"Türkiye her geçen gün daha olumsuz bir rotaya sürüklenmektedir"

"Türkiye her geçen gün daha olumsuz bir rotaya sürüklenmektedir"

Devlet, ’Kürdistan’ kelimesi içeren yasal parti girişimlerine hukuk dışı engellemeler çıkarılmakta, geçmişte dilekçeleri alınanlar fiilen işlemez duruma getirilmektedir.

A+A-

HAK-PAR Başkanlık Kurulu 21 Temmuz 2017 tarihinde Ankara Genel merkezde toplanarak gündemindeki konuları görüştü.  

Ortadoğu’nun istikrarsızlık üreten bölgelerinden biri olan Irak’ta Kürdistan Federe Bölgesi kendi kaderlerini belirlemek için referanduma gidiyor denildiği açıklamada; ’20 milyon kürdün yaşadığı Türkiye, kardeşlik hukukunu da gözeterek Güney Kürdistan Federe Bölgesi’nin referandum kararını desteklemeli ve bağımsızlık ilanı halinde ilk tanıyan ülke olmalıdır.’ Ve bu Türkiye’nin iç barışına, ekonomik gelişimine de önemli katkıları olacağını düşünmektedir, denildi.

Hak-Par bildirsinin bir bölümü şöyle;

’Kürdistan’ kelimesi içeren yasal parti girişimlerine hukuk dışı engellemeler çıkarılmakta, geçmişte dilekçeleri alınanlar fiilen işlemez duruma getirilmektedir.

11 Temmuz 2017 tarihinde anayasal hakkını kullanarak kuruluş dilekçesini İçişleri bakanlığına sunmak için gelen Kürdistan Demokrat Partisi Kurucular Kurulu içeriye dahi alınmadı. Mevcut hukuka aykırı olarak dilekçelerini dahi teslim edecek bir muhatap bulamadan geri dönmek zorunda bırakıldılar.

Bu keyfi tutumu protesto ediyoruz.

Yine son günlerde gündemde olan Meclis iç tüzük değişikliği Kürtlerin düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün alanının ne kadar kısıtlandığını göstermesi açısından kayda değerdir.

Artık milletvekilleri dahi Mecliste düşüncelerini özgürce ifade edemeyecek, 12 Eylül faşist anayasasının ilk 4 maddesi gözetilerek “Kürdistan” başta olmak üzere bazı kelimeleri kullanamayacaklar. “Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasında Anayasa’da düzenlenen idari yapısına aykırı tanımlamalar “ yapamayacaklardır.

Türkiye her geçen gün daha olumsuz bir rotaya sürüklenmektedir.
Yapılması gereken bu anti demokratik yoldan bir an önce çıkmaktır; Olağanüstü halin yasakçı, keyfi, hukuk dışı zeminini değil demokrasinin sınırlarını genişletmek, sorunları çağdaş yöntemlerle, diyalogla, uzlaşmayla çözmek için adımlar atmaktır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.