Avrupa'daki kerosen sıkışıklığı Türkiye'yi nasıl etkiliyor?

Avrupa'daki kerosen sıkışıklığı Türkiye'yi nasıl etkiliyor?

Avrupalılar kerosen endişesi sebebiyle tatil rotalarını değiştiriyor. Türkiye rezervasyonları da düşmeye başladı. Peki sektör temsilcilerinin öngörüleri ne?

A+A-

Avrupa, Ortadoğu'ya bağımlılık ve Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik riski nedeniyle jet yakıtında kıtlık yaşanmasından endişeli.

Türkiye ise temel maddesi kerosen olan jet yakıtı üretiminde iç talebini karşılayabilen ülkelerden biri. Bu nedenle fiziksel kerosin sıkıntısı beklenmiyor. Enerji ve rafineri altyapısı sayesinde Türkiye'nin jet yakıtı üretim kapasitesi iç tüketimi karşılamaya yetiyor.

Ancak küresel fiyat şoku ve havayolu maliyetleri üzerinden Türkiye'de de turizm ve seyahat sektörünü baskılamaya başladı.

Sektör temsilcilerine göre artan uçak bileti fiyatları rezervasyonları düşürüyor ve Türkiye rakip destinasyonlara karşı avantaj kaybediyor.

"Avrupa'daki arz sıkıntısı Türkiye'de yaşanmıyor"

DW Türkçe'ye konuşan enerji piyasaları uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre Türkiye'nin kendi rafinerilerinde yaptığı üretimle jet yakıtı ihtiyacını karşılayabilen ülkeler arasında olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle Avrupa'da görülen sıkışıklık Türkiye'de yaşanmıyor. Aktürk, özellikle İstanbul Havalimanı'nın depolama kapasitesinin de bu yapıyı desteklediğini belirtiyor.

Buna karşın Türkiye, küresel fiyat artışından muaf değil. DW'nin derlediği S&P Global Platts verilerine göre Avrupa'da jet yakıtı fiyatı, şubat sonunda varil başına yaklaşık 100 dolar seviyelerindeyken Mart başında İran kaynaklı bölgesel gerilimin tırmanmasıyla sert yükseldi.

6 Mart'ta 186,8 dolara, 2 Nisan'da ise 229,94 dolarla zirveye çıktı. Nisan sonu itibarıyla fiyatlar kısmen gerilese de Avrupa jet yakıtı fiyatı hâlâ 193 doların üzerinde bulunuyor. Bu da savaş öncesine kıyasla fiyatların yaklaşık iki katına yaklaştığını gösteriyor.

Yakıt maliyetindeki artış biletlere yansıyor

Aktürk, küresel petrol ve ürün fiyatlarındaki yükselişin Türkiye'de havayolu taşımacılığını doğrudan etkilediğini ifade ediyor. Havayolu şirketlerinin toplam maliyetlerinin yaklaşık üçte birinin yakıttan oluştuğunu belirten Aktürk, bu nedenle jet yakıtındaki artışın kaçınılmaz olarak bilet fiyatlarına yansıdığını söylüyor.

Aktürk, "Son üç ayda jet yakıtlarında yaklaşık yüzde 60 oranında artış yaşandı. Bu da bilet fiyatlarının yaklaşık yüzde 20 yükselmesine neden oldu" diyor.

Bu tablo yalnızca Türkiye'ye özgü değil. Avrupa'da da havayolları maliyet baskısını yolculara yansıtmaya başladı.

Air France-KLM uzun menzilli uçuşlara 100 euro ek ücret getirirken, Lufthansa gelecek altı ayda 20 bin kısa mesafeli uçuşu azaltacağını açıkladı. Küresel danışmanlık şirketi Teneo'ya göre uçak bileti fiyatları son bir yılda dünya genelinde yüzde 24 arttı.

