Resul Amed

Resul Amed

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Faşizmin Lümpen Yüzü ve Kürtlerin Kırılmayan Tarihsel İradesi

A+A-

Resul Amed

Son dönemde kitlesel alanlarda, özellikle stadyumlarda yaşananlar rastlantı değil. Kürtlerin tanınmış isimlerine yönelik geliştirilen çirkin küfürler, saldırılar, organize bir aklın ürünü. Belli, tanınmış iki faşist merkeze bağlı lümpen unsurlar domine ediliyor, sahaya sürülüyor. Kim bunlar diye soruluyor ister istemez. Yanıt zor değil: Zafer Partisi ve "iyi" denen faşizan yapı.

Bursa gibi bir kentin, bir takımın seçilmesi de tesadüf sayılmaz. Bursaspor, Kürtler nezdinde çoktan kriminalize olmuş bir takım. Kürt illerinde bu takıma ve benzerlerine karşı gelişen alerji, tarihsel bir birikimin sonucu. Faşizmin beslendiği zemin bellidir çünkü: lümpen kesimler. Şiddeti seven, kolay yönlendirilen, ne kodlarsan öyle hareket eden bir kitle.

Bir de lümpen burjuva kültürüyle biçimlenenler var. Çoğu Türk olmayan ama derin bir kuyruk acısıyla yaşayanlar. Balkanlardan, Kafkaslardan... Hitler artıklarıyla temas etmiş, işbirliği yapmış, sonra Türkiye'ye taşınmış ailelerin bugünkü çocukları. Bugün faşizmin tohumlarını atanlar, yeşertmek isteyenler onlar. ABD'nin Hitler artıklarını dünyada sosyalistlere karşı aparat olarak kullanması gibi, Türkiye'de de bu unsurlar aydınlara karşı kullanıldı. Mustafa Suphiler, Sabahattin Aliler bunun acı örnekleri.

Bu kesimler aşırı bir hınçla hareket eder. Türk olmayan herkesi düşman hanesine yazarlar. Demokratları düşman ilan eder, provokasyonlarla halkı birbirine düşürürler. Amaçları açıktır: kendilerine uygun siyasal iklimi yaratmak. Kürtler ise bu sistemin nasıl nemalandığını, bu kodların nasıl işlediğini çok iyi bilir. Savunmasız da değiller. Örgütlenmeyi de bilirler, değerlerini korumayı da.

Eskisi gibi değil artık. Duygusal reflekslerle, histerik çıkışlarla hareket edecek bir halk yok karşılarında. Deneyim var, irade var. Tarihin içinden süzülmüş bir akıl var. Siz dönmeler bunu iyi bilin. Faşist damar Türkiye'de güçlüdür; Türk olduğu için değil, Türkçe olduğu için değil. Çıkarlarını, kasalarını, yolsuzluklarını korumak için Türk adını kalkan yapan bir faşizmdir bu. Türk milliyetçiliği, her zaman soyulan ekonominin zırhı oldu.

Kürdistan'da "Kürtlerle savaştım" diyerek kendini aklama politikası da buradan beslenir. Arabanın içinde Kürt işbirlikçisi devşirme unsurlar... Çatlı gibi devlete yaslanmış bir korkak faşist... Hepsi un oldu gitti. O günlerin "şerefli"leri vardı hani. "Bu ülke için kurşun atan da yiyen de şereflidir" diyen palikan, yani şeref yoksunu mafyatik yapılar. Konu Kürt ve Kürdistan olunca, birden tırnak içinde şerefli oluverirler.

Ama Kürtler için dipten gelen bir dalga var şimdi. Kırılması zor, yönü net. Hiçbir unsurun provoke edemeyeceği bir akış bu. Kürtler 21. yüzyılın tarih sayfalarına altın harflerle yazılacak. Buna ne alçaklığı ilke edinenler, ne "şerefli"liği kendine yakıştıranlar engel olabilir. Engelleyecek güçte değiller. Tarih, bir kez daha, yerini çoktan seçmiş durumda.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.