İbrahim Güçlü

İbrahim Güçlü

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük Yıkım Hareketi: 12 Eylül 1980 Sömürgeci Faşist Askeri Darbesi

A+A-

 
İbrahim GÜÇLÜ
 
Bundan 46 yıl önce, 12 Eylül 1980 Sömürgeci Faşist Askeri Darbesi gerçekleştirildi.
Kemalistler, İngilizlerin ve Sovyetler Birliği’nin bir projesi olarak darbe metoduyla devletlerini kurdular. Tek lider (Atatürk), Tek ideoloji (Kemalizm), Tek Parti (CHP)’ye dayalı Sömürgeci Faşist bir diktatörlük rejimi oluşturdular.
Bu diktatörlük, sosyal, siyasal, ekonomik hayat üzerinde tekelini; Kürdistan’da sömürgeci işgal ve ilhakı devam ettirmeye göre kurgulandı.
Bu kurgu ve yapılanma, İkinci Dünya Paylaşım Savaşından sonra sarsılmaya başladı. Türkiye, dünyadaki baskılar ve dünyadaki uluslararası kuruluşlarda (NATO v.b) yer almak için, çok partili sisteme geçmek zorunda kaldı.
Kemalist Diktatörlük, 1946’de seçimleri hile ile kazanmasına rağmen,1950 yılında seçimi kaybetti.
 
 Kemalist diktatörlük böylece darbe yedi. Ama sivil iktidarı, toplumsal gelişmeler üzerinde kontrolü sağlamayı elde bırakmadı.
Bu diktatörlük anlayışı sonucu, askeri darbe retoriğini hayata geçirdi.
Her on yılda bir de sivil iktidarları sınırlamak, Türkiye’de  toplumsal değişim hareketini kontrol etmek, Kürd milli hareketinin gelişimine engellemek, kurduğu sistemin tekelini elde tutmak ve dizayn etmek için askeri darbeler yaptı.
Darbelerin yapılması için de öncelikle derin devletin güç odakları tarafından şartlar hazırlandı,  toplumda çatışmalar yaratıldı. Sağ-Sol Çatışması ana gerekçe yapıldı.
27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 Darbesi bunun için yapıldı.
12 Eylül 1980 Darbesi de aynı zihniyetle 46 yıl önce askerler eliyle, emir komuta zinciri için de yapıldı.
Gerekçe, sivil iktidarın basiretsizliği ve sözde demokrasiden uzaklaşması, sol hareketin yarattığı anarşizmin gelişmesi, Sağ-Sol Çatışması, Kürd Milli Hareketinin devleti bölme tehlikesine yol açtığı, oldu.
Diğer askeri darbelerin gerekçeleriyle aynı gerekçeler.
Meclis fesih edildi.
Siyasi partiler kapatıldı.
Kürd sivil toplum örgütleri kapatıldı.
Türk sivil ve toplumsal örgütleri kapatıldı.
Türkiye genelinde yaygın ve kitlesel gözaltı ve tutuklamalar yapıldı.
Kürdistan’daki gözaltılar, tutuklamalar sınırsız bir hal aldı, akıl almaz işkenceler uygulandı.
Kürdistan’daki 5 Nolu Cezaevindeki işkenceler dünyada ün yaptı.
Anayasa değiştirildi. Askeri Kemalist bir anayasa yapıldı.
Bir sağdan bir soldan olmak üzere 50 Kişi idam edildi.
Cezaevlerinde işkenceler ölümlerin sayısı bilnmez düzeye ulaştı.
Aynı zamanda PKK ve radikal sol örgütlerin cezaevindeki işkencelerine ve infazlarına imkan sağlandı.
Sonuç olarak diyebilirim ki, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi Türkiye ve özellikle de Kürdistan’da bir yıkım hareketi oldu.
46 yıldır toplumdaki derin etkisi devam etmektedir.
Darbeyi yapan Evren ve arkadaşlarının yargılanması ve cezalandırılması biraz yüreklere su serpse de, yeterli olmadığı ortada.
Darbecilerin yargılanması sırasında bir Kürd ve hukukçu olarak müdahil olmak istedim.
Bunun için kapsamlı bir dilekçe sunarak, darbenin hazırlanmasında ön-ayak olan sağ ve sol radikal örgütlerin, bizim için daha önemli olan PKK yöneticilerinin darbecilerle birlikte yargılanmasını talep ettim
Bilinmeli ki, Sömürgeci Devlet yapısı değişmeden, Kürd milleti bütün milli haklarına kavuşmada ve kendi kendisini yönetir duruma gelmedikçe, Kürdistan’da işgal ve ilhak son bulmadıkça bu darbeler tehlikesi ve devletin zulüm mekanizması devam edecektir.
 
Tatvan, 12 Eylül 2026

Önceki ve Sonraki Yazılar