
Kürdistanlı Hristiyan gençlerin Noel umudu: ‘Zorluklara rağmen gelecek burada’
.
Noel Bayramı vesilesiyle bir araya gelen Kürdistan Bölgesi’ndeki Hristiyan gençler, yaşam standartlarından gelecek hayallerine, ekonomik kaygılardan bir arada yaşam kültürüne kadar pek çok konuyu samimiyetle tartıştı. Gençler, Avrupa hayali yerine kendi topraklarında hizmet etme kararlılığını vurguladı.
Kürdistan Bölgesi’nin kadim bileşenlerinden olan Hristiyan gençler, Doğuş Bayramı’nı (Noel) kutlarken bir yandan da toplumsal rollerini ve gelecek kaygılarını masaya yatırdı.
Rûdaw TV’de yayınlanan özel bir söyleşide buluşan gençler; işsizlik ve ekonomik istikrarsızlık gibi temel sorunlara dikkat çekerken, bölgedeki "bir arada yaşam" iklimini en büyük zenginlik olarak tanımladı.
"Kürdistan farklı renklerin ve huzurun ülkesi"
Söyleşiye katılan gençler, Kürdistan Bölgesi’ndeki dini ve etnik toleransı yaşamlarının en güçlü yanı olarak görüyor.
Jessica Jamil, "Kürdistan’da yaşam sevinç ve hüznün bir karışımı. Renkli bir toplumda yaşıyoruz, ailelerimize yakınız. Hayatımızın büyük bir kısmı burada mutlulukla geçiyor” dedi.
Christina Nuhano da, "En güzel şey, farklı milletlerin ve kültürlerin hiçbir sorun yaşamadan bir arada olması” şeklinde konuştu.
Kürdistan Bölgesi’nde farklı inanç ve etnik kimliklerin bir arada yaşamına dikkat çeken Arita Sami de, "Kürdistan’daki bir arada yaşam kültürü, dünyadaki pek çok yerden çok daha iyi ve ileri seviyede” diye konuştu.
Manuel Hormuz, "Buradaki kişisel ve sosyal özgürlüğü dışarıda (Batı'da) göremezsiniz. Şükürler olsun ki burada dilediğimizi yapma özgürlüğüne sahibiz” ifadelerini kullandı.
Ekonomik kaygılar ve "Avrupa rüyası"
Gençlerin en büyük ortak endişesi ise ekonomi ve işsizlik.
Manuel Hormuz, ekonomik istikrarın tüm güzelliklerin temeli olduğunu belirterek, "İş imkânı kısıtlı. Eğer güçlü bir ekonomi olursa her şey daha güzel olur, ancak ekonomi zayıf olduğunda gençlerin umudu da kırılıyor" dedi.
Bu durumun gençleri bir "Avrupa Rüyası"na ittiğini söyleyen Jessica Jamil ise şu uyarıda bulundu: "
Gençler Avrupa’da hayatın sorunsuz olduğunu sanıyor ama orada yaşam çok daha zor. Buradaki gençlerimizin moralinin bozulması beni üzüyor."
Söyleşiye katılan Las isimli Müslüman genç de bu görüşe katılarak, "Gençlerimizin moralinin düşmesi Kürdistan için bir kayıptır. 'Kürdistan’da hayat yok' diyenlere katılmıyorum; tam tersine, burayı inşa edecek olan biziz" ifadelerini kullandı.
Siyasi temsil ve kota sorunu
Hristiyan gençlerin gündemindeki bir diğer kritik konu ise siyasi temsiliyet ve seçim yasasındaki "kota" tartışmalarıydı.
Jessica Jamil, Hristiyan toplumunun temsilcilerini bizzat kendilerinin seçmesi gerektiğini savunarak, "Hristiyan olmayanların bizim temsilcilerimize oy vermesi adil değil" dedi.
Manuel Hormuz ise Hristiyan nüfusun az olduğu yerlerden yüksek oylarla seçilen adayların toplumu gerçek anlamda temsil etmediği eleştirisinde bulundu.
“Hayalimiz kendi toprağımızda hizmet etmek”
Tüm zorluklara ve bölgesel risklere rağmen söyleşiye katılan gençlerin çoğunluğu, geleceği Avrupa’da değil Kürdistan’da kurmak istediklerini belirtti.
Tıp fakültesi öğrencisi olan Christina Nuhano, bu iradeyi şu sözlerle özetledi:
"Gitmek gibi bir planım yok. Tek hayalim ve hedefim, eğitimimi tamamlayıp Kürdistan halkına elimden geldiğince hizmet etmek."
Söyleşinin sonunda gençler, Kürdistan Bölgesi’nin doğru bir yolda olduğunu, halk arasındaki yardımlaşma ve hoşgörü ruhunun her türlü krizin anahtarı olduğunu ifade ederek Noel bayramının tüm dünyaya barış getirmesini diledi.
Rûdaw

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.