
İran, gerilimi tırmandıran yeni strateji izliyor
.
İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne balistik füze saldırısı düzenlemesi ve Hürmüz Boğazı'nda üç petrol tankerine el koyması, Tahran'ın savunma pozisyonundan çıkarak çatışmada inisiyatifi ele almaya yönelik yeni bir strateji benimsediği yorumlarına yol açtı.
İran'ın son günlerde attığı askeri adımlar, Tahran'ın ABD ile yaşanan gerilimde daha saldırgan bir strateji izlemeye başladığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Ürdün'deki ABD üssüne yönelik balistik füze saldırısı ile Hürmüz Boğazı'nda üç petrol tankerinin alıkonulması, son dönemdeki en dikkat çekici hamleler olarak öne çıktı.
Tahran çatışmada inisiyatifi almaya çalışıyor
Siyasi analistler, İran'ın artık yalnızca ABD'nin adımlarına karşılık vermek yerine çatışmanın seyrini belirlemeye çalıştığını ifade ediyor.
Siyasi analist Ruhullah Rahimpur, Ürdün'e yönelik füze saldırısı ile Hürmüz'deki operasyonun bilinçli bir gerilim tırmandırma stratejisinin parçası olduğunu belirterek, Tahran'ın ABD ve İsrail tam anlamıyla hazırlanmadan önce onları daha geniş çaplı bir çatışmaya zorlamayı amaçladığını savundu.
"İran statükoyu sürdürülebilir görmüyor"
Analist Şahir Şahid Saless ise İran yönetiminin mevcut "ne savaş ne barış" durumunun kendi aleyhine işlediği sonucuna vardığını söyledi.
Saless'e göre Tahran, ekonomik baskılar ve deniz ablukası altında zamanın ABD lehine işlediğini düşünüyor. Bu nedenle İran, daha geniş bir çatışma riskini göze alarak Washington'un çatışmanın başlangıç ve bitişini tek taraflı belirleyemeyeceğini göstermeye çalışıyor.
Hürmüz Boğazı diplomasiyi zorlaştırıyor
Askeri gerilim sürerken Hürmüz Boğazı'nın geleceğine ilişkin diplomatik temaslar da çıkmaza girdi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman'ın boğazdaki yeni deniz koridorunun iki ülke tarafından eşit şekilde yönetilmesi önerisini İran'ın kaygılarını gidermediği gerekçesiyle reddettiklerini açıkladı.
Eski İranlı diplomat Kuruş Ahmedi ise Hürmüz'ün artık hem İran hem de ABD açısından bir prestij meselesine dönüştüğünü, bu nedenle tarafların karşı tarafın şartlarını kolay kolay kabul etmeyeceğini ifade etti.
Bölgesel gerilim Irak'a da sıçradı
Gerilim yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmadı.
Suudi Arabistan, Irak'tan petrol tesislerine yönelen çok sayıda İHA'nın düşürüldüğünü açıkladı. Bunun ardından ABD ve Suudi Arabistan güçleri, ilk kez Irak'ta İran destekli Halk Seferberlik Güçleri'ne (Haşdi Şabi) ait mevzilere ortak hava saldırısı düzenledi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun son üç günde ABD güçleri ve Suudi enerji altyapısına yönelik 30'dan fazla İHA saldırısına misilleme olduğunu açıkladı.
İran devlet televizyonu ise Irak'tan Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarla Tahran'ın bağlantısı olduğu iddialarını reddederek suçlamaların "büyük bir yanlış hesaplama" olduğunu savundu.
Yeni dönemin işareti
Eski İsrail istihbarat yetkilisi Danny Citrinowicz, İran'ın artık yalnızca caydırıcılığa dayalı bir politika izlemediğini, gerektiğinde saldırıyı başlatan taraf olmayı da göze aldığını öne sürdü.
Analistler, son gelişmelerin İran'ın askeri ve diplomatik stratejisinde önemli bir değişime işaret ettiğini ve Orta Doğu'daki gerilimin önümüzdeki dönemde daha da tırmanabileceğini değerlendiriyor.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.