Kürdistan kamuoyuna

Kürdistan kamuoyuna

Sıdkı ZİLAN

A+A-

Kürdistan İslami Hareketi’nin (AZADÎ) ortaya çıkışı, ilanı ve yaşananlar Kürdistan kamuoyu ve gönüldaşlarımızın malumudur. Buna rağmen,  görülen lüzum üzerine; HDP ile seçim ittifakı, Sayın Âdem Geveri’nin HDP’deki vekilliği, gelinen aşama, referandumla ilgili kamuoyuna; şahsım adına açıklama yapma ihtiyacı hâsıl olmuştur.

1. AZADÎ, 7 Haziran seçimlerinde HDP ile sadece seçim ittifakı yapmıştır. DTK, HDK veya HDP’nin bir bileşeni değildir.

2. Sayın Adem Geveri, seçildiği günden itibaren AZADÎ’nin haftalık, aylık, yıllık faaliyet programını değil, HDP’nin sıradan bir üyesi ve vekili olarak bu partinin programını takip etmiştir. Bu durum defaatle kendisine izah edilmiş, lakin netice alınamamıştır.

Geçen sene, bu durum gözetilerek; ya Azadi üyeliği ya da HDP’yi tercih etmesi talep edilmiş; kendisi, Azadi üyeliğinin askıya alınmasını talep ederek; Azadi ile ilgili tüm hukukunu dondurmuştur.

Bilahare 2016 yılının Aralık ayında Diyarbekir’de gerçekleşen Azadi Kongresine katılmayan Adem Geveri’nin tercihine saygılı olmamızla beraber, bazı hususların açıklığa kavuşmasında fayda vardır. Şöyle ki;

Sayın Adem Geveri, mevcut vekilliğini Azadi Hareketi üzerinden elde ettiğinden; Azadi ile ilişkisini kestiği anda vekillikten de istifa etmesi ahlaki ve hukuki bir sorumluluktur.

Bununla da yetinmeyen sayın Geveri; Hayır kampanyası için HDP’nin oluşturduğu heyette yer alarak; Kürdistani siyasi parti ve kurumları Hayır kampanyasına destek mahiyetindeki ikna turlarına katılarak; Azadi ile ayrıca ters düşmüştür.

Sorun şu; Sayın Geveri’nin HDP için çalışmasında bir sorun olmayabilir; bunun şartı da milletvekilliğinden istifa etmesidir. Azadi üzerinden elde edilmiş vekillik payesiyle HDP’de kalması, HDP’nin seçim kampanyasına, Azadi ile ters düşme pahasına destek vermesi ahlaki ve hukuki değildir.

3. Azadi Hareketi, 7 Haziran’dan sonra PKK’nin giriştiği Hendek veya Çukur siyasetini açıkça mahkum etmiş ve bu fiiliyatın Kürdistan halkının maslahatına olmadığını; PAK, PSK, KDP-B, ÖSP, PAKURD, AZADÎ olarak bir dizi eylem ve konferansla halka ve kamuoyuna izah etmeye çalışmış ve bu tutumunu sürdürmektedir. DBP, HDP, DTK, HDK’dan oluşan blok ise hendek karşısında ya sesiz ya da Kürdistan halkının maslahatı aleyhine tutum takınmış ve bu tutumlarını sürdürmektedirler.

Ortak Vatan ve Demokratik Cumhuriyet için binlerce gencimiz şehit olmuş, onlarca kadim Kürdistan şehri yok edilmiştir. Bu yıkımın faili TR devleti olsa da, bu yıkıma davetiye çıkarak çukur siyasetinin sahibi PKK ve yörüngesindeki siyasi parti, oluşumlardır. Neticede 40 yıllık kazanımların finali binlerce siyasi şahsiyetin zindana atılması, belediyelerin de kayyumlara devri olmuştur.

Bu konuda; zaten fiilen özerk olan belediyeleri provoke ederek usulsüz olarak özerklik ilanı yapıp, bu özerkliği silahla koruyacağını ilan eden Öz savunma güçleri devreye girmiş ve neticede silahlı mücadele yenilgiye uğramıştır. Bunun sorumluları halka hesap vereceklerine, hiçbir şey olmamış gibi halkı suçlamaktadırlar.

4. Haliyle, Azadi Hareketi’nin hukuku üzerinden vekil seçilen Âdem Geveri’inin HDP’nin hayır kampanyasında yer alması bu açıdan da ahlaki değildir. Ya derhal TBMM’deki görevi yani vekillikten istifa etmesi, ya da HDP ile hukukunu sonlandırıp, AZADî ile uyumlu bir çizgide siyaset yapması elzemdir.

Azadi Hareketinde bidayetinden beri kurucu üye, delege ve yönetici olmuş bir kardeşiniz olarak, bu hususları kamuoyuyla paylaşmayı bir zorunluluk olarak görüyorum.

Kamuoyuna saygıyla arz ediyoruz. 15.02.2017

Bu haber toplam 2457 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.