Financial Times'ın (FT) aktardığına göre ise küresel havayolları artan yakıt maliyetleri ve arz endişeleri nedeniyle Mayıs ayı uçuş programlarından toplam 2 milyon koltuk kapasitesini çıkardı. Havacılık analiz firması Cirium'un verilerini derleyen FT, son iki haftada kapasitesini en sert aşağı yönlü revize eden taşıyıcılardan birinin de Türk Hava Yolları olduğunu belirtti.

Turist rotasını değiştiriyor

DW Türkçe'ye konuşan turizmci Cem Polatoğlu, Türkiye'de artan uçak bileti fiyatlarının rezervasyonlar üzerinde doğrudan baskı yarattığını belirtiyor. "Jet yakıtı fiyatlarındaki artış uçak fiyatlarını artırınca rezervasyonlarımızı yüzde 10 azalttı" diyor.

Antalya Havalimanı terminal binasına doğru valizleri ile ilerleyen turistler

Uçak biletlerindeki artışın Türkiye'de bu yıl turizmi olumsuz etkileyeceği düşünülüyorFotoğraf: Ibrahim Laleli/DHA

Polatoğlu'na göre özellikle Avrupalı turistler artık uçak yerine kara veya trenle ulaşabilecekleri destinasyonları tercih ediyor. Bu nedenle İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde rezervasyonlar artarken Türkiye'de düşüş yaşanıyor.

Polatoğlu'nun değerlendirmelerine göre Türkiye'nin uçuşa bağımlı destinasyon yapısı, artan bilet fiyatlarını rakip ülkelere kıyasla daha büyük dezavantaja dönüştürüyor. Bu durum Türkiye'nin fiyat avantajını aşındırıyor.

İç turizm de etkileniyor

Maliyet baskısı yalnızca yabancı turistte değil, iç turizmde de hissediliyor. Polatoğlu, uçakla ulaşılan destinasyonların iç pazarda da daha sert etkilendiğini ifade ediyor.

"Karadeniz ve GAP turlarında uçakla gidilen destinasyonlar olduğu için ekstra fiyat artışları oluştu" değerlendirmesinde bulunuyor.

Polatoğlu, buna karşılık otobüsle gidilen kültür turlarında fiyat artışlarının daha sınırlı kaldığı, bu segmentte daha çok normal sezon zamlarının etkili olduğunu belirtiyor.

Turizm gelirlerinde aşağı yönlü risk

Yükselen uçuş maliyetlerinin etkisi yalnızca talep tarafıyla sınırlı değil.

Ali Arif Aktürk'e göre artan uçak bileti fiyatları turistlerin seyahat kararlarını etkilerken, turizm işletmeleri de yükselen maliyet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Özellikle her şey dahil sistemle çalışan tesislerde başta gıda olmak üzere maliyetler artıyor. Aktürk, önceden satılmış paket kapasitesi bulunan işletmelerin bu artışı fiyatlara yansıtmakta zorlandığını belirtiyor.

Bu durumun tesislerin kârlılığını baskıladığını ifade eden Aktürk, mevcut tablo sürerse Türkiye'nin 2026 turizm gelirlerinin olumsuz etkileneceğini söylüyor.

Resmi verilere göre Türkiye'nin turizm geliri yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9,9 milyar dolara, ziyaretçi sayısı ise yine yüzde 4,2 yükselerek 9,2 milyona çıktı. Ancak uzmanlar, Hürmüz bağlantılı fiyat artışlarının turizm sektörüne etkisinin gecikmeli olarak hissedilebileceğine dikkat çekiyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da geçen hafta yaptığı açıklamada, bölgesel savaş ve jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde geçecek ikinci çeyrek için sektörde "temkinli bekleyiş" dönemine girildiğini belirterek, kalıcı ateşkes sağlanana kadar son dakika rezervasyonlarının belirleyici olacağını ifade etmişti.

Türkiye jet yakıtında fiziksel arz sorunu yaşamasa da küresel fiyat artışının havacılık maliyetleri üzerinden turizm gelirleri üzerinde baskı yarattığı görülüyor. Bu tablo, arz avantajının küresel fiyat şokunun ekonomik etkilerini bertaraf etmeye yetmediğini ortaya koyuyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.