167 kişiye açılan Afrin soruşturmasına 18 ay sonra takipsizlik

167 kişiye açılan Afrin soruşturmasına 18 ay sonra takipsizlik

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 2018'de Suriye'de Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Afrin'e yaptığı 'Zeytin Dalı' adlı operasyonun durdurulması için 167 isimden oluşan 'Yurttaş Girişimi' üyelerinin imzaladıkları mektup için haklarında açılan soruşturma 18

A+A-

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 2018'de Suriye'de Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Afrin'e yaptığı 'Zeytin Dalı' adlı operasyonun durdurulması için 167 isimden oluşan 'Yurttaş Girişimi' üyelerinin imzaladıkları mektup için haklarında açılan soruşturma 18 ay sonra takipsizlikle sonuçlandı.

Diken'den Kemal Göktaş'ın haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TSK’nın Afrin’e yönelik ‘Zeytin Dalı’ adı verilen askeri müdahalesinin durdurulması talebiyle AKP milletvekillerine mektup gönderen Yurttaş Girişimi üyeleri hakkında yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Kararda, Türkiye’nin Afrin’e yönelik askeri müdaheleye girişmesinin yanlış bir politika olduğunu savunan mektubun ifade özgürlüğünün sınırlarına tecavüz etmediği ve ‘terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçunu oluşturmadığı belirtildi. 

 

'OPERASYONU DURDURUN'

TSK’nın 2018 yılı başında Afrin’e yaptığı müdahale sırasında aralarında eski bakan, milletvekili, yönetmen, yazar, senarist, gazeteci, oyuncu gibi mesleklere sahip 167 isim imzaladıkları mektubu meclisteki tüm milletvekillerine elektronik posta ile göndermişti. Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk ile eski bakanlar Fikret Ünlü, Bahattin Yücel, Ertuğrul Günay, Ertuğrul Yalçınbayır ve Ziya Halis’in yanı sıra Baskın Oran, Zülfü Livaneli, Gülriz Sururi, Genco Erkal, Halil Ergün, Hasan Cemal, Ayşe Hür, Rakel Dink, Lale Mansur, Suavi, Tarhan Erdem, Ufuk Uras gibi isimlerin imzaladığı mektupta Afrin operasyonunun sona erdirilmesi istenmiş ve “Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz” denilmişti.

‘HAİN, VİCDANSIZ, ALÇAK'

Hükümet cephesinden mektuba sert tepki gösterilmiş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, mektubun altında imzası olanlara “Hain, vicdansız, alçak” ifadelerini kullanırken dönemin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Terör örgütlerinin gönüllü şakşakçıları” demişti.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da mektupla ilgili “Mektubun adresini değiştirin, Kandil’e gönderin. Meşru savunma hakkını kullanan, sınırlarında terör örgütü istemeyen ve buna kararlı olan bir devletin milletvekillerine savaş istemiyoruz mektubu yazmayınız” demişti.

A HABER LİNKİ İLE SORUŞTURMA

Mektubun gönderilmesinden 11 ay sonra A Haber tarafından 24 Ocak 2018’de yayınlanan “170 imza ile ikinci bildiri skandalı” başlıklı haber de dosyaya konularak ifade alma işlemleri başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Ahmet Faruk Ünsal, Ali Haydar Konca, Arzu Başaran Uysal, Aynur Özuğurlu, Bahattin Yücel, Erdal Kalkan, Fatma Ünsal, Niyazi Savaş Demirci, Salman Kaya, Süleyman Çelebi, Yakın Ertürk ve Zişan Kürüm’ün ifadeleri alınmıştı.
Reklam

Polis mektubu gönderen isimlere “Operasyonun PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD’ye karşı yapıldığı göz önüne alındığında operasyonun yapılmamasının istendiği bildiriyi imzalamaktaki amacınız nedir?” sorusunu yöneltmişti.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRLARINA TECAVÜZ ETMİYOR'

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı mektubun gönderilmesinden 18 ay sonra tamamladı. Cumhuriyet Savcısı Orçun Deniz Taşkın tarafından verilen takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığı) kararında şöyle denildi:

“Şüphelilerin bahsi geçen bildiriyi elektronik ortamda teyit etmek/imzalamak şeklindeki fiilleri terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünden değerlendirildiğinde bahse konu bildiri metninin PKK/PYD silahlı terör örgütünün ve bu örgütün şiddet içeren yöntemlerini meşrulaştırıcı, örgütün şiddet içeren yöntemlerine teşvik edici bir nitelik arz etmediği, sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından Suriye ülkesinin bir kesiminde askeri müdahaleye girişilmesinin yanlış bir politika olduğu yolunda bir kısım eleştirileri barındırdığı ve bu haliyle ifade özgürlüğünün sınırlarına tecavüz etmediği anlaşılmakla, adı geçen 167 şüpheli hakkında üzerlerine atılı terör örgütü propagandası yapmak suçu bakımından suçun unsurlarının oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.