Doğu Akdeniz krizi: Fransa, Yunanistan, İtalya ve Kıbrıs ortak tatbikata başlıyor

Doğu Akdeniz krizi: Fransa, Yunanistan, İtalya ve Kıbrıs ortak tatbikata başlıyor

Almanya’nın arabuluculuk girişimleri sonrası Fransa ve Yunanistan’dan gerilimi tırmandıracak bir açıklama geldi. İki ülke tarafından yapılan açıklamaya göre Fransa, İtalya, Yunanistan ve Kıbrıs bugün Doğu Akdeniz'de ortak askeri tatbikata başlıyor.

A+A-

Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon enerji kaynaklarının araştırılması ve deniz hakimiyeti konusunda Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan gerilimde tansiyon artıyor. Almanya’nın arabuluculuk girişimleri sonrası Fransa ve Yunanistan’dan gerilimi tırmandıracak bir açıklama geldi. İki ülke tarafından yapılan açıklamaya göre Fransa, İtalya, Yunanistan ve Kıbrıs bugün Doğu Akdeniz'de ortak askeri tatbikata başlıyor. 

Doğu Akdeniz krizine ilişkin konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan da "Bedel ödeme pahasına karşımıza çıkmak isteyen buyursun gelsin" çıkışı geldi.

Erdoğan “Türkiye Akdeniz'de de Ege'de, Karadeniz'de hakkı olanı alacaktır. Yaparız diyorsak yaparız ve bedelini de öderiz. Varsa bedel ödeme pahasına karşımıza çıkmak isteyen buyursun gelsin” dedi.

Fransa Savunma Bakanlığı, "Fransa, İtalya, Yunanistan ve Kıbrıs, 26-28 Ağustos'ta ortak askeri tatbikat düzenliyor" açıklamasını yaptı. 

Sözcü’nün haberine göre geçtiğimiz günlerde Girit’e bir fırkateyn ve iki savaş jeti gönderen Fransa, bu hafta başlayacak askeri tatbikata üç Rafale savaş jeti ve bir helikopterle birlikte bir fırkateyn göndereceğini duyurdu.

Yunanistan’dan da benzer bir duyuru geldi. Yunanistan Savunma Bakanlığı, Kıbrıs, İtalya ve Fransa ile Doğu Akdeniz'de askeri tatbikat düzenleneceğini açıkladı.

Sputnik'in haberine göre Yunanistan tarafından yapılan açıklamada ortak askeri tatbikatın Girit'in güneyinde gerçekleştirileceği ve üç gün süreceği belirtildi. 

Detay Kıbrıs'ın Fileleftheros'tan aktardığı habere göre ise, tatbikata katılacak Yunan F-16’ları ve dördüncü nesil Fransız Rafale’lerin dün itibarıyla Güney Kıbrıs’ta konuşlandığı belirtildi.

Malazgirt Milli Park Alanı'nda, Malazgirt Zaferi’nin 949. yıldönümü kutlama programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

“Korkunun ecele faydası yoktur. Türkiye Akdeniz'de de Ege'de, Karadeniz'de hakkı olanı alacaktır. Biz nasıl kimsenin toprağına egemenliğine, çıkarına göz dikmiyorsak, kendimize ait olanlardan da asla taviz vermeyeceğiz. Bunun için siyasi, ekonomik, askeri bakımdan ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. Muhataplarımızı kendilerine çeki düzen vermelerine, mahvolmalarına yol açacak yanlışlardan uzan durmaya davet ediyoruz.

Türkiye'nin artık sabrı sınanacak, kararlılığı, imkanları ve cesareti test edilecek bir ülke olmadığını herkesin görmesini istiyoruz. Yaparız diyorsak yaparız ve bedelini de öderiz. Varsa bedel ödeme pahasına karşımıza çıkmak isteyen buyursun gelsin. Yoksa çekilsinler önümüzden biz kendi işimize bakalım.

Türkiye'ye yönelik ameliyat yapma hevesleri kursaklarında kalanlar, aradıkları fırsatı bulamayacaklardır.

Karadeniz'deki doğal gaz keşfi Türkiye'nin aradığı morali ve kaynağı sağlamıştır. Yeni müjdelerle bu başarıyı ileriye taşıyacağız."

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz krizinde arabuluculuğa soyunan Almanya, iki ülke arasında adeta mekik dokuyor. 

Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in "Durum çok tehlikeli" açıklamaları ile durumun vahametini ortaya koyduğu krize ilişkin Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, iki ülkenin uçurumun eşiğinde olduğunu ve sadece AB'nin değil, NATO'nun da derin bir endişe içinde olduğunu söylemişti.

Yunanistan ile Türkiye arasında Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerinde hak iddialarından kaynaklanan krizle ilgili provokasyonlardan kaçınılması ve doğrudan görüşmelerle çözüm bulunması çağrısı yapan Almanya Dışişleri Bakanı, iki NATO müttefiki arasında askeri çatışma riski bulunduğu uyarısını yapmıştı.

Türkiye, 27 Kasım 2019’da Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma anlaşması ile Yunanistan’ın Girit, Karpathos ve Rodos adalarının güneyinde kalan bölgeyi kıta sahanlığı kapsamında gördüğünü ilan etmiş ve bu anlaşmayı BM’ye kaydettirmişti.

Anlaşmanın uluslararası hukuka göre bir geçerliliği olmadığını savunan Atina, 1982 tarihli Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre adaların kıta sahanlığı hakları olduğunu, Türkiye’nin ortaya koyduğu haritanın Yunanistan’ın egemenlik haklarını çiğnediğini ilan etmişti.

Avrupa Birliği (AB) de Yunanistan’ın açıklamalarını desteklemiş, Türkiye’nin, "yasa dışı" olarak tanımladığı hidrokarbon çalışmalarını durdurmasını talep etmişti.

Türkiye, 13 Temmuz’da Fransa’nın girişimiyle toplanan AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısından bir hafta sonra 21 Temmuz’da "denizcilere duyuru" anlamına gelen ilk NAVTEX’ini yayımlamış ve Oruç Reis araştırma gemisinin Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırları ve 2012 yılında TPAO’ya verilen ruhsat sahaları içinde kalan bölgede sismik araştırmalar yapacağını ilan etmişti.

Yunanistan ise Türkiye’nin araştırma yapacağı alanların kendi kıta sahanlığı içerisinde olduğunu açıklayarak, sert tepki vermişti. Egemenlik haklarını koruma konusunda geri adım atmayacağını bildiren Yunanistan’ın teyakkuza geçerek bölgeye savaş gemilerini göndermesi, bunun üzerine Türk Deniz Kuvvetleri’nin Oruç Reis’e sağlanan güvenliği artırması bir anda sıcak çatışma tehlikesinin doğmasına yol açmıştı.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.