlar açma, satış ağını genişletme veya müşteri hizmetlerini geliştirme amacıyla yapılan yatırımlar, bu tür olumlu geri dönüşler sağlıyordu. Ancak DIHK'ye göre, ağırlıklı olarak pazar açma amacıyla yurt dışında yatırım yapmak isteyen şirketlerin oranı yüzde 30'dan yüzde 28'e geriliyor.

Volker Treier, bu eğilimin nedenlerine dair şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Özellikle sorunlu olan nokta, yurt dışı yatırımlarının daha önce alışılmış olan şekilde yurt içindeki merkezler üzerinde olumlu geri etkiler doğurmaması. Çünkü şirketler artık öncelikle maliyet gerekçesiyle yurt dışında yatırım yapmak zorunda kalıyor. Bu da Almanya'daki merkezlerde sık sık ciddi kesintilere yol açıyor. Yurt dışı yatırımları, artık büyüme isteğinden çok maliyet tasarrufuna hizmet ediyor."

Yurt dışı yatırımlarındaki gelişme, genel olarak net değil. Mevcut durum daha çok yatay bir hareket görünümünde.

DW'ye konuşan Halle Leibniz Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü'nden (IWH) Profesör Steffen Müller'e göre, Alman şirketlerinin yurt dışındaki doğrudan yatırımlarına bakıldığında Almanya "zirve değerlerin oldukça altında" bulunuyor:

"Merkez Bankası istatistikleri, 2017-2022 yılları arasında yıllık 120 milyar euroluk işlem değeri gösteriyor. Buna karşılık 2024 rakamları 80 milyar euro, 2025 verileri ise 100 milyar euronun altında. Tüm bu veriler, önceki yıllara kıyasla çok daha fazla sermayenin yurt dışına aktığı varsayımı için fazla gerekçe sunmuyor."

ABD'ye ilgi azaldı, Euro Bölgesi bir numara

Araştırma, Alman şirketlerinin yurt dışı yatırımlarında hedef bölgelerin belirgin biçimde değiştiğini gösteriyor. Özellikle Kuzey Amerika cazibesini kaybediyor. Bu bölgede yatırım planlayan şirketlerin oranı yüzde 48'den yüzde 44'e geriledi.

Buna karşılık Asya'daki faaliyetler önem kazanıyor. DIHK'ye göre, Çin'de yatırım yapan sanayi şirketlerinin oranı yüzde 31'den yüzde 34'e yükseldi. Çin hariç Asya/Pasifik bölgesi de daha fazla önem kazandı ve yatırım planlayanların oranı yüzde 21'den yüzde 26'ya çıktı.

DIHK Dış Ekonomi Direktörü Treier sonuçları değerlendirirken, "ABD ile yaşanan gümrük vergisi anlaşmazlığı belirsizlikleri körüklüyor ve şirketlerin kararlarını ertelemesine yol açıyor" diyor.

Treier'e göre yüzde 64 ile Euro Bölgesi en önemli yatırım alanı olmayı sürdürüyor:

"Euro Bölgesi'ndeki istikrar, ortak iç pazar ve ortak para birimi gibi faktörler, güvenilir çerçeve koşulları sunuyor. Bu da özellikle jeopolitik belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde yatırım kararları açısından önemli bir etken."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.