Bedirxan Epozdemir

Bedirxan Epozdemir

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ANADİLDE EĞİTİM EVRENSEL VE MEŞRU BİR HAKTIR

A+A-


Kürd ulusunun temel sorunları hiçbir zaman bir proje çerçevesinde, bir planlama ve bir paket olarak gündeme gelme şansını yakalayamadı. 

Yaşamsal değer taşıyan sorunlar, ya tesadüfen ya da başka sorunlara araç olarak gündeme geldi. 

Özellikle ekonomik-demokratik sorunlar, siyasi sorunların gölgesinde kaldı. 

Çoğu kez de küçümsendi, önemsenmedi. Sorunlar arasındaki diyalektik bağ, yeteri kadar kavranmadığında, kitlelerin güncel talepleri göz ardı edildiğinde geniş yığınlarla sıcak ve sürekli diyalog kurmak zorlaşır. 

Bu nedenle sorunları dillendirenler, çözüm için demokratik eylemlerine süreklilik kazandırtmada zorlandılar.  

Ortak taleplerde, ortak bir zeminde kararlı bir duruş sergilenmedi. 

Temel sorunlar hep küçümsendi. İçleri doldurulmadı. Zaman-zaman tali sorunlar hep ön sıralarda yer aldı. 

Kimse kendi işini yapmadı. Herkes kendi işinin dışındaki işlere el attı. 

Sonuç çözümsüzlük getirdi. Böyle olunca da toplumsal talepleri dillendirenlerin önü hep ırkçı-şoven güçler tarafından kesildi. 

En insani, demokratik taleplere bile hoşgörü ile bakılmadı.

Dileriz ki hiç olmazsa bundan sonra bunlar aşılır. Temel sorunlarda daha da duyarlı davranılarak geniş bir birliktelik sağlanır.

Yönetenler ise bu temel sorunlara karşı sürekli bir korku ve panik içinde oldular. 

Hep ard niyet aradılar. Ret ve inkâr yolunu seçtiler. Bunun nedenlerini burada uzun-uzadıya anlatmanın gereği yok. 

Neredeyse yüz yaşına basacak olan Türkiye Cumhuriyetinin temel yapısını bilenler için bu nedenleri kavramak zor olmasa gerek. 

Eğer tekçiliği kendinize amaç edinmişseniz, yani tek dil, tek ulus, tek bayrak gibi artık günümüzde uluslararası arenada pek itibar görmeyen yargılara ve politikalara sahipseniz, eğer titriyor ve kendinize geliyorsanız,  besbelli ki en temel ve evrensel haklar karşısında korku ve paniğe kapılırsınız.

Kuşku olmasın ki Kürd sorunun çözümü, hükümetlerden ziyade devlet tarafında olacaktır. İster kabul edilsin, ister edilmesin, adına ne denilirse densin, bu sorun radikal bir sorundur. 

Nihai çözümü de Türkiye’deki radikal değişim ve gelişmelere bağlıdır. Bu nedenle, ateşten gömlek olan bu sorunun çözümü için yürekli siyasetçilere, kararlı politikalara şiddetle gereksinim vardır.

Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne dek bu durum değişmemiştir. Korku ve paniğin yarattığı “bölünme” fobisi, çoğu kez milli refleksleri seferber etmiş ve linç girişimleri yaşanmıştır. 

Faşist ve Irkçı güruhların, bayrak elde “vatan bölünmez, bayrak inmez, ezan susmaz” naralarıyla terör estirmeleri, bu korku ve paniğin sonucudur. 

Oysa kimsenin Türkiye’yi böleceği falan yok. Hani rahmetli Niyazi Usta “ Türkiye hıyar mı ki böleyim” demişti ya. Ama kuşku olmasın ki Kürd’lere en basit insani-demokratik hakları çok görenler, bölünme fobisi ile yatıp-kalkanlar, eğer bu fobilerden kurtulmazlarsa bir gün mutlaka ülkeyi bölünme eşiğine getireceklerdir. 

Bugünlerde “Anadilde Eğitim” konusu yine gündemde. Türkiye’de yeni eğitim ve öğretim yılının açılması ile beraber haklı bir istem olan bu talebi dilendirmek her yurtsever- demokratın ertelenmes görevi.

Bu adımı desteklemek, arka çıkmak, alkışlamak bütün yurtsever güç, kuruluş ve kişilerin görevi olmalıdır. 

Bu konuda yapılan gösteriler, yürütülen çalışmalara omuz vermek salt belli bir kesimin görevi olmamalıdır. 

Bu konuda ulus olarak topyekûn bir seferberliğe girişilmelidir. 

Aramızdaki tüm siyasi ayrılıklara rağmen herkes hiç olmazsa bu konuda görevini kıskançlıkla yerine getirmelidir. Çünkü “Anadil” olmazsa-olmazımızdır. Ulus olarak var olup-olmama sorunudur. 

Peki, bu en doğal, meşru ve evrensel bir hak olan “Anadilde Eğitimi”nden ne anlıyoruz?
Kanımca bu temel hakkı dilendirenlerin ve öfke ile karşı çıkanların büyükçe bir bölümü, sorunu içerik ve nitelik olarak yeteri kadar algılamaktan oldukça uzaktırlar.

O halde Eğitim nedir, Anadil Eğitiminin içeriği ve kapsam nasıl olmalıdır, tüm bunlara bağlı olarak dil ve kültürün bir ulusun yaşamındaki önemi ve bunların uluslar arası alandaki uygulamaları ve var olan evrensel yasalar nelerdir? 

Tüm bu soruların yanıtlarını gelecek yazılarımızda yanıtlamaya çalışacağız.

Ama ne olur, o zamana dek ;

Kürdçe düşünün, Kürdçe yapın.
Bir-birinizi kendi anadilinizle sevmenin o tadına doyum olmayan hazına varın.

Kürtçe hayal kurun, Kürtçe dua edin.
Özcesi Kürdçe yaşayın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.